Skip links
Psikiyatristburaktoprak

Hastalık Hastalığı Nedir? Sağlık Anksiyetesi Belirtileri ve Tedavisi

Hastalık Hastalığı Nedir? Sağlık Anksiyetesi Belirtileri ve Tedavisi

Vücudunuzda hissettiğiniz küçük bir değişiklik, aklınıza ciddi bir hastalık olasılığını getiriyor mu? Bir baş ağrısı, kalp çarpıntısı veya kısa süreli bir ağrı sonrasında internette belirtilerinizi araştırmaya başlıyor, doktor muayenesinden sonra bile içinizin rahat etmediğini fark ediyor olabilirsiniz. Bazen yapılan tetkiklerin normal çıkması bile endişenizi tamamen ortadan kaldırmayabilir. Bir süre rahatladıktan sonra başka bir belirti ortaya çıkar ve aynı kaygı yeniden başlar.

Bu durum, kişinin sağlığıyla ilgili yoğun ve kontrol edilmesi güç endişeler yaşadığı sağlık anksiyetesi ile ilişkili olabilir. Günlük dilde bu durum sıklıkla “hastalık hastalığı” olarak adlandırılır. Kişi bedenindeki duyumları ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumlayabilir, sürekli kendisini kontrol edebilir veya tekrar tekrar güvence arayabilir.

Sağlıkla ilgili kaygı yaşamak tek başına bir ruhsal bozukluk olduğu anlamına gelmez. Önemli olan, endişenin ne kadar yoğun olduğu, ne kadar sürdüğü ve kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediğidir. Bu yazıda hastalık hastalığının belirtilerini, ortaya çıkış biçimlerini, fiziksel hastalıklarla ilişkisinin nasıl değerlendirildiğini ve tedavi seçeneklerini ele alacağız.

Hastalık hastalığı nedir?

Hastalık hastalığı, kişinin ciddi bir hastalığı olduğu veya ileride ciddi bir hastalığa yakalanacağı düşüncesiyle yoğun biçimde meşgul olması şeklinde tanımlanabilir. Günümüzde bu tür yakınmalar değerlendirilirken “sağlık anksiyetesi” terimi de kullanılır.

Sağlık anksiyetesi yaşayan kişi, bedeninde ortaya çıkan olağan duyumları veya belirsiz belirtileri tehdit edici biçimde yorumlayabilir. Örneğin baş ağrısını ciddi bir nörolojik hastalıkla, kalp atışını hızlanmasını kalp hastalığıyla veya sindirim sistemindeki bir değişikliği ciddi bir hastalıkla ilişkilendirebilir.

Burada belirleyici olan yalnızca hastalık düşüncesinin ortaya çıkması değildir. İnsanların zaman zaman sağlıkları hakkında endişelenmesi doğaldır. Sağlık anksiyetesinde ise kaygı tekrarlayıcı hâle gelebilir, güvence arama davranışlarına yol açabilir ve kişinin zamanını, ilişkilerini veya iş yaşamını belirgin biçimde etkileyebilir.

Kişi bazen sık sık doktora başvurabilir, farklı hekimlerden görüş alabilir ve test sonuçlarını tekrar tekrar kontrol edebilir. Bazı kişilerde bunun tersi görülür: Ciddi bir hastalık teşhisi alma korkusuyla muayene olmaktan veya tetkik yaptırmaktan kaçınılabilir.

Sağlık anksiyetesi belirtileri nelerdir?

Sağlık anksiyetesi belirtileri düşüncelerde, duygularda, bedensel duyumlara verilen tepkilerde ve günlük davranışlarda ortaya çıkabilir. Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir.

1. Sürekli ciddi bir hastalığı olduğunu düşünmek

Kişi, bedenindeki bir değişikliği fark ettiğinde aklına öncelikle ciddi hastalık olasılıkları gelebilir. İnternette okuduğu bir hastalıkla kendi belirtileri arasında benzerlikler kurabilir ve en kötü ihtimale odaklanabilir.

Örneğin birkaç gündür devam eden bir baş ağrısı, kişinin zihninde ciddi bir beyin hastalığı olasılığına dönüşebilir. Baş ağrısının yaygın ve daha basit nedenleri olabileceğini bilse bile zihni tekrar tekrar en korkutucu açıklamaya yönelebilir.

2. Bedeni sürekli kontrol etmek

Sağlık kaygısı yaşayan kişiler nabızlarını ölçebilir, ciltlerini sık sık inceleyebilir, lenf bezlerini kontrol edebilir veya bedenlerindeki küçük değişiklikleri takip edebilir. Bazıları aynı belirtiyi gün içinde defalarca kontrol eder.

Kontrol etmek başlangıçta belirsizliği azaltıyor gibi görünse de zamanla kişinin bedenine daha fazla odaklanmasına neden olabilir. Böylece normalde fark edilmeyecek duyumlar daha belirgin hâle gelebilir ve yeni endişeler ortaya çıkabilir.

3. İnternette sürekli hastalık araştırmak

Bir belirti ortaya çıktığında internet üzerinden araştırma yapmak birçok kişinin başvurduğu bir davranıştır. Ancak araştırma sürekli tekrarlanıyor, kişi farklı kaynakları karşılaştırıyor ve her yeni bilgi yeni bir hastalık ihtimalini gündeme getiriyorsa bu davranış kaygıyı sürdüren bir döngüye dönüşebilir.

Özellikle ciddi hastalıklarla ilgili içeriklere odaklanmak, belirtilerin en kötü açıklamasını bulmaya çalışmak ve okunan bilgileri tekrar tekrar değerlendirmek endişeyi artırabilir. Araştırmanın sonunda kısa süreli rahatlama yaşansa bile bir süre sonra yeniden kontrol etme ihtiyacı doğabilir.

4. Doktor muayenesinden sonra da rahatlayamamak

Sağlık anksiyetesi yaşayan bazı kişiler muayene olur ve tetkik yaptırır. Sonuçlar normal olduğunda geçici olarak rahatlayabilirler. Ancak daha sonra “Acaba bir şey gözden kaçtı mı?”, “Test çok erken yapılmış olabilir mi?” veya “Başka bir doktora da görünmeli miyim?” gibi düşünceler ortaya çıkabilir.

Bu durumda güvence, kalıcı bir rahatlama sağlamaz. Kişi kendisini iyi hissetmek için yeniden test yaptırmaya veya başka bir kişiden aynı açıklamayı duymaya ihtiyaç duyabilir.

5. Başkalarından sürekli güvence istemek

Kişi yakınlarına belirtilerini tekrar tekrar anlatabilir, ciddi bir hastalığı olup olmadığını sorabilir veya doktorun söylediklerini birlikte yorumlamak isteyebilir. Yakınlarının verdiği yanıtlar kısa süreli rahatlama sağlayabilir.

Ancak güvence arama davranışı tekrarlandıkça kişinin belirsizlikle baş etme kapasitesi yerine dışarıdan gelecek rahatlatıcı yanıta bağımlı hâle gelebilir. Yakınların sürekli aynı güvenceyi vermesi de istemeden bu döngünün devam etmesine katkıda bulunabilir.

6. Sağlıkla ilgili düşüncelerin günlük yaşamı etkilemesi

Sağlık kaygısı nedeniyle kişi işine odaklanmakta zorlanabilir, sosyal etkinliklerden uzaklaşabilir veya günün önemli bir bölümünü bedenini kontrol ederek geçirebilir. Bazı kişiler spor yapmaktan, seyahat etmekten veya yalnız kalmaktan kaçınabilir.

Bu belirtiler yalnızca sağlıkla ilgili düşüncelerin içeriğiyle değil, kişinin yaşam alanının giderek daralmasıyla da ilişkilidir. Değerlendirmede bu nedenle endişenin günlük işlevler üzerindeki etkisi önem taşır.

Sağlık anksiyetesi neden ortaya çıkar?

Sağlık anksiyetesinin tek bir nedeni yoktur. Kişinin yaşam deneyimleri, kaygıya yatkınlığı, hastalıkla ilgili geçmiş yaşantıları ve belirsizliğe yaklaşımı birlikte rol oynayabilir.

Geçmişte yaşanan hastalık deneyimleri

Kişinin kendisinin veya yakınlarından birinin ciddi bir hastalık yaşaması, sağlık konularına karşı duyarlılığını artırabilir. Özellikle beklenmedik bir kayıp veya hastalık sürecine tanıklık etmek, beden belirtilerini daha tehdit edici yorumlamaya yol açabilir.

Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanmak

Sağlıkla ilgili her sorunun hemen yanıtlanmasını istemek, belirsizliğin kendisini tehdit olarak algılamakla ilişkili olabilir. Kişi kesin bir güvence elde edemediğinde kaygısı artar ve belirsizliği ortadan kaldırmak için daha fazla araştırma yapmaya yönelebilir.

Oysa tıpta da günlük yaşamda da her soruya anında ve mutlak kesinlikle yanıt vermek mümkün değildir. Bu durumla baş etmekte zorlanmak, sürekli kontrol etme ve güvence arama davranışlarını artırabilir.

Kaygının bedensel duyumları artırması

Kaygı sırasında kalp atışının hızlanması, kasların gerilmesi, nefes alışverişinin değişmesi, terleme veya sindirim sistemi yakınmaları ortaya çıkabilir. Kişi bu duyumları ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumladığında daha fazla kaygılanabilir.

Kaygının artması da bedensel duyumların daha belirgin hissedilmesine yol açabilir. Böylece kişi, korktuğu durumun gerçekleştiğini düşündüren yeni işaretler fark ettiğini hissedebilir.

Bu açıklama, bedensel belirtilerin hayal ürünü olduğu anlamına gelmez. Belirtiler gerçek olabilir; önemli olan, belirtilerin olası nedenlerinin uygun biçimde değerlendirilmesi ve kaygının bu deneyime nasıl eşlik ettiğinin anlaşılmasıdır.

Sağlık anksiyetesi ile gerçek bir fiziksel hastalık nasıl ayırt edilir?

Bu ayrım dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Sağlık anksiyetesi yaşayan bir kişinin fiziksel hastalığı olmayacağı söylenemez. Aynı şekilde, bir kişinin fiziksel bir hastalığının bulunması da sağlıkla ilgili kaygı yaşayamayacağı anlamına gelmez.

Yeni başlayan, devam eden, şiddetlenen veya açıklanamayan fiziksel belirtiler uygun bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Hangi muayene veya tetkiklerin gerekli olduğuna belirtilerin niteliği, kişinin sağlık geçmişi ve klinik bulgular doğrultusunda karar verilir.

Değerlendirmeler sonucunda kaygının belirtilere verilen tepkiyi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilediği görülürse sağlık anksiyetesi açısından da inceleme yapılabilir.

Buradaki amaç fiziksel hastalık olasılığını göz ardı etmek değildir. Amaç, gerekli tıbbi değerlendirmeyi yapmak ve sonrasında tekrarlayan endişe, kontrol etme ve güvence arama davranışlarının ayrıca ele alınmasını sağlamaktır.

Yeni veya şiddetli göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma ya da ani gelişen nörolojik belirtiler gibi acil değerlendirme gerektirebilecek durumlarda ruhsal kaygı olduğu varsayılmamalı, acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Hastalık hastalığı ile OKB arasında ilişki var mıdır?

Sağlık anksiyetesi ile obsesif kompulsif bozukluk (OKB) bazı yönlerden benzerlik gösterebilir. Her iki durumda da istemeden ortaya çıkan düşünceler, yoğun kaygı ve rahatlamak amacıyla tekrarlanan davranışlar görülebilir.

Örneğin sağlık anksiyetesi yaşayan bir kişi ciddi bir hastalığı olduğundan korktuğu için bedenini sürekli kontrol edebilir. OKB yaşayan bir kişi de hastalıkla ilgili takıntılı düşünceler nedeniyle kontrol etme veya güvence arama davranışları gösterebilir.

Ancak bu benzerlikler iki durumun aynı olduğu anlamına gelmez. Düşüncelerin içeriği, kişinin bu düşüncelere verdiği anlam, tekrarlayan davranışların amacı ve belirtilerin genel örüntüsü değerlendirilmelidir. Tanı yalnızca tek bir belirtiye dayanılarak konulmaz.

Takıntılı düşünceler ve tekrarlayan kontrol davranışları hakkında daha fazla bilgi için obsesif kompulsif bozukluk (OKB) konusundaki içeriklerinizi de inceleyebilirsiniz. Bağlantıyı yayımlamadan önce sitenizdeki doğru OKB sayfasının adresiyle eşleştirin.

Sağlık anksiyetesi nasıl tedavi edilir?

Sağlık anksiyetesinin tedavisi, belirtilerin şiddetine, kişinin ihtiyaçlarına ve eşlik eden sorunlara göre planlanır. Tedavide amaç yalnızca kişinin belirli bir hastalığı olmadığına ikna edilmesi değildir. Daha kalıcı hedef, sağlıkla ilgili düşünceler ortaya çıktığında kişinin bunlarla nasıl ilişki kurduğunu ve kaygıya nasıl yanıt verdiğini değiştirebilmektir.

Psikoterapi

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), sağlık anksiyetesiyle çalışırken kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Bu süreçte kişi, sağlıkla ilgili endişelerini artıran düşünceleri, bedensel duyumları yorumlama biçimini ve kaygıyı azaltmak amacıyla başvurduğu davranışları ele alabilir.

Örneğin kişi baş ağrısı yaşadığında otomatik olarak ciddi bir hastalık ihtimaline yöneliyorsa, bu yorumun nasıl oluştuğunu ve hangi kanıtlara dayandığını inceleyebilir. Amaç her belirtinin önemsiz olduğunu varsaymak değil, tek bir korkutucu açıklamaya hemen bağlanmadan daha dengeli değerlendirme yapabilmektir.

Terapi sürecinde sürekli belirti araştırma, bedeni kontrol etme ve tekrar tekrar güvence isteme davranışları da ele alınabilir. Bu davranışların kaygıyı kısa süreli azaltırken uzun vadede nasıl sürdürdüğü anlaşılabilir.

Belirsizliğe karşı daha esnek bir tutum geliştirmek

Sağlık anksiyetesi yaşayan kişi çoğu zaman kaygısını azaltmak için kesinlik arar. Ancak kesinlik elde etme çabası, her zaman mümkün olmayan bir hedefe dönüşebilir. Her yeni duyum için açıklama bulmak ve hiçbir risk olmadığından emin olmak istemek, günlük yaşamın sürekli kontrol edilmesine yol açabilir.

Psikoterapi sürecinde kişinin gerekli sağlık kontrollerini ihmal etmeden belirsizlikle daha esnek biçimde baş etmesi hedeflenebilir. Bir düşüncenin ortaya çıkması, o düşüncenin doğru olduğunu göstermez. Benzer biçimde, kaygı hissetmek de mutlaka tehlikeli bir durumun bulunduğu anlamına gelmez.

Günlük davranışları yeniden düzenlemek

Sağlık kaygısı nedeniyle bazı kişiler spor, sosyal yaşam, iş veya seyahat gibi etkinliklerden uzaklaşabilir. Tedavide kişinin yaşamını yalnızca hastalık ihtimallerine göre düzenlemek yerine, kendisi için anlamlı olan etkinliklere kademeli olarak geri dönmesi üzerinde çalışılabilir.

Ayrıca internette belirti arama sıklığını fark etmek, tekrarlayan kontrolleri azaltmak ve her kaygı ortaya çıktığında hemen güvence aramadan önce durabilmek de tedavinin bir parçası olabilir. Bu değişiklikler kişinin ihtiyaçlarına göre planlanmalı; gerekli tıbbi kontrollerin yerine geçecek şekilde uygulanmamalıdır.

İlaç tedavisi gerekli midir?

Her sağlık anksiyetesi yaşayan kişinin ilaç kullanması gerekmez. Ancak kaygı belirgin düzeydeyse, günlük işlevleri etkiliyorsa veya depresyon ya da başka bir kaygı bozukluğu gibi eşlik eden durumlar bulunuyorsa psikiyatrik değerlendirme sonucunda ilaç tedavisi gündeme gelebilir.

İlaç tedavisi kararı kişinin belirtileri, önceki tedavileri, sağlık durumu ve tercihleri dikkate alınarak verilir. İlaç kullanımı ile psikoterapi seçenekleri bazı durumlarda birlikte değerlendirilebilir.

Sağlık anksiyetesiyle baş etmek için neler yapılabilir?

Sağlıkla ilgili endişeleriniz günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa bazı alışkanlıkları fark etmek yararlı olabilir. Bu öneriler tıbbi değerlendirme veya profesyonel tedavinin yerine geçmez; ancak kaygıyı sürdüren döngüleri anlamaya yardımcı olabilir.

  • Kontrol etme davranışınızı fark edin. Nabzınızı, cildinizi veya başka bir bedensel özelliği ne sıklıkta kontrol ettiğinizi gözlemleyin.
  • İnternet araştırmalarına sınır koymayı değerlendirin. Aynı belirtiyi tekrar tekrar araştırmanın size kalıcı bir rahatlama sağlayıp sağlamadığını inceleyin.
  • Kaygı ile tıbbi gerekliliği birbirinden ayırmaya çalışın. Gerekli muayene ve kontrolleri uygun şekilde sürdürürken, aynı soruyu tekrar tekrar doğrulatma ihtiyacını ayrıca ele alın.
  • Günlük yaşamınıza geri dönün. Sağlık endişesi nedeniyle ertelediğiniz anlamlı etkinliklere, ihtiyaçlarınıza uygun şekilde yeniden yer açın.
  • Yakınlarınızla güvence arama döngüsünü konuşun. Sürekli aynı soruya yanıt aramanın kaygınızı nasıl etkilediğini fark etmek, ilişkilerde daha işlevsel destek biçimleri geliştirmeyi kolaylaştırabilir.
  • Gerektiğinde profesyonel destek alın. Kaygı kontrol edilmesi güç hâle geldiyse veya günlük işlevlerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi seçeneklerini değerlendirin.

Ne zaman psikiyatrik değerlendirme alınmalıdır?

Sağlıkla ilgili endişeleriniz günün önemli bir bölümünü kaplıyorsa, tekrar tekrar araştırma veya kontrol etme ihtiyacı duyuyorsanız, doktor görüşmelerinden sonra bile rahatlayamıyorsanız ya da kaygı nedeniyle günlük yaşamınızı kısıtlıyorsanız profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Psikiyatrik değerlendirmede belirtilerin ne zamandır devam ettiği, hangi durumlarda arttığı, günlük yaşamı nasıl etkilediği ve eşlik eden kaygı ya da depresyon belirtileri ele alınır. Gerekli durumlarda fiziksel sağlıkla ilgili değerlendirmeler de dikkate alınır.

Uzm. Dr. Burak Toprak’ın psikiyatri ve psikoterapi hizmetleri hakkında bilgi almak için iletişim sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Yüz yüze veya online görüşme seçenekleri için uygun başvuru yöntemini tercih edebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Hastalık hastalığı bir ruhsal hastalık mıdır?

Sağlıkla ilgili endişe yaşamak tek başına bir ruhsal bozukluk anlamına gelmez. Ancak endişeler yoğun, sürekli ve günlük yaşamı bozacak düzeydeyse sağlık anksiyetesi veya ilişkili durumlar açısından profesyonel değerlendirme yapılabilir.

Sağlık anksiyetesi fiziksel belirtilere neden olur mu?

Kaygı, kalp atışının hızlanması, terleme, kas gerginliği, baş dönmesi veya sindirim sistemi yakınmaları gibi fiziksel belirtilerle birlikte görülebilir. Ancak her fiziksel belirtiyi kaygıya bağlamak doğru değildir; gerektiğinde tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Tetkiklerim normal çıkmasına rağmen neden hastalık korkum geçmiyor?

Normal sonuçlar geçici rahatlama sağlayabilir; ancak kişi belirsizliğe tahammül etmekte zorlanıyorsa veya sürekli güvence arıyorsa endişe yeniden başlayabilir. Bu durumda yalnızca tekrar tekrar güvence almak yerine kaygıyı sürdüren düşünce ve davranışları ele almak yararlı olabilir.

Hastalık hastalığı tamamen geçer mi?

Belirtiler uygun destek ve tedaviyle azalabilir; kişinin sağlıkla ilgili kaygılarla baş etme becerileri gelişebilir. Sonuçlar kişiye, belirtilerin şiddetine ve tedaviye göre değişir. Herkes için aynı sonucu garanti etmek mümkün değildir.

Sağlık anksiyetesi için hangi tedavi uygulanır?

Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi, sağlık anksiyetesiyle çalışırken kullanılan yaklaşımlardan biridir. Belirtilerin şiddetine ve eşlik eden durumlara göre psikiyatrik değerlendirme sonucunda ilaç tedavisi de ele alınabilir.

Hastalık hastalığı ile panik atak aynı şey midir?

Hayır. Panik atakta yoğun korku ve bedensel belirtiler belirgin bir atak şeklinde ortaya çıkabilir. Sağlık anksiyetesinde ise ciddi bir hastalığa sahip olma veya yakalanma endişesi daha sürekli bir meşguliyet hâline gelebilir. İki durum bazı kişilerde birlikte görülebilir; ayırıcı değerlendirme gerekir.

Sonuç

Hastalık hastalığı olarak bilinen sağlık anksiyetesi, kişinin bedenindeki duyumları ciddi bir hastalıkla ilişkilendirmesi, sürekli kontrol etmesi veya tekrar tekrar güvence aramasıyla kendini gösterebilir. Bu süreç zamanla kişinin dikkatini, ilişkilerini ve günlük yaşamını etkileyebilir.

Sağlık anksiyetesiyle baş etmenin amacı, fiziksel belirtileri görmezden gelmek veya hiçbir hastalık olasılığının bulunmadığını varsaymak değildir. Amaç, gerekli tıbbi değerlendirmeyi sürdürürken kaygıyı artıran düşünce ve davranışları fark etmek ve belirsizlikle daha işlevsel biçimde baş etmeyi öğrenmektir.

Sağlıkla ilgili endişeleriniz yaşamınızı belirgin biçimde kısıtlıyorsa psikiyatrik değerlendirme ve uygun psikoterapi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerine geçmez. Yeni, şiddetli veya devam eden fiziksel belirtiler için uygun sağlık değerlendirmesi alınmalıdır.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button