Skip links
istanbul psikiyatrist 1 1

Sürekli Çarpıntı Hissediyorum: Neden Olur? Kaygı ve Kalp Çarpıntısı İlişkisi

Sürekli Çarpıntı Hissediyorum: Neden Olur? Kaygı ve Kalp Çarpıntısı İlişkisi

“Sürekli çarpıntı hissediyorum”, “Kalbim hızlı atıyor”, “Durduk yere kalbim hızlanıyor” veya “Kalbimde bir sorun mu var?” diye düşünüyor olabilirsiniz.

Kalp atışlarını normalden daha güçlü, hızlı, düzensiz veya belirgin hissetmek oldukça rahatsız edici olabilir. Özellikle çarpıntı aniden ortaya çıktığında kişi bunu ciddi bir sağlık sorununun işareti olarak yorumlayabilir. Bunun sonucunda korku artar, beden daha fazla dinlenmeye ve kontrol edilmeye başlanır ve bazen çarpıntı ile kaygı birbirini besleyen bir döngüye dönüşür.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Her çarpıntı psikolojik değildir.

Stres, kaygı ve panik çarpıntıya neden olabilirken; kafein, nikotin, bazı ilaçlar, kansızlık, tiroid sorunları ve kalp ritmiyle ilgili bazı durumlar da çarpıntıya yol açabilir. Bu nedenle özellikle yeni başlayan, tekrarlayan, giderek artan veya başka belirtilerle birlikte görülen çarpıntıların tıbbi açıdan değerlendirilmesi önemlidir.

Bu yazıda sürekli çarpıntı hissinin olası nedenlerini, kaygı ile kalp çarpıntısı arasındaki ilişkiyi, panik atakta neden kalbin hızlandığını ve hangi durumlarda tıbbi değerlendirme gerektiğini ele alacağım.

Kalp Çarpıntısı Nedir?

Çarpıntı, kişinin kalp atışlarını normalden daha belirgin veya farklı hissetmesidir.

Kalp atışları şu şekillerde hissedilebilir:

  • Kalbin hızlı atması,
  • Kalbin güçlü veya vurmalı şekilde çarpması,
  • Kalbin düzensiz atması,
  • Kalbin bir atımı atlıyor veya fazladan atıyormuş gibi hissedilmesi,
  • Göğüste çırpınma veya titreşim hissi,
  • Kalp atışının göğüs dışında boyun veya boğazda da hissedilmesi.

Çarpıntı birkaç saniye sürebileceği gibi daha uzun da devam edebilir. Tek başına kısa süreli ve başka belirti olmadan ortaya çıkan çarpıntılar çoğu zaman ciddi bir probleme işaret etmeyebilir. Ancak tekrarlayan veya başka belirtilerle birlikte olan çarpıntılar değerlendirilmelidir.

Sürekli Çarpıntı Hissediyorum, Neden Olabilir?

Çarpıntının birçok farklı nedeni olabilir. Bunların bir bölümü geçici ve zararsız nedenlerken, bazı durumlarda altta yatan tıbbi bir neden bulunabilir.

Yaygın nedenler arasında:

  • Stres ve yoğun kaygı,
  • Panik ataklar,
  • Yoğun egzersiz,
  • Uykusuzluk,
  • Fazla kafein tüketimi,
  • Nikotin kullanımı,
  • Alkol veya bazı maddelerin kullanımı,
  • Bazı ilaçlar,
  • Hormonal değişiklikler,
  • Demir eksikliği ve kansızlık,
  • Tiroid bezinin fazla çalışması,
  • Kalp ritim bozuklukları

bulunabilir.

Bu nedenle çarpıntı yaşayan bir kişinin doğrudan “Bu tamamen psikolojik” sonucuna varması doğru değildir.

Anksiyete Çarpıntı Yapar mı?

Evet, kaygı ve anksiyete kalp atışlarının hızlanmasına ve çarpıntı hissine neden olabilir.

Kaygı sırasında beden gerçek bir tehlike varmış gibi hazırlanabilir. Kalp atışları hızlanabilir, nefes alışverişi değişebilir, kaslar gerilebilir ve kişi daha tetikte hale gelebilir.

Anksiyetenin fiziksel belirtileri arasında kalp hızında artış, hızlı nefes alma, terleme, titreme, baş dönmesi ve mide-bağırsak yakınmaları da bulunabilir.

Bu nedenle bazı kişilerde kaygı yalnızca zihinsel bir durum değildir. Kişi kaygıyı öncelikle bedeninde hissedebilir.

Örneğin kişi önce kalbinin hızlandığını fark eder:

“Kalbim hızlı atıyor.”

Ardından bu bedensel duyuma bir anlam verir:

“Acaba kalbimde bir sorun mu var?”

Bu düşünce korkuyu artırır. Korku arttıkça beden daha fazla uyarılır ve çarpıntı daha belirgin hale gelebilir.

Böylece çarpıntı → korku → daha fazla bedensel uyarılma → daha fazla çarpıntı şeklinde bir döngü oluşabilir.

Kaygı Sırasında Kalp Neden Hızlanır?

Kaygı sırasında vücudun stres yanıtı devreye girebilir. Bu sistemin temel amacı kişiyi olası bir tehlikeye hazırlamaktır.

Tehlike gerçek veya algılanan bir tehdit olabilir.

Örneğin kişi uçakta panik yaşamaktan korkabilir. Ortada gerçek bir acil durum olmamasına rağmen zihnin “Ya panik olursam?” düşüncesi bedensel alarmı tetikleyebilir.

Benzer şekilde:

  • “Ya kalbim durursa?”
  • “Ya burada fenalaşırsam?”
  • “Ya bayılırsam?”
  • “Ya ciddi bir hastalığım varsa?”

gibi düşünceler de kaygı sistemini harekete geçirebilir.

Bu sırada kalp atışlarının hızlanması kaygının fiziksel bir parçası olabilir. Ancak özellikle yeni veya açıklanamayan çarpıntılarda öncelikle tıbbi değerlendirme gerektiği unutulmamalıdır.

Çarpıntı ile Panik Atak Arasındaki İlişki

Panik atak sırasında çarpıntı oldukça sık görülen belirtilerden biridir.

Panik atak sırasında kişi kısa sürede yoğun bir korku veya yoğun bedensel rahatsızlık yaşayabilir. Kalbin hızlı veya güçlü atması, nefes darlığı hissi, göğüste rahatsızlık, titreme, terleme, baş dönmesi ve kontrolü kaybetme korkusu eşlik edebilir.

Burada ilginç olan nokta, çarpıntının yalnızca panik atağın bir belirtisi olarak kalmayabilmesidir.

Kişi daha sonra kalp atışlarını her fark ettiğinde:

“Yine panik atak geliyor olabilir.”

diye düşünebilir.

Bu beklenti kaygıyı artırabilir. Kaygının artması da yeni bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Böylece kişi zamanla kalp atışlarını sürekli izlemeye başlayabilir.

Kalp Atışlarımı Sürekli Kontrol Etmek Çarpıntıyı Artırır mı?

Kaygı yaşayan kişiler bazen kalp atışlarını sık sık kontrol etmeye başlayabilir.

Nabzını ölçmek, akıllı saatten kalp hızını takip etmek, göğsünü dinlemek veya küçük değişiklikleri fark etmeye çalışmak kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir.

Ancak kişi her kontrolün ardından yeni bir soru sormaya başlayabilir:

  • “Neden bugün daha hızlı?”
  • “Neden birkaç atım farklı geldi?”
  • “Neden şimdi 90 oldu?”
  • “Ya birazdan daha da hızlanırsa?”

Bu durumda kontrol davranışı kaygıyı azaltmak yerine kaygının devam etmesine katkıda bulunabilir.

Özellikle sağlık kaygısı olan kişilerde bedenin sürekli taranması, normal bedensel değişikliklerin daha fazla fark edilmesine neden olabilir.

“Kalbimde Bir Sorun Var” Düşüncesi ve Sağlık Kaygısı

Kalp çarpıntısı sağlık kaygısı yaşayan kişiler için özellikle korkutucu olabilir.

Çünkü kalp, kişinin hayatı açısından doğal olarak önem verdiği bir organdır. Kalp atışında meydana gelen küçük bir değişiklik bile “Ya ciddi bir şey varsa?” düşüncesini tetikleyebilir.

Örneğin kişi merdiven çıktıktan sonra kalbinin hızlandığını fark eder.

Bu normal bir bedensel tepki olabilir. Fakat kişi bunu:

“Kalbimde bir problem olabilir.”

şeklinde yorumlarsa kaygı başlayabilir.

Sonrasında kalp atışlarını daha fazla dinlemeye başlar. Daha fazla dinledikçe daha fazla değişiklik fark eder. Fark ettikçe daha fazla endişelenir.

Bu döngüde amaç kişinin yaşadığı bedensel belirtinin “hayal ürünü” olduğunu söylemek değildir. Belirtinin gerçek olması ile ona verilen yorumun aynı şey olmadığını ayırt etmek önemlidir.

Çarpıntı Ne Zaman Psikolojik Olabilir?

Çarpıntının kaygıyla ilişkili olduğu düşünülebilir ancak bunun değerlendirilmesi kişiye göre değişir.

Özellikle çarpıntı:

  • Yoğun stres veya kaygı dönemlerinde ortaya çıkıyorsa,
  • Panik belirtileriyle birlikte görülüyorsa,
  • Kaygılı düşüncelerle belirgin şekilde artıyorsa,
  • Kaygı azaldığında hafifliyorsa,
  • Tıbbi değerlendirmede belirgin bir neden bulunmadıysa

anksiyetenin belirtilerde rol oynama ihtimali değerlendirilebilir.

Ancak bu değerlendirme, kişinin kendi kendine “Çarpıntım kesin psikolojik” sonucuna varması anlamına gelmez.

Çarpıntı İçin Hangi Tıbbi Değerlendirmeler Yapılabilir?

Çarpıntının nedenini anlamak için kişinin öyküsü ve fizik muayenesi önemlidir.

Gerektiğinde elektrokardiyografi (EKG), kalp ritmini daha uzun süre izleyen Holter gibi yöntemler veya hekimin değerlendirmesine göre başka incelemeler kullanılabilir.

Özellikle çarpıntının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, aniden başlayıp başlamadığı, egzersizle ilişkisi, düzenli veya düzensiz hissedilip hissedilmediği ve başka belirtilerin eşlik edip etmediği değerlendirmede önem taşır.

Çarpıntının altında yatan neden kalp kaynaklı olabileceği gibi tiroid, kansızlık, kullanılan ilaçlar veya uyarıcı maddelerle de ilişkili olabilir.

Çarpıntı Nasıl Geçer?

Çarpıntının nasıl tedavi edileceği nedenine bağlıdır.

Eğer altta yatan kalp ritmiyle ilgili bir problem varsa tedavi buna yönelik planlanır. Eğer kafein, nikotin, bazı ilaçlar veya başka uyarıcılar tetikleyici ise bunların değerlendirilmesi gerekebilir.

Kaygının önemli bir rol oynadığı durumlarda ise kaygının kendisini ele almak gerekir.

Çarpıntı sırasında şu yaklaşım yardımcı olabilir:

  • Belirtiyi hemen tehlike olarak yorumlamamak,
  • Kalp atışını tekrar tekrar kontrol etmemek,
  • Kafein ve diğer uyarıcıların tüketimini gözden geçirmek,
  • Yeterli uykuya dikkat etmek,
  • Bedensel duyuma karşı yoğun mücadele etmek yerine onu fark etmek,
  • Kaygı devam etse bile günlük aktiviteyi tamamen bırakmamak.

Stresin azaltılması ve uyarıcıların sınırlandırılması bazı kişilerde çarpıntı yakınmalarını azaltabilir.

Çarpıntı Sırasında Ne Yapmalı?

Öncelikle kişinin o anda yaşadığı belirtilerin niteliğine bakması önemlidir.

Eğer çarpıntı daha önce değerlendirilmiş, ciddi bir tıbbi neden bulunmamış ve kaygıyla ilişkili olduğu bilinen bir belirtiyse, çarpıntıyı sürekli kontrol etmek yerine bedensel duyumun bir süre var olmasına izin vermek daha işlevsel olabilir.

Örneğin kişi kendisine:

“Kalbimin atışını şu anda daha fazla hissediyorum. Bunu hemen çözmek zorunda değilim.”

diyebilir.

Buradaki amaç “Kesinlikle hiçbir şey yok” diyerek kendini zorla ikna etmek değildir.

Amaç, her bedensel duyumu tekrar tekrar kontrol etmeden ve ona yeni bir tehdit anlamı yüklemeden yaşanan ana dönebilmektir.

Çarpıntı Ne Zaman Tehlikelidir?

Çarpıntı çoğu zaman ciddi bir nedene bağlı olmayabilir. Ancak bazı durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekir.

Çarpıntıya göğüs ağrısı veya göğüste belirgin rahatsızlık, ciddi nefes darlığı, bayılma veya bayılacak gibi olma, belirgin baş dönmesi gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Ayrıca çarpıntılar sık sık tekrarlıyorsa, giderek daha uzun sürüyorsa, daha önce olmayan bir şekilde başladıysa veya kişinin kalp hastalığı öyküsü varsa doktor değerlendirmesi uygun olur.

Özellikle ilk kez ortaya çıkan ve nedeni bilinmeyen çarpıntıyı yalnızca anksiyeteye bağlamamak gerekir.

Sürekli Çarpıntı Hissediyorsanız Ne Yapmalısınız?

Sürekli çarpıntı yaşayan kişinin öncelikle çarpıntının tıbbi açıdan değerlendirilip değerlendirilmediğini bilmesi önemlidir.

Eğer gerekli tıbbi değerlendirme yapılmış ve ciddi bir neden bulunmamışsa, bundan sonraki aşamada kaygı ve beden arasındaki ilişkiye bakılabilir.

Özellikle çarpıntı:

  • Kaygılı düşüncelerle birlikte artıyorsa,
  • Panik ataklarla ilişkiliyse,
  • Kalp atışlarını sürekli kontrol etme ihtiyacı oluşturuyorsa,
  • Sağlıkla ilgili yoğun korkulara neden oluyorsa,
  • Kişinin dışarı çıkmasını, seyahat etmesini veya günlük yaşamını kısıtlıyorsa

yalnızca çarpıntıyı değil, çarpıntıya eşlik eden kaygı döngüsünü de ele almak gerekir.

Çarpıntı ve Kaygı Döngüsü Nasıl Kırılır?

Kaygıyla ilişkili çarpıntıda çoğu zaman sorun yalnızca kalbin hızlı atması değildir.

Asıl zorlayıcı hale gelen şey şu döngü olabilir:

Bedensel duyum → tehlike düşüncesi → korku → daha fazla bedensel uyarılma → duyumu daha fazla kontrol etme → daha fazla kaygı.

Bu döngüyü kırmak için kişinin bedensel duyumları tamamen ortadan kaldırması gerekmeyebilir.

Daha önemli olan, bedensel duyum ortaya çıktığında ona otomatik olarak felaket anlamı yüklememeyi öğrenmektir.

Örneğin:

“Kalbim hızlandı, demek ki kötü bir şey oluyor.”

yerine:

“Kalp atışımı şu anda daha belirgin hissediyorum. Bunun birçok nedeni olabilir. Gerekli tıbbi değerlendirmeyi yaptırdıysam, şu anda duyumla savaşmak yerine yaptığım işe dönebilirim.”

şeklinde yaklaşmak daha farklı bir ilişki kurulmasına yardımcı olabilir.

Psikiyatri Desteği Ne Zaman Gerekebilir?

Çarpıntının kendisi tıbbi olarak değerlendirildikten sonra kaygının belirgin bir rol oynadığı görülüyorsa psikiyatrik değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle çarpıntıyla birlikte yoğun endişe, panik atak, sağlık kaygısı, sürekli beden kontrolü, kaçınma davranışları veya uyku sorunları varsa altta yatan kaygı sorununun ele alınması önemlidir.

Psikiyatrik değerlendirmede yalnızca çarpıntının kendisine değil; kişinin düşüncelerine, korkularına, kaçınmalarına, güvence arama davranışlarına ve belirtilerin günlük yaşam üzerindeki etkisine birlikte bakılır.

Gerekli görüldüğünde psikoterapi, yaşam düzenlemeleri ve uygun hastalarda ilaç tedavisi gibi seçenekler değerlendirilir.

Sonuç: Çarpıntıyı Anlamak, Korkuyla Çarpıntı Arasındaki Döngüyü Görmekle Başlar

“Sürekli çarpıntı hissediyorum” demek, tek başına çarpıntının nedenini açıklamaz.

Çarpıntı stres ve kaygıyla ilişkili olabilir; ancak kafein, nikotin, bazı ilaçlar, kansızlık, tiroid sorunları veya kalp ritmiyle ilgili durumlar gibi farklı nedenleri de olabilir. Bu nedenle özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan çarpıntılarda uygun tıbbi değerlendirme önemlidir.

Eğer tıbbi açıdan önemli bir neden bulunmadığı halde çarpıntı korkusu yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa, bu kez çarpıntının kendisinden çok çarpıntıya verdiğiniz anlamı ve onunla birlikte gelişen kaygı döngüsünü ele almak gerekebilir.

Çünkü bazen kişinin yaşamını zorlaştıran şey kalbin birkaç dakika hızlı atması değil, o kalp atışını fark ettiği anda zihninde başlayan uzun hikâyedir.

Çarpıntı, yoğun kaygı, panik atak veya sağlık kaygısı günlük yaşamınızı etkiliyorsa Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile psikiyatrik değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Sürekli çarpıntı hissediyorum, neden olabilir?

Sürekli çarpıntının stres ve kaygıdan kalp ritmiyle ilgili durumlara, kafein, nikotin, bazı ilaçlar, kansızlık ve tiroid sorunlarına kadar birçok nedeni olabilir. Yeni başlayan veya tekrarlayan çarpıntıların nedeni doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Anksiyete çarpıntı yapar mı?

Evet. Kaygı ve stres kalp hızının artmasına ve kalp atışlarının daha belirgin hissedilmesine neden olabilir. Ancak her çarpıntının psikolojik olduğu düşünülmemelidir.

Çarpıntı panik atak belirtisi olabilir mi?

Evet. Çarpıntı panik atak sırasında sık görülen fiziksel belirtilerden biridir. Panik atağa yoğun korku, nefes darlığı hissi, titreme, terleme veya baş dönmesi gibi başka belirtiler de eşlik edebilir.

Kalbim hızlı atıyor ama kalp hastalığım yok, neden?

Kaygı, stres, uykusuzluk, yoğun egzersiz, kafein veya nikotin gibi etkenler kalp atışlarının hızlanmasına neden olabilir. Bununla birlikte yeni veya tekrarlayan belirtilerde tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir.

Çarpıntı sağlık kaygısına neden olur mu?

Evet. Kalp atışlarının fark edilmesi bazı kişilerde ciddi bir hastalık yaşama korkusunu tetikleyebilir. Bu korku arttıkça kişi kalp atışlarını daha fazla kontrol etmeye başlayabilir ve kaygı döngüsü güçlenebilir.

Çarpıntıyı sürekli kontrol etmek doğru mu?

Özellikle sağlık kaygısı olan kişilerde nabzı veya kalp atışlarını sürekli kontrol etmek kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygının devam etmesine katkıda bulunabilir. Kontrol davranışlarının gerekip gerekmediği kişinin tıbbi durumuna göre değerlendirilmelidir.

Çarpıntı ne zaman tehlikelidir?

Çarpıntıya göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma veya belirgin baş dönmesi gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir. Tekrarlayan, giderek artan veya uzun süren çarpıntılar da doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Çarpıntı nasıl geçer?

Çarpıntının tedavisi nedenine bağlıdır. Kafein ve diğer uyarıcıların azaltılması, yeterli uyku ve stresin yönetilmesi bazı kişilerde yardımcı olabilir. Kaygının önemli bir rol oynadığı durumlarda kaygının kendisine yönelik tedavi planlanabilir.

Çarpıntı için psikiyatriye gitmeli miyim?

Çarpıntının tıbbi nedenleri değerlendirildikten sonra kaygı, panik veya sağlık kaygısının belirgin olduğu ve günlük yaşamı etkilediği durumlarda psikiyatrik değerlendirme faydalı olabilir.

Bu içerik, çarpıntı ve kaygı arasındaki ilişkiyi daha doğru anlamaya yardımcı olmak amacıyla güncellenmiştir. Çarpıntının birçok farklı nedeni olabileceği için özellikle yeni başlayan, tekrarlayan veya başka belirtilerle birlikte görülen çarpıntılarda uygun tıbbi değerlendirme önemlidir.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button