Skip links
psikiyatrist dr burak toprak 1

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? İlişkilerde Neden Hep Bir Şeyler Eksikmiş Gibi Hissederiz?

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? İlişkilerde Neden Hep Bir Şeyler Eksikmiş Gibi Hissederiz?

Bir ilişkin var ama yine de kendini yalnız hissediyor olabilir misin?

Karşındaki insan seni sevdiğini söylüyor, yanında olmaya çalışıyor, seninle ilgileniyor. Buna rağmen içinde tam olarak tarif edemediğin bir eksiklik duygusu devam ediyor olabilir.

Bazen anlaşılmadığını, yeterince önemsenmediğini veya duygusal olarak görülmediğini hissedebilirsin. Birine yakınlaşmak isteyebilir ama ihtiyaç duyduğun yakınlığı bulamadığını düşünebilirsin.

Belki de en çok ihtiyaç duyduğun şey, birinin seni gerçekten dinlemesi, duygularını anlamaya çalışması veya zorlandığında yanında olduğunu hissettirmesidir.

Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında yalnızca üzülmeyebilir, zamanla ilişkilerin doğasına ilişkin bazı inançlar da geliştirebilirsin:

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”

“İhtiyaçlarımı kendim karşılamalıyım.”

“Bir şey beklersem hayal kırıklığına uğrarım.”

“İnsanlar bir yere kadar yanımda olur.”

Bu düşünce ve duyguların arkasında, şema terapi yaklaşımında ele alınan **duygusal yoksunluk şeması** bulunabilir.

Duygusal yoksunluk şeması, kişinin sevgi, ilgi, anlaşılma, korunma ve duygusal destek gibi temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmayacağına ilişkin derin ve süreklilik gösterebilen bir beklentiyi ifade eder.

Bu yazıda duygusal yoksunluk şemasının ne olduğunu, nasıl gelişebileceğini, yetişkinlikte ilişkileri nasıl etkileyebileceğini ve bu örüntüyle psikoterapi sürecinde nasıl çalışılabileceğini ele alacağız.

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir?

Duygusal yoksunluk şeması, şema terapi yaklaşımında tanımlanan erken dönem uyumsuz şemalardan biridir.

Bu şemaya sahip kişiler, duygusal ihtiyaçlarının başkaları tarafından yeterince karşılanmayacağına veya karşılanamayacağına ilişkin güçlü bir beklenti taşıyabilirler.

Burada söz konusu olan yalnızca fiziksel olarak yalnız kalmak değildir. Kişi bir ilişkinin içinde, kalabalık bir ailede veya sosyal çevresinde bulunmasına rağmen duygusal açıdan yalnız hissedebilir.

Çünkü duygusal yakınlık, yalnızca birinin yanında bulunmasıyla oluşmaz. Kişinin anlaşılması, duygularının önemsenmesi, ihtiyaç duyduğunda desteklenmesi ve kendisini güvende hissedebilmesi de önemlidir.

Duygusal yoksunluk şeması genellikle üç temel alanda kendini gösterebilir:

1. Duygusal bakım yoksunluğu

Kişi yeterince sevilmediğini, şefkat görmediğini veya duygusal yakınlık bulamadığını hissedebilir.

Birinin kendisine sıcak davranmasını, ilgilenmesini, sarılmasını veya sevgi göstermesini bekleyebilir. Ancak bu ihtiyaçların karşılanacağına ilişkin beklentisi düşük olabilir.

2. Empati ve anlaşılma yoksunluğu

Kişi duygularının başkaları tarafından anlaşılmadığını düşünebilir.

Bir sorununu anlattığında dinlenmediğini, duygularının küçümsendiğini veya karşısındaki kişinin kendisini gerçekten anlamaya çalışmadığını hissedebilir.

Bu nedenle zamanla kendisini anlatmaktan vazgeçebilir.

3. Korunma ve rehberlik yoksunluğu

Kişi zorlandığında birinin kendisine destek olmayacağına, yol göstermeyeceğine veya sorumluluğu paylaşmayacağına inanabilir.

Bu kişiler çoğu zaman kendi başlarının çaresine bakmaya alışmış olabilirler. Yardım istemek onlara zor gelebilir.

Bu üç alan her kişide aynı biçimde görülmez. Bir kişi sevgi ve şefkat eksikliğini daha yoğun yaşarken başka biri anlaşılmama veya destek görememe duygusunu daha belirgin yaşayabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Nasıl Gelişir?

Duygusal yoksunluk şemasının gelişiminde erken çocukluk yaşantıları önemli bir yer tutabilir.

Çocukların yalnızca beslenme, barınma ve fiziksel güvenlik ihtiyaçları yoktur. Aynı zamanda sevilmeye, anlaşılmaya, dinlenmeye, korunmaya, duygularının kabul edilmesine ve ihtiyaç duyduklarında bir yetişkine ulaşabilmeye ihtiyaçları vardır.

Bu ihtiyaçlar uzun süre yeterince karşılanmadığında çocuk, ilişkilerin nasıl işlediğine dair bazı beklentiler geliştirebilir.

Örneğin:

– Üzüldüğünde teselli edilmeyen bir çocuk, duygularıyla yalnız kalmayı öğrenebilir.
– Başarıları görülmeyen veya çabaları takdir edilmeyen bir çocuk, yeterince önemli olmadığına inanabilir.
– Duygularını ifade ettiğinde eleştirilen bir çocuk, ihtiyaçlarını dile getirmekten kaçınabilir.
– Sürekli kendi başına kalmak zorunda olan bir çocuk, kimseden destek beklememeyi öğrenebilir.
– Duygusal olarak ulaşılması zor ebeveynlerle büyüyen bir çocuk, yakınlığın sınırlı ve belirsiz olduğuna ilişkin beklenti geliştirebilir.

Ancak önemli bir noktayı vurgulamak gerekir: Duygusal yoksunluk şeması yalnızca ağır ihmal veya travmatik çocukluk yaşantıları sonucunda gelişmez.

Bazen ebeveynler çocuklarını sever ve temel sorumluluklarını yerine getirir. Ancak çocuğun duygusal ihtiyaçlarını fark etmekte, duygularına eşlik etmekte veya ihtiyaç duyduğu yakınlığı göstermekte zorlanabilirler.

Bu nedenle bir çocuk fiziksel olarak iyi koşullarda büyürken duygusal açıdan yeterince anlaşılmadığını hissedebilir.

Ayrıca her duygusal ihtiyacın her zaman karşılanması mümkün değildir. Şema gelişimi açısından önemli olan, çocuğun ihtiyaçlarının genel olarak ve süreklilik içinde nasıl karşılandığıdır.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Kişilerde Hangi Belirtiler Görülür?

Duygusal yoksunluk şeması her zaman açık bir mutsuzluk veya yalnızlık şeklinde ortaya çıkmaz. Bazı kişiler bu örüntünün farkında bile olmayabilir.

Bunun yerine ilişkilerde tekrar eden beklentiler, hayal kırıklıkları ve davranış biçimleri görülebilir.

1. İlişkide olduğu halde yalnız hissetmek

Kişi hayatında biri olmasına rağmen duygusal olarak yalnız hissedebilir.

Birlikte vakit geçirmek, konuşmak veya günlük sorumlulukları paylaşmak yeterli gelmeyebilir. Daha derin bir anlaşılma ve yakınlık ihtiyacı devam edebilir.

2. Anlaşılmadığını düşünmek

Kişi yaşadığı duyguların başkaları tarafından tam olarak anlaşılmadığını düşünebilir.

Bazen karşısındaki kişi gerçekten dinliyor olsa bile anlatılanların yeterince anlaşılmadığı hissi devam edebilir.

Bu durumda kişi daha fazla açıklama yapmaya çalışabilir veya tam tersine kendisini anlatmaktan vazgeçebilir.

3. İhtiyaçlarını dile getirmekte zorlanmak

Duygusal yoksunluk yaşayan bazı kişiler neye ihtiyaç duyduklarını ifade etmekte güçlük çekebilir.

“Bir şey istememeliyim.”

“Zaten kimse benimle ilgilenmeyecek.”

“Kendi başıma halletmeliyim.”

gibi düşünceler yardım istemeyi zorlaştırabilir.

4. Yakınlık beklerken hayal kırıklığı yaşamak

Kişi bir ilişkide duygusal yakınlık arayabilir ancak karşısındaki kişinin kendisini anlamayacağını veya ihtiyaçlarını karşılamayacağını düşünebilir.

Bu beklenti, ilişkide yaşanan küçük aksaklıkların bile daha büyük bir hayal kırıklığına dönüşmesine neden olabilir.

5. Duygusal olarak mesafeli kişilere yönelmek

Bazı kişiler, duygusal açıdan ulaşılması zor veya yakınlık kurmakta güçlük çeken insanlarla tekrar tekrar ilişki kurabilir.

Bu durumun her zaman aynı nedeni olmayabilir. Ancak tanıdık ilişki örüntüleri bazen kişinin geçmişte öğrendiği beklentileri yeniden yaşamasına neden olabilir.

Kişi ihtiyaç duyduğu yakınlığı elde etmek için daha fazla çaba gösterirken karşı tarafın mesafesi devam edebilir.

6. Kendi ihtiyaçlarını önemsiz görmek

Kişi başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı olabilir ancak kendi ihtiyaçlarını geri plana atabilir.

Başkalarını dinlemek, desteklemek ve onların sorunlarıyla ilgilenmek kolay gelirken kendisi için aynı desteği istemek zor olabilir.

7. Duygusal olarak geri çekilmek

Tekrarlayan hayal kırıklıkları sonucunda kişi yakın ilişkilerden uzaklaşabilir.

“Kimseye ihtiyacım yok.”

“Bir şey beklemezsem üzülmem.”

“İnsanlara fazla yaklaşmamak daha iyi.”

gibi düşünceler geliştirebilir.

Bu yaklaşım kişiyi kısa vadede hayal kırıklığından koruyor gibi görünse de uzun vadede yalnızlık duygusunu artırabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması İlişkileri Nasıl Etkiler?

Yakın ilişkilerde yalnızca sevgi göstermek değil, karşılıklı duygusal ihtiyaçları fark edebilmek ve bunlara yanıt verebilmek de önemlidir.

Duygusal yoksunluk şeması olan bir kişi ilişkide sevildiğini bilse bile kendisini yeterince anlaşılmış veya önemsenmiş hissetmeyebilir.

Örneğin partneri yoğun bir günün ardından dinlenmek istediğinde kişi bunu “Benimle ilgilenmek istemiyor” şeklinde yorumlayabilir.

Bir konuşma sırasında partnerinin dikkatinin dağılması, “Yine benim duygularım önemli değil” düşüncesini tetikleyebilir.

Burada yaşanan duygunun gerçekliği ile o duyguya eşlik eden yorumun doğruluğunu birbirinden ayırmak önemlidir.

Kişinin yalnız hissetmesi gerçektir. Ancak karşısındaki kişinin kendisini önemsemediği veya sevmediği sonucu her zaman bu duygunun doğrudan kanıtı değildir.

Bu nedenle ilişkide yaşanan sorunları değerlendirirken hem kişinin duygusal ihtiyaçlarını hem de ilişkinin gerçek koşullarını birlikte ele almak gerekir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Kişiler Neden Hep Aynı İlişkileri Yaşar?

Bazı insanlar farklı kişilerle ilişki kursalar bile benzer duygusal deneyimleri tekrar tekrar yaşadıklarını fark ederler.

Her ilişkide anlaşılmadıklarını, yeterince önemsenmediklerini veya duygusal olarak yalnız bırakıldıklarını hissedebilirler.

Şema terapi yaklaşımında bu durum, erken dönemden itibaren gelişen şemaların yetişkinlikteki ilişki seçimlerini ve beklentilerini etkileyebilmesiyle açıklanabilir.

Kişi bazen tanıdık gelen ilişki biçimlerine yönelebilir. Bu ilişki biçimi her zaman iyi hissettirmese bile alışılmış olduğu için daha öngörülebilir gelebilir.

Örneğin çocukluk döneminde duygusal yakınlığı sınırlı yaşamış bir kişi, yetişkinlikte de duygularını ifade etmekte zorlanan kişilerle ilişki kurabilir.

Bu durum bilinçli olarak seçilmiş bir tercih değildir. Ayrıca duygusal olarak mesafeli bir partnerle ilişki kuran herkesin duygusal yoksunluk şeması olduğu da söylenemez.

Ancak tekrar eden ilişkisel deneyimler, kişinin kendi beklentilerini ve ilişki kurma biçimini anlaması açısından önemli ipuçları sağlayabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Kişiler İlişkilerde Nasıl Davranabilir?

Şema terapi yaklaşımında erken dönem uyumsuz şemalarla başa çıkmak için farklı tepkiler gelişebilir. Bunlar genel olarak şemaya teslim olma, şemadan kaçınma ve şemaya aşırı telafi şeklinde ele alınır.

Şemaya teslim olma

Kişi duygusal ihtiyaçlarının karşılanmayacağı beklentisini doğru kabul eder.

İhtiyaçlarını dile getirmekten vazgeçebilir, ilişkide daha az şey bekleyebilir veya kendisini sürekli duygusal açıdan yetersiz ilişkilerin içinde bulabilir.

Şemadan kaçınma

Kişi duygusal yoksunluk hissini yaşamamak için yakın ilişkilerden uzaklaşabilir.

Duygularını bastırabilir, kimseye ihtiyaç duymamaya çalışabilir veya ilişkilerde mesafeli davranabilir.

Böylece yakınlık ihtiyacının yarattığı kırılganlıktan korunmaya çalışabilir.

Şemaya aşırı telafi

Bazı kişiler ise duygusal ihtiyaçlarının karşılanmadığı düşüncesine karşı yoğun biçimde yakınlık, ilgi veya güvence arayabilir.

Karşısındaki kişinin sürekli kendisiyle ilgilenmesini, duygularını anlamasını veya sevgisini göstermesini bekleyebilir.

Bu beklentiler karşılanmadığında yoğun kırgınlık ve hayal kırıklığı yaşayabilir.

Bu tepkiler birbirini dışlamak zorunda değildir. Aynı kişi farklı ilişkilerde veya farklı dönemlerde bu başa çıkma biçimlerinin birden fazlasını gösterebilir.

Duygusal Yoksunluk ile Duygusal İhmal Aynı Şey midir?

Duygusal yoksunluk ve duygusal ihmal birbiriyle ilişkili olmakla birlikte aynı kavramlar değildir.

Duygusal ihmal, çocuğun veya bireyin duygusal ihtiyaçlarına yeterince karşılık verilmemesiyle ilgili bir yaşantıyı ifade eder.

Duygusal yoksunluk şeması ise kişinin duygusal ihtiyaçlarının karşılanmayacağına ilişkin geliştirdiği daha kalıcı beklenti ve inanç örüntüsüdür.

Başka bir ifadeyle duygusal ihmal, kişinin geçmişinde yaşadığı deneyimlerden biri olabilir. Duygusal yoksunluk şeması ise bu deneyimlerin ve başka etkenlerin sonucunda gelişebilen bir psikolojik örüntüdür.

Ancak her duygusal ihmal yaşantısı duygusal yoksunluk şemasına yol açmaz. Benzer şekilde bu şemaya sahip olan herkesin çocukluğunda belirgin bir ihmal yaşadığı da söylenemez.

Çocuklukta karşılanmayan duygusal ihtiyaçların yetişkinlikteki etkilerini daha ayrıntılı ele aldığımız duygusal ihmal yazısını da inceleyebilirsiniz.

Duygusal Yoksunluk Şeması Depresyon ve Kaygıyla İlişkili midir?

Duygusal yoksunluk şeması bazı kişilerde depresif belirtiler, yalnızlık hissi, ilişkisel kaygı ve düşük özdeğer algısıyla birlikte görülebilir.

Kişi uzun süre anlaşılmadığını veya ihtiyaçlarının karşılanmadığını düşündüğünde umutsuzluk yaşayabilir.

Özellikle yakın ilişkilerde tekrar eden hayal kırıklıkları kişinin kendisi ve başkaları hakkındaki olumsuz inançlarını güçlendirebilir.

Bununla birlikte duygusal yoksunluk şeması tek başına depresyon veya anksiyete bozukluğu tanısı anlamına gelmez.

Depresyon, kaygı bozuklukları ve ilişki sorunları farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük yaşama etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Nasıl Değişir?

Duygusal yoksunluk şemasıyla çalışmanın amacı kişinin bütün duygusal ihtiyaçlarını başkalarının karşılamasını beklemesi değildir.

Aynı şekilde kişinin artık kimseye ihtiyaç duymamasını sağlamak da değildir.

İnsanların yakınlık, anlaşılma, destek ve şefkat ihtiyacı olması doğaldır. Önemli olan bu ihtiyaçları fark edebilmek, uygun biçimde ifade edebilmek ve ilişkilerde karşılıklı bir duygusal alan oluşturabilmektir.

1. Duygusal ihtiyaçlarını fark etmek

İlk adım, kişinin hangi durumlarda kendisini yalnız, anlaşılmamış veya önemsiz hissettiğini fark etmesidir.

Bunun için şu sorular üzerinde düşünülebilir:

– Hangi durumlarda kendimi duygusal olarak yalnız hissediyorum?
– Bir ilişkide en çok neye ihtiyaç duyuyorum?
– Üzüldüğümde karşımdaki kişiden nasıl bir yaklaşım bekliyorum?
– Yardım istemekte zorlanıyor muyum?
– İhtiyaçlarımı ifade ettiğimde nasıl bir tepkiyle karşılaşacağımı düşünüyorum?

Bu soruların amacı kişinin kendisini suçlaması değil, ihtiyaçlarını daha iyi tanımasıdır.

2. İhtiyaçları açıkça ifade etmeyi öğrenmek

Bazı kişiler karşılarındaki insanın ne hissettiklerini veya neye ihtiyaç duyduklarını kendiliğinden anlamasını bekleyebilir.

Ancak insanlar birbirlerinin zihnini okuyamaz.

Bu nedenle duygusal ihtiyaçların açık ve suçlayıcı olmayan bir dille ifade edilmesi önemlidir.

Örneğin:

“Beni hiç anlamıyorsun.” demek yerine,

“Şu anda çözüm önermenden çok beni dinlemene ve anlamaya çalışmana ihtiyacım var.”

“Benimle ilgilenmiyorsun.” demek yerine,

“Son zamanlarda birlikte daha fazla zaman geçirmeye ihtiyaç duyuyorum.”

gibi ifadeler kullanılabilir.

Bu yaklaşım karşılıklı iletişimi kolaylaştırabilir.

3. Her ilişkiyi geçmişin tekrarı olarak görmemek

Duygusal yoksunluk şeması aktif hale geldiğinde kişi güncel ilişkide yaşanan bir durumu geçmiş deneyimleriyle benzer biçimde yorumlayabilir.

Örneğin karşısındaki kişinin bir konuşmayı ertelemesi, kişinin zihninde “Yine önemsenmiyorum” düşüncesini ortaya çıkarabilir.

Bu durumda kendisine şu soruları sorabilir:

– Şu anda gerçekten ne yaşandı?
– Ben bu duruma nasıl bir anlam verdim?
– Bu yorumumun dışında başka açıklamalar olabilir mi?
– Geçmişte yaşadığım bir duygu şu anki durumu etkiliyor olabilir mi?
– Şu anda karşımdaki kişiden neye ihtiyaç duyuyorum?

Amaç kişinin duygularını geçersiz kılmak değil, geçmişten gelen beklentiler ile bugünün gerçekliğini birbirinden ayırabilmesini desteklemektir.

4. Yardım ve destek kabul etmeyi öğrenmek

Kendi kendine yetmeye alışmış kişiler için destek kabul etmek zor olabilir.

Birinden yardım istemek, ihtiyaçlarını dile getirmek veya zorlandığını paylaşmak bazen kırılganlık gibi algılanabilir.

Oysa yakın ilişkilerde karşılıklı destek almak ve vermek sağlıklı bağların doğal bir parçasıdır.

Küçük adımlarla destek istemeyi denemek, kişinin ilişkilerinde farklı deneyimler yaşamasına yardımcı olabilir.

5. Kendine şefkatli yaklaşmak

Duygusal yoksunluk yaşayan kişiler başkalarının ihtiyaçlarını önemserken kendi ihtiyaçlarını ihmal edebilir.

Kişinin kendisine şu soruyu yöneltmesi yararlı olabilir:

“Benim yerimde sevdiğim bir insan olsaydı, ona nasıl davranırdım?”

Kendine de benzer bir anlayışla yaklaşabilmek, kişinin kendi ihtiyaçlarını daha fazla önemsemesine yardımcı olabilir.

Duygusal Yoksunluk Şemasında Şema Terapi Nasıl Yardımcı Olur?

Şema terapi, erken dönemden itibaren gelişen düşünce, duygu ve davranış örüntülerini anlamayı ve değiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Duygusal yoksunluk şemasıyla çalışırken kişinin çocukluk deneyimleri, temel duygusal ihtiyaçları, yakın ilişkilerdeki beklentileri ve tekrarlayan davranış biçimleri ele alınabilir.

Terapi sürecinde kişinin yalnızca geçmişte ne yaşadığı değil, bu yaşantıların bugün kendisi ve ilişkileri üzerindeki etkileri de değerlendirilir.

Şema terapi kapsamında:

– Duygusal yoksunluk şemasını tetikleyen durumlar belirlenebilir.
– Kişinin ihtiyaçlarını ifade etmesini zorlaştıran inançlar ele alınabilir.
– Çocukluk yaşantılarıyla bugünkü ilişki örüntüleri arasındaki bağlantılar incelenebilir.
– Duygusal ihtiyaçların sağlıklı biçimde karşılanmasına yönelik yeni davranışlar geliştirilebilir.
– Kişinin kendisine yönelik eleştirel tutumu üzerinde çalışılabilir.
– Yakın ilişkilerde daha açık, dengeli ve karşılıklı iletişim kurması desteklenebilir.

Bazı terapi süreçlerinde imgeleme çalışmaları ve sandalye teknikleri gibi deneyimsel yöntemlerden de yararlanılabilir.

Bu çalışmaların amacı geçmişi değiştirmek değil, geçmişte karşılanmamış ihtiyaçların bugün nasıl yaşandığını anlamak ve kişinin bu ihtiyaçlarla daha sağlıklı bir ilişki kurmasını desteklemektir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Bir Kişi İlişkide Ne Yapabilir?

Duygusal yoksunluk şeması aktif hale geldiğinde kişinin ilk tepkisi bazen geri çekilmek, bazen karşısındaki kişiden daha fazla yakınlık beklemek olabilir.

Bu noktada önemli olan, otomatik tepkiler ile kişinin gerçekten ihtiyaç duyduğu davranışları birbirinden ayırabilmesidir.

Örneğin:

Partnerinin seni dinlemediğini hissettiğinde konuşmayı tamamen kesmek yerine, “Şu anda kendimi yeterince anlaşılmış hissetmiyorum. Biraz daha konuşabilir miyiz?” diyebilirsin.

Bir arkadaşından destek beklediğinde bunu söylemeden onun kendiliğinden fark etmesini beklemek yerine, “Bugün biraz zorlanıyorum. Benimle konuşabilir misin?” diye sorabilirsin.

Bir ilişkide ihtiyaçların karşılanmadığında hemen kendini suçlamak yerine, ilişkinin karşılıklı beklentilerini ve iletişim biçimini değerlendirebilirsin.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Her duygusal ihtiyaç yalnızca kişinin kendi düşüncelerini değiştirmesiyle karşılanamaz. Bazen ilişkide gerçekten yeterli ilgi, empati veya karşılıklılık bulunmayabilir.

Dolayısıyla amaç bütün sorumluluğu kişinin kendisine yüklemek değil, hem kendi ihtiyaçlarını hem de içinde bulunduğu ilişkinin gerçek koşullarını değerlendirebilmektir.

Duygusal Yoksunluk Şeması İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?

Duygusal yoksunluk hissi zaman zaman herkes tarafından yaşanabilir. Bir ilişkide anlaşılmamak, destek görememek veya yalnız hissetmek tek başına bir psikolojik bozukluk anlamına gelmez.

Ancak bu duygular sık tekrarlanıyor, farklı ilişkilerde benzer sorunlara neden oluyor veya kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek faydalı olabilir.

Özellikle:

– Yakın ilişkilerde sürekli yalnız veya anlaşılmamış hissediyorsanız,
– Duygusal ihtiyaçlarınızı ifade etmekte zorlanıyorsanız,
– İnsanlardan destek istemekten kaçınıyorsanız,
– Tekrarlayan ilişki hayal kırıklıkları yaşıyorsanız,
– Yakınlık kurmak istediğiniz halde ilişkilerde geri çekiliyorsanız,
– Kendinizi değersiz veya önemsiz hissetme eğiliminiz varsa,
– Bu durumlara depresif belirtiler veya yoğun kaygı eşlik ediyorsa,

psikolojik veya psikiyatrik değerlendirme düşünülebilir.

Değerlendirme sırasında yalnızca şema örüntüleri değil, kişinin güncel yaşam koşulları, ilişkileri, duygusal durumu ve eşlik eden belirtileri de dikkate alınır.

Sonuç: Duygusal İhtiyaçların Olması Bir Zayıflık Değildir

Duygusal yoksunluk şeması, kişinin yakın ilişkilerinde sevgi, ilgi, anlaşılma ve destek ihtiyaçlarının karşılanmayacağına ilişkin derin bir beklenti geliştirmesiyle ilişkilidir.

Bu beklenti zamanla kişinin ilişkilerdeki davranışlarını, karşısındaki insanlardan ne beklediğini ve kendisini nasıl değerlendirdiğini etkileyebilir.

Bazen kişi ihtiyaçlarını dile getirmekten vazgeçer. Bazen yakınlık kurabilmek için çok fazla çaba gösterir. Bazen de hayal kırıklığı yaşamamak için kimseye ihtiyaç duymamaya çalışır.

Oysa duygusal ihtiyaçların olması insan olmanın doğal bir parçasıdır.

Anlaşılmak istemek, destek beklemek, sevilmek ve zor zamanlarda birinin yanında olmasını istemek aşırı beklentiler değildir. Önemli olan bu ihtiyaçları tanımak, uygun biçimde ifade etmek ve karşılıklı ilişkiler içinde değerlendirebilmektir.

Geçmişte yeterince karşılanmamış ihtiyaçlar, bugünkü bütün ilişkilerin aynı şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez.

İnsan zamanla kendi duygusal örüntülerini fark edebilir, ihtiyaçlarını daha açık ifade etmeyi öğrenebilir ve ilişkilerinde farklı deneyimlere alan açabilir.

**Psikiyatrist Dr. Burak Toprak** olarak duygusal yoksunluk, ilişki sorunları, kaygı ve depresyon gibi konularda psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi görüşmeleri gerçekleştirmekteyim.

Duygusal ihtiyaçlarınızı, tekrarlayan ilişki örüntülerinizi ve yaşadığınız güçlükleri değerlendirmek için psikiyatrist randevusu için iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Duygusal yoksunluk şeması nedir?

Duygusal yoksunluk şeması, kişinin sevgi, ilgi, anlaşılma, korunma ve duygusal destek gibi temel ihtiyaçlarının başkaları tarafından yeterince karşılanmayacağına ilişkin geliştirdiği derin beklenti ve inanç örüntüsüdür.

Duygusal yoksunluk şeması neden oluşur?

Çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçların uzun süre yeterince karşılanmaması, duyguların önemsenmemesi veya ebeveynlerin duygusal açıdan ulaşılabilir olmaması etkili olabilir. Ancak tek bir neden yoktur ve her kişinin gelişim öyküsü farklıdır.

Duygusal yoksunluk şeması belirtileri nelerdir?

İlişkide yalnız hissetmek, anlaşılmadığını düşünmek, duygusal ihtiyaçları ifade etmekte zorlanmak, destek istemekten kaçınmak ve tekrarlayan ilişki hayal kırıklıkları yaşamak görülebilen örüntüler arasındadır.

Duygusal yoksunluk şeması olan kişiler neden ilişkilerde yalnız hisseder?

Çünkü fiziksel olarak birinin yanında bulunmak her zaman duygusal yakınlık ve anlaşılma hissi oluşturmaz. Kişi sevildiğini bilse bile ihtiyaç duyduğu empatiyi, desteği veya duygusal karşılığı bulamadığını düşünebilir.

Duygusal yoksunluk ile duygusal ihmal aynı mıdır?

Hayır. Duygusal ihmal, kişinin duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı yaşantıları ifade eder. Duygusal yoksunluk şeması ise bu ve başka deneyimlerle ilişkili olarak gelişebilen, ihtiyaçların karşılanmayacağına dair daha kalıcı bir beklentidir.

Duygusal yoksunluk şeması değişir mi?

Evet. Kişinin şema örüntülerini fark etmesi, duygusal ihtiyaçlarını tanıması, bunları ifade etmeyi öğrenmesi ve psikoterapi sürecinde yeni ilişki deneyimleri geliştirmesi değişimi destekleyebilir.

Duygusal yoksunluk şeması ilişkileri nasıl etkiler?

Kişi ilişkilerinde yeterince anlaşılmadığını veya önemsenmediğini hissedebilir. İhtiyaçlarını dile getirmekten kaçınabilir, yakınlık arayışını artırabilir ya da hayal kırıklığı yaşamamak için duygusal olarak geri çekilebilir.

Duygusal yoksunluk şeması depresyona neden olur mu?

Duygusal yoksunluk şeması bazı kişilerde depresif belirtiler ve yalnızlık hissiyle birlikte görülebilir. Ancak tek başına depresyon nedeni veya tanısı olarak değerlendirilmemelidir.

Duygusal yoksunluk şeması için hangi terapi uygulanır?

Şema terapi, duygusal yoksunluk şemasının ele alınmasında kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Kişinin erken dönem yaşantıları, temel ihtiyaçları ve bugünkü ilişki örüntüleri üzerinde çalışılabilir.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button