Neden Her Şeyi Kontrol Etmek İstiyorum? Kontrol Etme İhtiyacı Neden Olur ve Nasıl Azalır?
Hayatınızda her şeyin planladığınız gibi gitmesini istiyor, beklenmedik bir durum olduğunda huzursuz oluyor veya başkalarının yaptığı işleri tekrar kontrol etme ihtiyacı hissediyor musunuz?
“Her şeyi kontrol etmeliyim”, “Ben takip etmezsem bir şeyler ters gider”, “Bırakırsam işler kötüleşir” ya da “Ne olacağını önceden bilmeliyim” gibi düşünceler zaman zaman hepimizin zihninden geçebilir.
Ancak kontrol etme ihtiyacı hayatın birçok alanına yayılmaya başladığında kişi giderek daha fazla yorulabilir. İşlerin nasıl yapılacağını belirlemek, insanları yönlendirmek, gelecekte ne olacağını öngörmeye çalışmak, sürekli kontrol etmek veya belirsiz durumları ortadan kaldırmaya uğraşmak bir süre sonra kişinin kendisini güvende hissetmesinin temel koşulu haline gelebilir.
Bu durumda sorun yalnızca “kontrolcü olmak” değildir. Asıl mesele çoğu zaman kişinin kontrol edemediği durumlarla karşılaştığında ne hissettiği ve bu duyguyla nasıl başa çıktığıdır.
Peki neden bazı insanlar belirsizliğe daha kolay tahammül ederken bazı insanlar her şeyi kontrol altında tutmaya çalışır? Kontrol ihtiyacı kaygıyla ilişkili midir? Ne zaman normal bir düzen ihtiyacından çıkar ve kişinin yaşamını zorlaştıran bir örüntüye dönüşür?
Kontrol Etme İhtiyacı Nedir?
Kontrol etme ihtiyacı, kişinin kendisini güvende veya rahat hissedebilmek için olayların, insanların ya da sonuçların kendi istediği biçimde gerçekleşmesini istemesidir.
Aslında kontrol etmek başlı başına olumsuz bir özellik değildir. Plan yapmak, sorumluluk almak, işlerin düzgün ilerlemesini sağlamak ve riskleri önceden düşünmek hayatın doğal parçalarıdır.
Sorun, kişinin kontrol edebileceği alanlarla kontrol edemeyeceği alanlar arasındaki sınırı kaybetmesiyle başlayabilir.
Örneğin bir kişi kendi işini zamanında tamamlamak için plan yapabilir. Bu sağlıklı bir kontrol davranışıdır. Ancak aynı kişinin çalışma arkadaşlarının nasıl davranacağını, yöneticisinin kendisi hakkında ne düşüneceğini veya ertesi gün ortaya çıkabilecek her ihtimali kontrol etmeye çalışması mümkün değildir.
Kontrol ihtiyacı arttıkça kişi bazen kontrol edebileceği alanın sınırlarını genişletmeye çalışır. Böylece zihinsel olarak sürekli tetikte kalabilir.
Neden Her Şeyi Kontrol Etmek İstiyorum?
Her şeyi kontrol etme ihtiyacının tek bir nedeni yoktur. Kişinin yaşam öyküsü, kişilik özellikleri, kaygı düzeyi, geçmiş deneyimleri ve belirsizliğe karşı tutumu bu ihtiyacın oluşmasında rol oynayabilir.
1. Belirsizlik Kaygı Yaratıyor Olabilir
Kontrol ihtiyacının en önemli kaynaklarından biri belirsizliğe tahammül etmekte zorlanmaktır.
Bir durumun sonucunu bilmediğinizde zihniniz “Ne olacak?” sorusuna takılabilir. Sonucu önceden bilmek mümkün olmadığı için bu belirsizlik rahatsız edici hale gelir.
Zihin bu rahatsızlığı azaltmak için çözüm üretmeye çalışır:
- Her ihtimali düşünmek,
- Plan B, C ve D hazırlamak,
- Sürekli bilgi toplamak,
- Aynı konuyu tekrar tekrar değerlendirmek,
- Başkalarından güvence istemek,
- Kontrol edilebilecek yeni ayrıntılar bulmak.
Bu davranışlar kısa vadede kişiyi rahatlatabilir. Ancak uzun vadede zihne şu mesajı verebilir: “Ancak kontrol edersem güvendeyim.”
Böylece kontrol ihtiyacı daha da güçlenebilir.
2. Geçmişte Yaşanan Olumsuz Deneyimler
Geçmişte yaşanan bazı deneyimler kişinin dünyayı öngörülebilir ve güvenli algılama biçimini etkileyebilir.
Çocukluk döneminde yoğun çatışmaların yaşandığı, ebeveynlerin davranışlarının öngörülemediği veya kişinin erken yaşta fazla sorumluluk almak zorunda kaldığı bir ortamda büyümek, bazı kişilerde “Her şeyi önceden fark etmeliyim” düşüncesinin gelişmesine katkıda bulunabilir.
Benzer şekilde yetişkinlikte yaşanan ani kayıplar, ilişkisel kırılmalar, ciddi hayal kırıklıkları veya kişinin hazırlıksız yakalandığı olaylar da kontrol ihtiyacını artırabilir.
Burada amaç geçmişte mutlaka tek bir neden bulmak değildir. Önemli olan kişinin bugün kontrol ihtiyacının hangi durumlarda ortaya çıktığını fark edebilmesidir.
3. Hata Yapmaktan Korkmak
Bazı insanlar için hata yapmak yalnızca bir hata değildir. Hata yapmak; yetersiz, başarısız, sorumsuz veya değersiz olmakla eş anlamlı hale gelebilir.
Bu durumda kişi yaptığı işi tekrar tekrar kontrol edebilir, başkalarının yaptığı işleri düzeltmek isteyebilir veya karar vermeden önce çok fazla düşünmeye başlayabilir.
“Bir şeyi yanlış yaparsam ne olur?” sorusu zamanla “Yanlış yapmamalıyım” düşüncesine dönüşebilir.
Bu düşünce ise kişinin kontrol davranışlarını artırabilir.
4. Sorumluluk Duygusu Fazla Olabilir
Bazı kişiler çevresinde meydana gelen olaylardan kendisini gereğinden fazla sorumlu hisseder.
Örneğin bir yakınının kötü hissetmesinden, işlerin aksamasından veya bir başkasının yanlış karar vermesinden kendisini sorumlu tutabilir.
Bu durumda kişi yalnızca kendi davranışlarını değil, başkalarının davranışlarını da kontrol etmeye çalışabilir.
Oysa bir yetişkin olarak kendi seçimlerimizden sorumlu olmamız ile çevremizdeki herkesin seçimlerinden sorumlu olmamız aynı şey değildir.
5. Kontrol Etmek Güven Veriyor Olabilir
Kontrol davranışlarının önemli bir özelliği kısa vadede rahatlatıcı olmasıdır.
Örneğin bir e-postayı üç kez kontrol ettiğinizde “Tamam, şimdi sorun çıkmaz” diyebilirsiniz. Bir yakınınızı defalarca aradığınızda “Artık iyi olduğunu biliyorum” diyebilirsiniz.
Fakat burada zihnin öğrendiği şey bazen şudur:
“Kontrol ettim ve rahatladım. Demek ki rahatlamak için kontrol etmeliyim.”
Bu döngü tekrarlandıkça kontrol davranışı daha otomatik hale gelebilir.
Kontrol Etme İhtiyacı ile Kaygı Arasındaki İlişki
Kontrol ihtiyacı ile kaygı arasında sıklıkla bir ilişki bulunur. Kaygı gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı zihinsel ve bedensel bir hazırlık halidir.
Kaygılı olduğumuzda zihnimiz belirsizliği azaltmaya çalışabilir. Bunun doğal sonucu olarak daha fazla plan yapabilir, daha fazla düşünür ve daha fazla kontrol etmeye çalışabiliriz.
Ancak hayatın önemli bir bölümü kontrolümüzün dışındadır.
Başka insanların ne düşüneceğini, nasıl davranacağını, gelecekte hangi olayların yaşanacağını veya yaptığımız bir seçimin bütün sonuçlarını kontrol edemeyiz.
Bu nedenle kişi kontrol alanını genişletmeye çalıştıkça aslında daha fazla kontrol edilemez durumla karşılaşabilir.
Sonuçta şöyle bir döngü oluşabilir:
- Belirsizlik ortaya çıkar.
- Kişi kaygılanır.
- Kaygıyı azaltmak için kontrol etmeye başlar.
- Kontrol ettikten sonra kısa süreli rahatlama yaşar.
- Zihin kontrolü güvenliğin koşulu olarak öğrenir.
- Yeni bir belirsizlik ortaya çıktığında kontrol ihtiyacı daha hızlı devreye girer.
Bu nedenle bazen çözülmesi gereken asıl problem “daha fazla kontrol etmek” değil, kontrol edemediğimiz şeylerle karşılaştığımızda ortaya çıkan kaygıya tahammül edebilmektir.
Kontrolcü Olmak ile Düzenli Olmak Aynı Şey Değildir
Planlı olmak, düzenli çalışmak veya sorumluluk sahibi olmak kontrolcülük anlamına gelmez.
Aradaki önemli farklardan biri esnekliktir.
Düzenli bir kişi plan yapabilir ancak plan değiştiğinde yeni koşullara uyum sağlayabilir. Kontrol ihtiyacı yüksek olan kişi ise plan değiştiğinde yoğun huzursuzluk yaşayabilir ve eski planı yeniden kurmaya çalışabilir.
Benzer şekilde düzenli bir kişi başkasının yaptığı işin kendi yönteminden farklı olabileceğini kabul edebilir. Kontrol ihtiyacı yüksek olan kişi ise “Ben yaparsam daha iyi olur” düşüncesiyle sürekli müdahale edebilir.
Burada kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Benim için önemli olan gerçekten işin yapılması mı, yoksa tam olarak benim istediğim şekilde yapılması mı?”
Her Şeyi Kontrol Etmeye Çalışmanın Belirtileri
Kontrol ihtiyacı kişiden kişiye farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bazı yaygın örnekler şunlardır:
- İşleri başkalarına bırakmakta zorlanmak
- Başkalarının yaptığı işleri tekrar kontrol etmek
- Plan değişikliklerinden aşırı rahatsız olmak
- Gelecekte olabilecek her ihtimali düşünmek
- Sürekli güvence istemek
- Mesajlara veya konuşmalara tekrar tekrar bakmak
- Başkalarının ne düşündüğünü kontrol etmeye çalışmak
- Hata yapmamak için aşırı hazırlık yapmak
- Kontrol edilemeyen durumlarda yoğun huzursuzluk yaşamak
- Dinlenirken bile yapılması gerekenleri düşünmek
- “Ben ilgilenmezsem işler kötü gider” düşüncesine sık sık kapılmak
Bu davranışlardan bir veya birkaçının bulunması tek başına psikiyatrik bir bozukluk olduğu anlamına gelmez. Önemli olan davranışların ne kadar sık olduğu ve kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
Kontrol Etme İhtiyacı Ne Zaman Bir Soruna Dönüşür?
Kontrol ihtiyacı yaşamınızı belirgin biçimde kısıtlamaya başladığında üzerinde durmak gerekir.
Örneğin kontrol etmek için çok fazla zaman harcıyor, ilişkilerinizde sürekli müdahale ediyor, dinlenemiyor veya kontrol edemediğiniz durumlarda yoğun kaygı yaşıyorsanız bu örüntünün değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Özellikle kontrol davranışları nedeniyle işlevsellik bozuluyorsa, ilişkiler zarar görüyorsa veya kişi kontrol etmediğinde yoğun sıkıntı yaşıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Kontrol ihtiyacı bazı durumlarda anksiyete bozuklukları, obsesif-kompulsif belirtiler, mükemmeliyetçilik veya farklı psikolojik örüntülerle birlikte görülebilir. Ancak yalnızca “çok kontrol ediyorum” demek herhangi bir tanı koymak için yeterli değildir.
Kontrol Etme İhtiyacı Nasıl Azaltılır?
Kontrol ihtiyacını azaltmak, hayatı tamamen kontrol etmeyi bırakmak anlamına gelmez. Daha çok neyi kontrol edebileceğinizi ve neyi kontrol edemeyeceğinizi ayırt edebilmek anlamına gelir.
1. Kontrol Alanınızı Belirleyin
Bir durum karşısında kendinize üç soru sorabilirsiniz:
- Benim kontrolümde olan ne?
- Benim etkileyebileceğim ama tamamen kontrol edemeyeceğim ne?
- Benim kontrolümün tamamen dışında olan ne?
Örneğin bir iş görüşmesine hazırlanmak sizin kontrolünüzdedir. Görüşmede nasıl bir performans göstereceğiniz üzerinde etkiniz vardır. Ancak karşı tarafın sizi işe alıp almayacağını tamamen kontrol edemezsiniz.
Bu ayrımı yapmak zihinsel enerjinin daha doğru yere yönelmesini sağlar.
2. “Ya Olursa?” Sorularını Fark Edin
Kontrol ihtiyacı çoğu zaman “Ya şöyle olursa?” düşüncesiyle başlar.
“Ya hata yaparsam?”
“Ya işler ters giderse?”
“Ya bana kızarsa?”
“Ya beklemediğim bir şey olursa?”
Bu düşünceleri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine onları fark etmek daha işlevsel olabilir.
Çünkü zihnin her ihtimali düşünerek kesin bir güvenceye ulaşması mümkün değildir.
3. Küçük Alanlarda Kontrolü Bırakmayı Deneyin
Kontrol ihtiyacı yüksek olan bir kişinin bir anda bütün kontrol davranışlarını bırakması gerçekçi olmayabilir.
Bunun yerine küçük deneyler yapılabilir.
Örneğin başkasının yaptığı bir işi hemen kontrol etmemek, planlanmamış küçük bir değişikliğe müdahale etmemek veya bir kararın sonucunu sürekli takip etmemek denenebilir.
Buradaki amaç kendinizi zorlamak değil, kontrol etmeden de ortaya çıkan huzursuzluğun zaman içinde değişebileceğini deneyimlemektir.
4. Rahatsızlık Hissettiğinizde Hemen Bir Şey Yapmayın
Kontrol davranışından önce çoğu zaman bir duygu ortaya çıkar: kaygı, huzursuzluk, korku veya belirsizlik.
Bu duyguyu hissettiğiniz anda hemen kontrol etmeye geçmek yerine birkaç dakika durup şu soruyu sorabilirsiniz:
“Şu anda gerçekten çözmem gereken bir problem mi var, yoksa belirsizlik hissine dayanmakta mı zorlanıyorum?”
Bu ayrım oldukça önemlidir.
5. Kesinlik Yerine Esnekliği Hedefleyin
Hayatta tam bir kesinlik mümkün değildir.
Bu nedenle “Her şeyin yolunda olduğundan emin olmalıyım” hedefi yerine “Bir şeyler ters gitse bile bununla baş edebilirim” düşüncesi daha esnek bir yaklaşım sağlayabilir.
Güven duygusu her şeyi kontrol etmekten değil, her şey kontrolünüzde olmadığında da kendinize güvenebilmekten gelebilir.
Kontrolü Bırakmak Güvensiz Hissettirebilir
Kontrol davranışlarını azaltmaya başladığınızda ilk başta daha kaygılı hissetmeniz mümkündür.
Bu, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez.
Çünkü uzun zamandır kontrol ederek rahatlayan bir zihin, kontrol etmediğinizde ortaya çıkan belirsizliğe hemen alışmayabilir.
Burada amaç hiçbir şeyi umursamamak veya sorumluluk almamak değildir. Amaç, kontrol edemediğiniz şeyleri kontrol etmeye çalışırken harcadığınız enerjiyi azaltabilmektir.
Bazen hayatı daha güvenli hale getirmeye çalışırken hayatın kendisini yaşamaktan uzaklaşabiliriz.
Kontrol Etmek Yerine Kendinize Güvenmek
Kontrol ihtiyacının altında bazen “Her şeyi kontrol edersem güvende olurum” düşüncesi bulunabilir.
Oysa daha sürdürülebilir bir güven duygusu şöyle bir yerden gelebilir:
“Her şeyin nasıl sonuçlanacağını bilemem. Her şeyi kontrol edemem. Ama karşıma çıkan durumlarla başa çıkabileceğime güvenebilirim.”
Bu bakış açısı belirsizliği ortadan kaldırmaz. Fakat belirsizliğin hayatın kaçınılmaz bir parçası olduğunu kabul etmeyi kolaylaştırabilir.
Kontrol Etme İhtiyacı ve Psikoterapi
Kontrol ihtiyacı kişinin ilişkilerini, iş hayatını, kararlarını veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa psikoterapi sürecinde bu örüntünün altında yatan düşünce ve duygular çalışılabilir.
Burada yalnızca “kontrol etmeyi bırakmak” hedeflenmez.
Kişinin belirsizlik karşısında ne hissettiği, hata yapmaya nasıl baktığı, sorumluluk algısı, kendisine yönelik beklentileri ve güven ihtiyacı birlikte ele alınabilir.
Önemli olan kontrol ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmak değil, kişinin gerektiğinde kontrol edebilmesi ve gerektiğinde kontrolü bırakabilmesi arasında daha esnek bir denge kurabilmesidir.
Sonuç: Her Şeyi Kontrol Etmek Zorunda Değilsiniz
Her şeyi kontrol etme isteği çoğu zaman kişinin kendisini güvende tutmaya çalışma biçimlerinden biridir. Bu nedenle yalnızca “kontrolcü biriyim” diyerek kendinizi eleştirmek, sorunun altında yatan ihtiyacı anlamanıza yardımcı olmayabilir.
Bazen kontrol etmeye çalıştığınız şey aslında olayın kendisi değil, o olayın sizde oluşturduğu kaygıdır.
Hayatın tamamını kontrol etmek mümkün değildir. Başkalarının düşüncelerini, davranışlarını, gelecekte olacakları veya her kararın sonucunu önceden belirleyemeyiz.
Ancak kendi davranışlarımızı, seçimlerimizi ve zorlayıcı duygular karşısındaki tutumumuzu etkileyebiliriz.
Bu nedenle kendinize şu soruyu sormak önemli olabilir:
“Şu anda gerçekten kontrol etmem gereken bir şey mi var, yoksa kontrol edemediğim bir şeyin yarattığı belirsizlikten kurtulmaya mı çalışıyorum?”
Bazen rahatlamak için daha fazla kontrol etmek değil, kontrol edemediğimiz şeylerle birlikte kalabilmeyi öğrenmek gerekir.
Kontrol etme ihtiyacınız yoğun kaygıya neden oluyor, günlük yaşamınızı veya ilişkilerinizi etkiliyor ya da kontrol etmediğinizde belirgin bir huzursuzluk yaşıyorsanız, bu durumun altında yatan nedenleri bir psikiyatrist ile değerlendirmek faydalı olabilir.
Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Neden her şeyi kontrol etmek istiyorum?
Her şeyi kontrol etme isteği belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma, kaygı, hata yapma korkusu, yoğun sorumluluk duygusu veya geçmiş deneyimlerle ilişkili olabilir. Tek bir nedene bağlı olmak zorunda değildir.
Kontrol etme ihtiyacı kaygıdan kaynaklanır mı?
Kontrol etme ihtiyacı kaygıyla ilişkili olabilir. Kişi belirsizliği azaltmak için olayları, insanları veya sonuçları daha fazla kontrol etmeye çalışabilir. Ancak kontrol ihtiyacının her zaman bir anksiyete bozukluğu anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
Kontrolcü olmak bir hastalık mıdır?
Hayır. Kontrolcü davranışların bulunması tek başına psikiyatrik bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan bu davranışların yoğunluğu, kişinin yaşamını ne ölçüde kısıtladığı ve işlevselliğini etkileyip etkilemediğidir.
Kontrol etme ihtiyacımı nasıl azaltabilirim?
Öncelikle kontrolünüzde olanlarla olmayanları ayırmak, kontrol etme dürtüsünü fark etmek ve küçük alanlarda kontrolü bırakmayı denemek yardımcı olabilir. Kontrol ihtiyacı yoğun ve sürekli ise profesyonel destek almak daha uygun olabilir.
Kontrolü bıraktığımda neden daha fazla kaygılanıyorum?
Uzun süredir kontrol ederek rahatlıyorsanız, kontrol davranışını bıraktığınızda ilk etapta belirsizlik daha yoğun hissedilebilir. Bu durum, zihnin kontrolü bir güvenlik davranışı olarak öğrenmiş olmasıyla ilişkili olabilir.
Her şeyi kontrol etmek istemek OKB belirtisi midir?
Her şeyi kontrol etmek istemek tek başına OKB tanısı koydurmaz. OKB’de kişinin istemeden gelen obsesyonları ve bu düşüncelerin yarattığı sıkıntıyı azaltmak amacıyla yaptığı kompulsiyonlar belirli bir örüntü oluşturur. Tanı için psikiyatrist tarafından kapsamlı değerlendirme gerekir.
Kontrol etme ihtiyacı için psikoterapi işe yarar mı?
Kontrol ihtiyacının altında yatan kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük, mükemmeliyetçilik veya sorumluluk algısı gibi etkenler psikoterapide ele alınabilir. Tedavinin biçimi kişinin yaşadığı güçlüklerin niteliğine göre belirlenir.
