Skip links
Psikiyatristburaktoprak

Somatik Belirti Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Somatik Belirti Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Çarpıntı, baş ağrısı, mide ağrısı, kas gerginliği, nefes darlığı veya açıklanamayan bedensel rahatsızlıklar… Bazen kişi yaşadığı fiziksel belirtiler nedeniyle defalarca doktora başvurabilir. Tetkikler yaptırabilir, farklı uzmanlardan görüş alabilir ve belirtilerinin nedenini anlamaya çalışabilir. Ancak bütün bu çabalara rağmen yakınmaları devam edebilir veya kişinin sağlıkla ilgili endişeleri günlük yaşamını giderek daha fazla etkileyebilir.

Bu tür durumlarda akla gelebilecek psikiyatrik tablolardan biri somatik belirti bozukluğudur. Somatik belirti bozukluğu, kişinin yaşadığı bedensel belirtilere eşlik eden yoğun düşünce, kaygı ve davranışların belirgin sıkıntıya veya günlük yaşamda işlev kaybına yol açmasıyla karakterizedir.

Burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekir: Somatik belirti bozukluğu yaşayan kişinin şikâyetleri gerçek değildir veya kişi belirtilerini bilerek ortaya çıkarmaktadır anlamına gelmez. Kişi gerçekten ağrı, yorgunluk, çarpıntı ya da başka bedensel yakınmalar yaşayabilir. Psikiyatrik değerlendirmede bu belirtilerin yanı sıra kişinin onlara verdiği anlam, yaşadığı kaygı ve belirtilerle baş etme biçimi de ele alınır.

Somatik Belirti Bozukluğu Nedir?

Somatik belirti bozukluğu, bir veya daha fazla bedensel belirtinin kişide belirgin sıkıntıya ya da günlük yaşamda bozulmaya yol açması ve bu belirtilerle ilişkili aşırı düşünce, duygu veya davranışların bulunmasıyla tanımlanan bir ruhsal bozukluktur.

Bu kişilerde ağrı, mide-bağırsak yakınmaları, baş dönmesi, halsizlik, nefes darlığı veya farklı bedensel belirtiler görülebilir. Belirtilerin mutlaka tıbbi açıdan açıklanamıyor olması gerekmez. Kişide bilinen bir fiziksel hastalık bulunmasına rağmen bu hastalıkla ilişkili kaygı ve uğraşın beklenenden çok daha yoğun olması da değerlendirmede önem taşıyabilir.

Örneğin migreni olan bir kişi ağrılarının ne zaman başlayacağını düşünerek gün boyunca kaygı yaşayabilir, işlerini erteleyebilir ve sosyal yaşamını belirgin biçimde kısıtlayabilir. Burada yalnızca migrenin varlığı değil, ağrıyla ilişkili düşünce ve davranışların kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediği de değerlendirilir.

Somatik belirti bozukluğu tanısı, kişinin şikâyetlerinin psikolojik olduğu varsayımına dayanmaz. Bedensel yakınmaların tıbbi yönü ve psikolojik yönü birlikte değerlendirilmelidir.

Somatik Belirti Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Somatik belirti bozukluğunda belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde ağrı ve fiziksel rahatsızlıklar ön plandayken bazılarında sağlıkla ilgili düşünceler ve kaygılar daha belirgindir.

1. Bedensel belirtiler

Somatik belirti bozukluğunda görülebilecek bedensel yakınmalar arasında şunlar bulunabilir:

  • Baş, boyun, sırt veya karın ağrısı
  • Kas ağrıları ve gerginlik
  • Mide bulantısı, şişkinlik veya bağırsak yakınmaları
  • Çarpıntı ve göğüste rahatsızlık hissi
  • Baş dönmesi ve sersemlik
  • Yorgunluk ve enerji azalması
  • Nefes darlığı hissi
  • Birden fazla bölgede tekrarlayan ağrılar

Bu belirtilerin hiçbiri tek başına somatik belirti bozukluğu tanısı koymak için yeterli değildir. Aynı yakınmalar çeşitli tıbbi hastalıklarda da görülebilir. Bu nedenle gerekli tıbbi değerlendirme yapılmadan belirtilerin psikolojik olduğu sonucuna varılmamalıdır.

2. Bedensel belirtilerle ilgili yoğun düşünceler

Kişi yaşadığı bir bedensel belirtiye uzun süre odaklanabilir. Örneğin hafif bir çarpıntı yaşadığında bunun ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğini düşünebilir. Ağrının geçip geçmediğini sürekli kontrol edebilir veya belirtilerin anlamını tekrar tekrar sorgulayabilir.

Bu düşünceler bazen kişinin dikkatini günlük yaşamındaki diğer konulardan uzaklaştırabilir.

3. Sağlıkla ilgili yoğun kaygı

Bedensel belirtilerin ciddi bir hastalığa işaret edebileceği düşüncesi yoğun kaygı yaratabilir. Kişi rahatlamak için sık sık doktora başvurabilir, tetkik yaptırmak isteyebilir veya yakınlarından güvence almaya çalışabilir.

Ancak bazı kişiler bunun tam tersine, kötü bir hastalık teşhisi konulacağı korkusuyla doktora gitmekten kaçınabilir. Dolayısıyla sağlıkla ilgili kaygı her zaman sık sağlık başvurusu şeklinde ortaya çıkmaz.

4. Günlük yaşamın etkilenmesi

Bedensel belirtiler ve onlarla ilişkili kaygılar kişinin işini, sosyal ilişkilerini, aile yaşamını veya günlük sorumluluklarını etkileyebilir. Kişi belirtilerinin artacağı endişesiyle seyahat etmekten, spor yapmaktan veya sosyal etkinliklere katılmaktan kaçınabilir.

Somatik Belirti Bozukluğu Neden Olur?

Somatik belirti bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynayabildiği düşünülmektedir. Her kişinin öyküsü ve belirtilerinin gelişim süreci farklı olabilir.

1. Stres ve duygusal zorlanmalar

Uzun süreli stres, kişinin bedensel duyumlarına daha fazla odaklanmasına ve bu duyumları daha rahatsız edici algılamasına katkıda bulunabilir. Kaygı ve gerginlik sırasında kasların gerilmesi, mide-bağırsak sisteminin etkilenmesi veya kalp atışlarının hızlanması gibi bedensel değişiklikler yaşanabilir.

Bu belirtilerin fark edilmesi ve tehlikeli olarak yorumlanması kaygıyı artırabilir. Artan kaygı da bedensel duyumların daha yoğun algılanmasına katkıda bulunabilir.

2. Bedensel duyumlara karşı artmış hassasiyet

Bazı kişiler bedensel duyumlarını daha yakından takip edebilir. Normalde dikkat çekmeyecek bir kas seğirmesi, mide hareketi veya kalp atımı bu kişiler için önemli bir endişe kaynağı haline gelebilir.

Burada bedensel duyumun kendisi kadar kişinin ona verdiği anlam da önemlidir. Aynı fiziksel duyum bir kişi tarafından önemsiz görülürken başka bir kişi tarafından ciddi bir hastalığın işareti olarak değerlendirilebilir.

3. Geçmiş deneyimler ve öğrenilmiş tepkiler

Geçmişte ciddi bir hastalık yaşamak, yakın birinin sağlık sorunlarına tanık olmak veya çocukluk döneminde hastalıkla ilgili yoğun kaygıların bulunduğu bir ortamda büyümek kişinin bedensel belirtilere yaklaşımını etkileyebilir.

Ancak bu deneyimlerin her kişide aynı sonucu doğurması beklenmez. Geçmiş yaşantılar, kişinin mevcut koşulları ve baş etme biçimleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

4. Kaygı ve depresif belirtiler

Somatik belirti bozukluğuna kaygı veya depresif belirtiler eşlik edebilir. Kişi hem bedensel yakınmalarla uğraşabilir hem de geleceğe yönelik endişe, mutsuzluk veya isteksizlik yaşayabilir.

Bu nedenle değerlendirme sırasında yalnızca fiziksel şikâyetlere değil, kişinin genel ruhsal durumuna da dikkat edilir.

Somatik Belirti Bozukluğu ile Hastalık Kaygısı Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?

Somatik belirti bozukluğu ve hastalık kaygısı bozukluğu zaman zaman birbirine karıştırılabilir. Her iki durumda da sağlıkla ilgili yoğun kaygılar görülebilir. Ancak belirtilerin özellikleri ve kişinin dikkatinin neye yöneldiği açısından bazı farklılıklar vardır.

Somatik belirti bozukluğunda kişinin yaşadığı bedensel belirtiler genellikle belirgindir. Kişi bu belirtilerin kendisiyle yoğun biçimde uğraşabilir, ağrının veya rahatsızlığın anlamını sürekli sorgulayabilir.

Hastalık kaygısı bozukluğunda ise kişinin ciddi bir hastalığa sahip olduğu veya ileride böyle bir hastalık geliştireceği düşüncesi ön plandadır. Bedensel belirtiler hiç olmayabilir ya da hafif düzeyde olabilir.

Bu iki durum arasında örtüşmeler bulunabilir. Kesin ayrım yalnızca belirtilerin listelenmesiyle değil, kapsamlı psikiyatrik değerlendirmeyle yapılır.

Somatik Belirti Bozukluğu ile Psikosomatik Belirtiler Aynı Şey midir?

Psikosomatik kavramı, psikolojik süreçlerle bedensel süreçlerin birbirini etkileyebileceğini ifade etmek için kullanılır. Stresin bedensel belirtiler üzerinde etkili olması oldukça yaygın bir durumdur.

Örneğin yoğun stres dönemlerinde baş ağrısı, kas gerginliği, mide rahatsızlığı veya çarpıntı yaşanabilir. Bu belirtilerin ortaya çıkması kişinin mutlaka somatik belirti bozukluğu yaşadığı anlamına gelmez.

Somatik belirti bozukluğu ise belirli tanı ölçütleri bulunan bir psikiyatrik tanıdır. Tanı koyarken bedensel belirtilerin yanı sıra kişinin bu belirtilerle ilişkili düşünce, duygu ve davranışları ile yaşadığı işlev kaybı değerlendirilir.

Somatik Belirti Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Somatik belirti bozukluğu tanısı psikiyatrik değerlendirme ile konur. Değerlendirmede kişinin bedensel yakınmaları, bu yakınmaların başlangıcı, seyri, sağlık başvuruları ve belirtilerle ilgili düşünceleri ele alınır.

Özellikle şu konular üzerinde durulur:

  • Bedensel belirtilerin ne zaman başladığı ve nasıl değiştiği
  • Belirtilerin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği
  • Kişinin belirtilerle ilgili hangi düşüncelere sahip olduğu
  • Sağlıkla ilgili kaygıların ne kadar zaman aldığı
  • Tekrarlayan kontrol, güvence arama veya kaçınma davranışlarının bulunup bulunmadığı
  • Eşlik eden depresyon, anksiyete veya başka psikiyatrik belirtiler

Gerekli görüldüğünde kişinin bedensel yakınmaları için ilgili tıbbi değerlendirmeler de yapılır. Somatik belirti bozukluğu tanısı koymak, tıbbi hastalık olasılığını göz ardı etmek anlamına gelmez.

Somatik Belirti Bozukluğu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Somatik belirti bozukluğu tedavisinde temel hedef, kişinin bedensel yakınmalarını ve bu yakınmalarla ilişkili sıkıntıyı daha işlevsel biçimde yönetmesine yardımcı olmaktır. Tedavi, kişinin belirtilerine, yaşam koşullarına ve eşlik eden psikiyatrik durumlara göre planlanır.

1. Psikoterapi

Psikoterapi, somatik belirti bozukluğunun tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi yaklaşımında kişinin bedensel duyumları nasıl yorumladığı, bu yorumların kaygıyı nasıl etkilediği ve kaygı sonrasında hangi davranışların ortaya çıktığı ele alınabilir.

Örneğin kişi kalp atışlarını fark ettiğinde “Kalbimde ciddi bir sorun var” diye düşünebilir. Bu düşünceyle birlikte kaygısı artabilir, kalp atışlarını tekrar tekrar kontrol edebilir veya fiziksel aktivitelerden uzaklaşabilir.

Terapi sürecinde bu düşüncenin kesin bir gerçek olarak kabul edilmesi yerine, hangi kanıtlara dayandığı ve başka hangi açıklamaların mümkün olduğu araştırılır. Kişinin bedensel duyumlarla ilişkisini daha esnek hale getirmesi hedeflenir.

2. Bedensel belirtilere verilen anlamın incelenmesi

Terapi sürecinde yalnızca belirtilerin ne olduğu değil, kişinin bu belirtilere ne anlam verdiği de ele alınır.

Örneğin:

  • Bu belirti ortaya çıktığında aklımdan ilk ne geçiyor?
  • Bu duyumu neden tehlikeli olarak yorumluyor olabilirim?
  • Belirtiyi kontrol etme ihtiyacı duyduğumda kısa ve uzun vadede ne oluyor?
  • Belirtiye odaklanmadığım zamanlarda yaşamımda neler değişiyor?

Bu sorular kişinin kendi düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine yardımcı olabilir.

3. İlaç tedavisi

Somatik belirti bozukluğunda her hastanın ilaç kullanması gerekmez. Ancak belirgin kaygı, depresif belirtiler veya eşlik eden başka bir psikiyatrik bozukluk bulunuyorsa ilaç tedavisi değerlendirilebilir.

Antidepresan ilaçlar bazı hastalarda eşlik eden kaygı ve depresyon belirtilerinin tedavisinde kullanılabilir. İlaç seçimi; kişinin klinik özellikleri, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar ve olası yan etkiler dikkate alınarak psikiyatrist tarafından yapılmalıdır.

İlaç tedavisi tek başına bütün bedensel yakınmaların ortadan kalkacağını garanti etmez. Tedavi planı psikoterapi ve gerekli tıbbi takip ile birlikte ele alınabilir.

4. Düzenli ve bütüncül takip

Birden fazla hekim ve sağlık kuruluşuna tekrarlayan başvurular, bazen kişinin kaygısını azaltmak yerine artırabilir. Bu nedenle kişinin bedensel yakınmalarının uygun biçimde izlenmesi ve gerekli tıbbi değerlendirmelerin koordineli yürütülmesi önemlidir.

Buradaki amaç yeni bir fiziksel belirtiyi görmezden gelmek değildir. Amaç, gerekli tıbbi kontrolleri sürdürürken belirtilerle ilişkili kaygı ve davranış örüntülerini de ele almaktır.

Somatik Belirti Bozukluğu Yaşayan Kişi Kendisine Nasıl Yardımcı Olabilir?

Somatik belirtilerle yaşamak yorucu olabilir. Kişi bir yandan bedensel rahatsızlıklarla uğraşırken diğer yandan bunların nedenini bulmaya çalışabilir. Bu süreçte bazı alışkanlıkları gözden geçirmek yararlı olabilir.

Bedensel belirtileri sürekli kontrol etme ihtiyacını fark edin

Nabzı tekrar tekrar ölçmek, vücudu sürekli taramak veya internet üzerinden belirtileri araştırmak kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak bu davranışlar zamanla kişinin dikkatini daha fazla bedensel duyumlara yöneltebilir.

Bu davranışların ne zaman ortaya çıktığını ve sonrasında kaygının nasıl değiştiğini gözlemlemek, süreci anlamak açısından yararlı olabilir. Tıbbi açıdan gerekli kontroller ise hekim önerisine göre sürdürülmelidir.

Günlük yaşamınızı yalnızca belirtilere göre düzenlemeyin

Bedensel bir rahatsızlık yaşadığınızda bütün planlarınızı iptal etmek veya günlük aktivitelerden uzaklaşmak zamanla yaşam alanınızı daraltabilir. Tıbbi açıdan sakıncalı olmayan durumlarda, yapabileceğiniz aktivitelere küçük adımlarla devam etmek önemlidir.

Kaygı ile bedensel duyum arasındaki ilişkiyi gözlemleyin

Bir bedensel belirti ortaya çıktığında yalnızca belirtinin kendisine değil, o sırada yaşadığınız duygu ve düşüncelere de dikkat edin. Kaygının belirtileri nasıl etkilediğini fark etmek, bedensel duyumları daha dengeli değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Profesyonel desteği ertelemeyin

Belirtileriniz günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa, sık sağlık başvurularına rağmen rahatlayamıyorsanız veya sağlık kaygılarınız giderek artıyorsa psikiyatrist desteği alabilirsiniz.

Ne Zaman Psikiyatrik Değerlendirme Gerekir?

Bedensel belirtilerin psikolojik süreçlerle ilişkili olabileceğini düşünmek, tıbbi değerlendirmeden vazgeçmek anlamına gelmez. Yeni başlayan, şiddetli veya değişen fiziksel yakınmaların uygun tıbbi değerlendirmesi yapılmalıdır.

Özellikle belirtiler nedeniyle günlük yaşamınız kısıtlanıyorsa, sağlıkla ilgili düşünceler gününüzün önemli bir bölümünü kaplıyorsa, sürekli güvence arama ihtiyacı duyuyorsanız veya kaygılarınız nedeniyle sosyal ve mesleki yaşamınız etkileniyorsa psikiyatrik değerlendirme yararlı olabilir.

Göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma veya ani gelişen nörolojik belirtiler gibi acil değerlendirme gerektirebilecek durumlarda psikolojik açıklama varsayımıyla hareket edilmemeli, acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Somatik belirti bozukluğu olan kişinin şikâyetleri gerçek midir?

Evet. Kişinin yaşadığı ağrı, çarpıntı, mide rahatsızlığı veya diğer bedensel yakınmalar gerçektir. Somatik belirti bozukluğu, kişinin belirtilerini uydurduğu veya bilerek ortaya çıkardığı anlamına gelmez.

Somatik belirti bozukluğu psikolojik midir?

Somatik belirti bozukluğu psikiyatrik bir tanıdır. Ancak bu tanı, bedensel belirtilerin yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıktığını göstermez. Tıbbi ve psikolojik etkenler birlikte değerlendirilmelidir.

Somatik belirti bozukluğu kendiliğinden geçer mi?

Belirtilerin seyri kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde zaman içinde azalma görülebilir. Ancak belirtiler devam ediyor, tekrarlıyor veya günlük yaşamı etkiliyorsa profesyonel destek alınması uygun olur.

Somatik belirti bozukluğu tedavi edilebilir mi?

Evet. Psikoterapi, gerekli durumlarda ilaç tedavisi ve düzenli tıbbi takip ile belirtilerle ilişkili sıkıntının azaltılması ve günlük yaşamın iyileştirilmesi hedeflenebilir.

Somatik belirti bozukluğunda antidepresan kullanılır mı?

Her hastada antidepresan kullanılması gerekmez. Belirgin kaygı veya depresif belirtiler bulunması durumunda ilaç tedavisi psikiyatrist tarafından değerlendirilebilir.

Somatik belirti bozukluğu ile panik atak aynı mıdır?

Hayır. Panik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku veya rahatsızlık dönemidir. Somatik belirti bozukluğunda ise bedensel belirtilerle ilişkili yoğun düşünce, kaygı ve davranışlar ön plandadır. İki durum aynı kişide birlikte de görülebilir.

Sonuç: Bedensel Belirtileri Anlamak, Onlarla Kurulan İlişkiyi de Anlamaktır

Bedensel belirtiler insan yaşamının doğal bir parçasıdır. Ancak bazı durumlarda bu belirtilerle ilgili kaygı, kontrol etme ve güvence arama davranışları kişinin yaşamını belirgin biçimde etkileyebilir. Somatik belirti bozukluğunda önemli olan, kişinin yaşadığı yakınmaları küçümsemeden hem bedensel hem de psikolojik boyutları birlikte değerlendirmektir.

Doğru değerlendirme ve kişiye uygun tedavi yaklaşımıyla kişinin bedensel belirtilerle ilişkisini daha işlevsel hale getirmek, günlük yaşamını yeniden genişletmek ve yaşadığı sıkıntıyı azaltmak mümkün olabilir.

Bedensel yakınmalarınız ve sağlıkla ilgili kaygılarınız yaşamınızı etkiliyorsa psikiyatrik değerlendirme için Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile iletişime geçebilirsiniz.

 

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button