Skip links
istanbul psikiyatrist 1 1

Narsistik Anne Baba ile Büyümek: Çocuklukta Görünmeyen Yaralar ve Yetişkinlikte Etkileri

Narsistik Anne Baba ile Büyümek: Çocuklukta Görünmeyen Yaralar ve Yetişkinlikte Etkileri

Bazı insanlar çocukluklarını anlatırken şunu söyler:

“Ailem bana her şeyi sağladı ama yine de kendimi hiç değerli hissetmedim.”

Dışarıdan bakıldığında ortada belirgin bir sorun görünmeyebilir.

Ev vardır.

Okul vardır.

Maddi ihtiyaçlar karşılanmıştır.

Ancak çocuk, hayatı boyunca görülmediğini, anlaşılmadığını ve yalnızca ebeveyninin beklentilerini karşılayabildiği ölçüde sevildiğini hisseder.

İşte narsistik özellikler gösteren bir anne ya da baba ile büyüyen birçok yetişkinin ortak deneyimi budur.

Burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekir.

Her bencil ebeveyn narsistik değildir.

Her zor ebeveyn de Narsistik Kişilik Bozukluğu tanısı taşımaz.

Bu yazıda bahsedeceğimiz durum, narsistik özelliklerin ebeveynlik ilişkisine hâkim olduğu ve çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkilediği ilişki örüntüleridir.

Bu ilişki biçimi, çocuklukta görünmeyen yaralar bırakabilir ve yetişkinlikte ilişkilerden öz saygıya kadar birçok alanı etkileyebilir.


Narsistik Anne Baba Ne Demektir?

Narsistik özellikler gösteren ebeveynler, çoğu zaman çocuğu bağımsız bir birey olarak görmekte zorlanırlar.

Çocuğun ihtiyaçları, duyguları ve istekleri ikinci planda kalabilir.

İlişkinin merkezinde çoğu zaman ebeveynin kendisi bulunur.

Çocuk ise onun beklentilerini karşılayan, başarılarını yansıtan veya duygusal ihtiyaçlarını karşılayan bir uzantı gibi görülebilir.

Bu nedenle çocuk, “kim olmak istediğini” değil, “ebeveyninin istediği kişi olmayı” öğrenebilir.


Her Narsistik Ebeveyn Aynı mıdır?

Hayır.

Narsistik özellikler farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Bazı ebeveynler açıkça baskıcı, eleştirel ve kontrol edicidir.

Bazıları ise dışarıdan son derece fedakâr görünür; ancak yaptıkları her iyiliğin karşılığında mutlak sadakat, hayranlık veya itaat bekler.

Bu nedenle çocuk çoğu zaman yaşadığı ilişkinin sağlıksız olduğunu fark etmekte zorlanır.

Hatta yetişkin olduğunda bile:

“Belki sorun bendeydi.”

diye düşünebilir.


Narsistik Ebeveynlerin Sık Görülen Özellikleri

Her birey farklıdır. Ancak aşağıdaki davranışlar narsistik özellikler gösteren ebeveynlerde daha sık görülebilir:

  • Çocuğun başarılarını kendi başarısı gibi sahiplenmek
  • Sürekli eleştirmek ve küçümsemek
  • Çocuğun duygularını önemsememek
  • Empati kurmakta zorlanmak
  • Koşullu sevgi göstermek
  • Çocuğu kardeşleriyle kıyaslamak
  • Kontrolcü olmak
  • Çocuğun sınırlarına saygı göstermemek
  • Sürekli haklı olduğunu düşünmek
  • Özür dilemekte zorlanmak

Bu davranışların hepsinin aynı anda bulunması gerekmez.

Önemli olan bunların ilişki biçiminin süreklilik gösteren bir parçası haline gelmesidir.


Çocuk Bu İlişkide Ne Öğrenir?

Çocuklar kendilerini ebeveynlerinin aynasında tanırlar.

Eğer sürekli eleştiriliyorlarsa:

“Demek ki yeterince iyi değilim.”

Eğer yalnızca başarılı olduklarında takdir görüyorlarsa:

“Sevilmek için kusursuz olmalıyım.”

Eğer duyguları küçümseniyorsa:

“Hislerim önemli değil.”

Bu mesajlar zamanla çocuğun iç sesi hâline gelir.

Yetişkin olduğunda da aynı eleştirileri bu kez kendisine yöneltmeye başlayabilir.


Koşullu Sevgi En Derin Yaralardan Biridir

Sağlıklı bir ailede çocuk, yalnızca başarılı olduğu için değil; var olduğu için değerli hisseder.

Narsistik ebeveynlikte ise sevgi bazen başarıya, itaate veya ebeveyni memnun etmeye bağlı olabilir.

Çocuk şu inancı geliştirebilir:

“Olduğum kişi yeterli değil.”

Bu nedenle yetişkinlikte de sürekli kendisini kanıtlama ihtiyacı hissedebilir.

Hiçbir başarı yeterince büyük gelmeyebilir.

Hiçbir takdir uzun süre kalıcı olmayabilir.


Neden Bu Kadar Zor Fark Edilir?

Narsistik ebeveynlerle büyüyen birçok kişi yaşadıklarını uzun yıllar normal zanneder.

Çünkü çocuk için aile, dünyanın nasıl işlediğini öğrendiği ilk yerdir.

Eğer sürekli eleştiriliyorsa bunun normal olduğunu düşünebilir.

Eğer sürekli suçlanıyorsa gerçekten suçlu olduğuna inanabilir.

Bu nedenle birçok kişi ancak yetişkinlikte kurduğu ilişkilerde benzer sorunları yaşamaya başladığında çocukluk deneyimlerini sorgulamaya başlar.

Bir sonraki bölümde, narsistik anne veya baba ile büyüyen bireylerin yetişkinlikte yaşadığı psikolojik etkileri ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Kaygılı bağlanma, düşük öz saygı, duygusal bağımlılık, güven sorunu ve insanları memnun etme davranışlarının bu aile dinamiğiyle nasıl ilişkili olabileceğini ele alacağız.

Narsistik Anne Baba ile Büyümenin Yetişkinlikteki Etkileri

Çocuklukta kurduğumuz ilk ilişki, yalnızca anne ve babamızla olan ilişki değildir.

Aynı zamanda kendimizle kuracağımız ilişkinin de temelidir.

Bu nedenle narsistik özellikler gösteren bir ebeveynle büyümek, yalnızca çocukluk yıllarını değil; yetişkinlikte kurulan romantik ilişkileri, arkadaşlıkları, iş yaşamını ve kişinin kendisine bakışını da etkileyebilir.

Elbette narsistik özellikler gösteren bir ebeveynle büyüyen herkes aynı sorunları yaşamaz.

Genetik yatkınlık, diğer bakım verenlerin varlığı, sosyal destek ve yaşam deneyimleri bu süreci etkileyebilir.

Ancak klinik uygulamada bazı ortak örüntüler dikkat çekmektedir.


“Ben Kimim?” Sorusuna Cevap Vermekte Zorlanabilirler

Sağlıklı gelişen bir çocuk zamanla kendi isteklerini, ihtiyaçlarını ve sınırlarını keşfeder.

Narsistik ebeveynlikte ise çocuğun bireyselliği çoğu zaman desteklenmez.

Onun yerine şu mesaj verilir:

“Benim istediğim kişi olursan değerlisin.”

Bu nedenle yetişkin olduğunda kişi sık sık şunları söyleyebilir:

  • “Ne istediğimi bilmiyorum.”
  • “Karar verirken sürekli başkalarını düşünüyorum.”
  • “Kendi ihtiyaçlarımı fark edemiyorum.”
  • “Hayatımı hep başkalarını mutlu etmeye çalışarak geçirdim.”

Kişi yıllarca ebeveyninin beklentilerine göre yaşadığı için kendi kimliğini keşfetme fırsatı bulamamış olabilir.


Sürekli Onay Arama İhtiyacı Gelişebilir

Narsistik ebeveynlerin sevgisi çoğu zaman koşulludur.

Çocuk başarılı olduğunda takdir edilir.

Beklentileri karşıladığında kabul görür.

Hata yaptığında ise eleştirilir veya sevgiden mahrum bırakılır.

Bu ilişki biçimi yetişkinlikte şu düşünceye dönüşebilir:

“Başkaları beni beğenmezse değerli değilim.”

Bu nedenle kişi sürekli takdir bekleyebilir.

Olumlu geri bildirim aldığında kısa süre rahatlar.

Ancak bu rahatlama uzun sürmez.

Çünkü çocuklukta gelişen değersizlik hissi yeniden kendini göstermeye başlar.


Düşük Öz Saygı ve Kusurluluk Hissi

Narsistik ebeveynler eleştiriyi eğitim yöntemi olarak kullanabilir.

Başarılar küçümsenebilir.

Hatalar ise büyütülebilir.

Bu durum zamanla kişinin iç sesine dönüşebilir.

Yetişkin olduğunda küçük bir hata yaptığında bile zihninde şu cümleler dolaşabilir:

“Yine beceremedim.”

“Zaten hiçbir zaman yeterli olamayacağım.”

“Benim yerime başkası olsa daha iyi yapardı.”

Bu durum düşük öz saygı ve öz değer sorunlarının gelişmesine katkıda bulunabilir.


Mükemmeliyetçilik Bir Güç Değil, Korunma Stratejisi Olabilir

Dışarıdan bakıldığında bu kişiler oldukça başarılı görünebilir.

Ancak başarılarının arkasında çoğu zaman yoğun bir kaygı vardır.

Çünkü çocukken hata yapmak güvenli değildir.

Eleştirilmek, aşağılanmak veya reddedilmek anlamına gelebilir.

Bu nedenle yetişkin olduğunda da kişi kusursuz olmaya çalışır.

Fakat kusursuzluk mümkün olmadığı için hiçbir başarı yeterince tatmin edici gelmez.

Başarı arttıkça huzur değil, daha büyük performans baskısı oluşabilir.


İnsanları Memnun Etme Eğilimi

Narsistik ebeveynle büyüyen çocuk, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarından önce ebeveyninin ihtiyaçlarını gözetmeyi öğrenir.

Çünkü aile içinde güvenliği sağlayan şey çoğu zaman uyum göstermektir.

Bu nedenle yetişkin olduğunda:

  • Hayır demekte zorlanabilir.
  • Sınır koyamayabilir.
  • Sürekli özür dileyebilir.
  • Başkalarının sorumluluklarını üstlenebilir.
  • Kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atabilir.

Bu davranışlar dışarıdan fedakârlık gibi görünse de çoğu zaman çocuklukta öğrenilmiş bir uyum stratejisidir.


Kaygılı Bağlanma Gelişebilir

Çocuk için sevgi öngörülebilir değilse ilişkiler güvenli hissettirmez.

Bir gün sevilen, ertesi gün eleştirilen çocuk sürekli tetikte yaşamayı öğrenebilir.

Yetişkin olduğunda da romantik ilişkilerde benzer kaygılar yaşayabilir.

  • Partner geç mesaj attığında yoğun endişe duyabilir.
  • Küçük tartışmaları ilişkinin biteceği şeklinde yorumlayabilir.
  • Sürekli güvence isteyebilir.
  • Terk edilme korkusu yaşayabilir.

Bu örüntü kaygılı bağlanma ile ilişkili olabilir.


Sağlıksız İlişkiler Tekrar Edebilir

İnsan zihni çocuklukta öğrendiği ilişki biçimlerini tanıdık bulur.

Bu nedenle kişi farkında olmadan çocukluk deneyimlerine benzeyen ilişkilere çekilebilir.

Örneğin;

  • Sürekli eleştiren partnerler
  • Ulaşılması zor insanlar
  • Duygusal olarak mesafeli kişiler
  • Kontrolcü ilişkiler

Tanıdık olan her zaman sağlıklı değildir.

Ancak beyin çoğu zaman tanıdık olanı güvenli sanabilir.


Güven Sorunu Gelişebilir

Narsistik ebeveynlerin bulunduğu ailelerde çocuğun duyguları bazen küçümsenir, bazen inkâr edilir.

Çocuk yaşadığı şeyi anlattığında:

“Abartıyorsun.”

“Öyle olmadı.”

“Sen yanlış hatırlıyorsun.”

gibi ifadeler duyabilir.

Zamanla yalnızca başkalarına değil, kendi algısına da güvenmekte zorlanabilir.

Bu durum yetişkinlikte güven sorunu şeklinde devam edebilir.


Duygusal Bağımlılık Gelişebilir

Çocuklukta koşullu sevgi gören bireyler yetişkinlikte sevgiyi kaybetmekten yoğun korkabilir.

Bu nedenle ilişkiyi sürdürebilmek için sürekli ödün verebilir.

Kendi ihtiyaçlarını görmezden gelebilir.

Sağlıksız ilişkilere rağmen ayrılmakta zorlanabilir.

Bu örüntü duygusal bağımlılık ile ilişkili olabilir.


Yoğun Suçluluk ve Utanç Duygusu

Narsistik ebeveynler bazen çocuklarını kendi duygularından sorumlu tutabilir.

Örneğin:

“Senin yüzünden mutsuz oldum.”

“Ben senin için hayatımı mahvettim.”

“Beni hasta eden sensin.”

Bu mesajlarla büyüyen çocuk yetişkin olduğunda da başkalarının duygularından kendisini sorumlu hissedebilir.

Hayır dediğinde yoğun suçluluk yaşayabilir.

Sınır koyduğunda kendisini kötü biri gibi hissedebilir.


Neden Aynı Döngü Tekrar Eder?

Çünkü çocuklukta öğrenilen ilişki şemaları otomatik çalışır.

Kişi çoğu zaman bilinçli olarak aynı insanları seçmez.

Ancak tanıdık ilişki dinamikleri ona daha doğal gelebilir.

Bu nedenle çocuklukta yaşanan narsistik ilişki örüntüleri, fark edilmediğinde yetişkinlikte de tekrar edebilir.

Son bölümde, bu döngünün nasıl değişebileceğini, psikoterapinin nasıl yardımcı olabileceğini ve narsistik ebeveynlerle büyüyen bireylerin iyileşme sürecini ayrıntılı olarak ele alacağız.

Narsistik Anne Baba ile Büyüyen Biri İyileşebilir mi?

Bu sorunun cevabı birçok kişi için şaşırtıcı olabilir.

Evet, iyileşme mümkündür.

Ancak burada iyileşmekten kastettiğimiz şey geçmişi unutmak değildir.

Yaşananlar silinmez.

Çocukluk yılları yeniden yazılamaz.

Fakat geçmişte öğrenilen ilişki kalıpları, kendilik algısı ve otomatik düşünce biçimleri değişebilir.

Çocuklukta gelişen psikolojik örüntüler beynin tek çalışma şekli değildir.

İnsan beyni yaşam boyu öğrenmeye devam eder.

Bu özelliğe nöroplastisite adı verilir.

Yeni deneyimler, güvenli ilişkiler ve psikoterapi sayesinde yıllardır değişmez gibi görünen birçok düşünce ve davranış kalıbı zaman içinde dönüşebilir.


İlk Adım: Yaşananları Adlandırabilmek

Narsistik ebeveynlerle büyüyen birçok kişi terapiye şu cümleyle başlar:

“Belki de ben abartıyorum.”

Çünkü çocukluk boyunca yaşadıkları normalleştirilmiştir.

Duyguları küçümsenmiştir.

Gerçekliği sorgulanmıştır.

Bu nedenle yetişkin olduğunda bile kendi yaşadıklarından emin olmakta zorlanabilir.

İyileşme çoğu zaman ilk kez şu cümleyi kurabilmekle başlar:

“Yaşadıklarım beni gerçekten etkiledi.”

Bu cümle suçlamak için değil, anlamlandırmak içindir.

Çünkü kişi yaşadığı örüntülerin neden oluştuğunu anlamadan onları değiştirmekte zorlanır.


İç Eleştirmeni Tanımak

Narsistik ebeveynlerin sesi çoğu zaman çocuklukta kalmaz.

Yıllar sonra kişinin kendi iç sesi hâline gelir.

Örneğin hata yaptığında zihninden şu düşünceler geçebilir:

  • “Yine beceremedin.”
  • “Sen zaten yeterince iyi değilsin.”
  • “Daha fazlasını yapmalıydın.”
  • “Kimse seni gerçekten sevmez.”

Bu ses çoğu zaman kişinin kendi sesi değildir.

Çocukluk boyunca tekrar tekrar duyduğu eleştirilerin içselleştirilmiş hâlidir.

Psikoterapide bu sesi fark etmek, ona otomatik olarak inanmak yerine sorgulayabilmek önemli bir adımdır.


Şema Terapi Nasıl Yardımcı Olur?

Şema Terapi, çocukluk döneminde gelişen temel yaşam şemalarını anlamaya odaklanan psikoterapi yaklaşımlarından biridir.

Narsistik ebeveynlerle büyüyen bireylerde sık görülen bazı şemeler şunlardır:

  • Duygusal yoksunluk
  • Kusurluluk
  • Terk edilme
  • Boyun eğicilik
  • Onay arayıcılık
  • Yüksek standartlar

Bu şemeler kişinin bugün kurduğu ilişkileri farkında olmadan yönlendirebilir.

Şema Terapi yalnızca düşünceleri değiştirmeyi değil, çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçları anlamayı ve daha sağlıklı yollarla karşılamayı hedefler.


EMDR Geçmişin Duygusal Yükünü Azaltabilir

Narsistik ebeveynlerle büyüyen kişiler çoğu zaman tek bir travmatik olaydan değil, yıllarca tekrar eden küçük yaralanmalardan etkilenmiştir.

Sürekli eleştirilmek…

Utandırılmak…

Küçümsenmek…

Görülmemek…

Bu yaşantılar tek başına küçük görünebilir.

Ancak yıllar içinde birikerek kişinin benlik algısını şekillendirebilir.

EMDR, bu yaşantıların oluşturduğu yoğun duygusal yükün yeniden işlenmesine yardımcı olabilen bilimsel temelli terapi yöntemlerinden biridir.


Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, çocuklukta gelişen olumsuz temel inançların bugünkü yaşamı nasıl etkilediğini anlamaya yardımcı olur.

Örneğin kişi şu düşüncelere sahip olabilir:

“Ben yeterince değerli değilim.”

“Sürekli hata yapıyorum.”

“Başkaları benden daha iyi.”

Bu düşünceler çoğu zaman gerçek değil, öğrenilmiş inançlardır.

BDT bu otomatik düşünceleri fark etmeyi ve daha işlevsel düşünce biçimleri geliştirmeyi amaçlar.


Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)

ACT yaklaşımı, geçmişi değiştirmeye çalışmaz.

Bunun yerine kişinin geçmişten getirdiği düşüncelerle kurduğu ilişkiyi değiştirmesine yardımcı olur.

Örneğin:

“Ben değersizim.”

düşüncesi zihinde belirdiğinde kişi bunun mutlak gerçek olmadığını fark etmeyi öğrenebilir.

Bu sayede geçmişin oluşturduğu korkular yerine kendi değerleri doğrultusunda hareket etmeye başlayabilir.


Sağlıklı Sınırlar Öğrenilebilir

Narsistik ebeveynlerle büyüyen bireyler çoğu zaman sınır koymakta zorlanırlar.

Hayır demek suçluluk yaratabilir.

Kendi ihtiyaçlarını dile getirmek bencillik gibi hissedilebilir.

Ancak sağlıklı ilişkilerin temelinde karşılıklı sınırlar bulunur.

Sınır koymak sevgisizlik değildir.

Sınır koymak, hem kendine hem de ilişkiye saygı göstermektir.


Günlük Yaşamda Yapabilecekleriniz

Psikoterapi önemli olmakla birlikte günlük yaşamda uygulanabilecek bazı adımlar da iyileşme sürecini destekleyebilir.

  • Kendinizle konuşurken kullandığınız dili fark edin.
  • Her eleştirel düşünceye hemen inanmayın.
  • Başarılarınızı küçümsememeye çalışın.
  • Kendi ihtiyaçlarınızı ifade etmeyi deneyin.
  • Hayır demenin kötü biri olmak anlamına gelmediğini kendinize hatırlatın.
  • Sizi sürekli değersiz hissettiren ilişkileri gözden geçirin.
  • Güvenli insanlarla daha fazla zaman geçirin.

Bu küçük değişiklikler zaman içinde yeni ilişki deneyimleri oluşturabilir.


Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalıdır?

Aşağıdaki belirtiler yaşam kalitenizi etkiliyorsa bir psikiyatrist veya psikoterapistten değerlendirme almak faydalı olabilir:

Profesyonel destek yalnızca belirtileri azaltmayı değil, bu belirtilerin kökenindeki ilişki örüntülerini anlamayı da sağlar.


Sonuç

Narsistik anne veya baba ile büyümek, yalnızca zor bir çocukluk geçirmek anlamına gelmez.

Bu deneyim, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi de şekillendirebilir.

Bugün yaşadığınız sürekli onay arama ihtiyacı…

Hayır diyememek…

Kendinizi sürekli yetersiz hissetmek…

Eleştiriye karşı aşırı hassas olmak…

Bunların hiçbiri karakteriniz olmak zorunda değildir.

Belki de bunlar çocuklukta geliştirmek zorunda kaldığınız uyum stratejileridir.

Geçmiş değiştirilemez.

Ancak geçmişin bugün üzerinizde bıraktığı etki değişebilir.

İyileşme, ebeveyninizi değiştirmekle başlamaz.

İyileşme, kendinizi yeniden tanımaya cesaret etmekle başlar.

Çocukken size verilen değeri seçemezdiniz. Ama bugün kendinize nasıl davranacağınızı seçebilirsiniz.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button