Skip links
istanbul psikiyatrist 1 1

Sağlık Anksiyetesi (Hastalık Hastalığı) Nedir? Sürekli Hasta Olacağınızı Düşünüyorsanız…

Sağlık Anksiyetesi (Hastalık Hastalığı) Nedir? Sürekli Hasta Olacağınızı Düşünüyorsanız…

Vücudunuzdaki en küçük değişikliği ciddi bir hastalığın belirtisi olarak yorumluyor musunuz?

Baş ağrınız olduğunda beyin tümörü, göğüs ağrısı yaşadığınızda kalp krizi, cildinizde oluşan küçük bir lekeyi kanser belirtisi olarak düşünmeye başlıyor musunuz?

İnternette saatlerce belirtilerinizi araştırıyor, doktor muayenesinden sonra kısa süre rahatlıyor ancak birkaç gün içinde yeniden endişeleniyor musunuz?

Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa yalnız değilsiniz.

Birçok insan zaman zaman sağlığıyla ilgili kaygılar yaşayabilir.

Ancak bu kaygılar sürekli hâle geldiğinde, kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilir.

Bu durum psikiyatride Sağlık Anksiyetesi olarak adlandırılır.

Geçmiş yıllarda Hipokondriyazis veya halk arasında bilinen adıyla Hastalık Hastalığı olarak ifade edilen bu durum, kişinin ciddi bir hastalığı olduğuna veya yakında ciddi bir hastalığa yakalanacağına ilişkin yoğun korkular yaşamasıyla karakterizedir.

Sağlık anksiyetesi yaşayan kişiler çoğu zaman gerçekten fiziksel belirtiler hisseder.

Ancak sorun belirtilerin varlığından çok, bu belirtilerin sürekli en kötü senaryoyla yorumlanmasıdır.

Bu nedenle kişi tekrar tekrar doktorlara başvurabilir, tetkik yaptırabilir veya tam tersine kötü bir sonuç alma korkusuyla doktora gitmekten tamamen kaçınabilir.

Sağlık anksiyetesi yalnızca fiziksel sağlığı değil; iş yaşamını, aile ilişkilerini, sosyal hayatı ve psikolojik iyi oluşu da önemli ölçüde etkileyebilir.

Bu yazıda sağlık anksiyetesinin ne olduğunu, belirtilerini, nedenlerini, panik bozukluk ve Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile farklarını ve tedavi seçeneklerini bilimsel bilgiler ışığında ayrıntılı olarak ele alacağız.


Sağlık Anksiyetesi Nedir?

Sağlık anksiyetesi, kişinin ciddi bir hastalığı olduğuna veya yakında ciddi bir hastalığa yakalanacağına ilişkin yoğun ve sürekli kaygılar yaşadığı psikolojik bir durumdur.

Bu kaygılar çoğu zaman gerçek tıbbi bulgularla açıklanamayacak kadar yoğundur.

Kişi defalarca muayene olabilir, kan tahlilleri yaptırabilir veya görüntüleme yöntemlerine başvurabilir.

Test sonuçları normal olsa bile rahatlama genellikle kısa sürer.

Birkaç gün veya birkaç hafta sonra yeni bir belirti fark edilir ve endişe yeniden başlar.

Böylece kişi kendisini bitmek bilmeyen bir sağlık kaygısı döngüsünün içinde bulabilir.


Hastalık Hastalığı ile Sağlık Anksiyetesi Aynı Şey midir?

Evet, büyük ölçüde aynı durumu ifade eder.

Eskiden psikiyatride bu tablo Hipokondriyazis (Hypochondriasis) olarak adlandırılıyordu.

Günümüzde ise uluslararası tanı sınıflamalarında daha çok Illness Anxiety Disorder (Sağlık Anksiyetesi Bozukluğu) terimi kullanılmaktadır.

Bu değişiklik, kişinin gerçekten hasta olduğuna inanmasından çok, hastalık yaşama korkusunun ön planda olduğunu vurgulamak amacıyla yapılmıştır.


Sağlık Anksiyetesinin Belirtileri Nelerdir?

Sağlık anksiyetesi kişiden kişiye farklı şekillerde görülebilir.

En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Vücuttaki en küçük değişikliği ciddi hastalık belirtisi olarak yorumlamak
  • Sürekli kanser, kalp krizi veya beyin tümörü olacağından korkmak
  • İnternette belirtileri saatlerce araştırmak
  • Sık sık nabız, tansiyon veya vücudu kontrol etmek
  • Doktorlardan sürekli güvence istemek
  • Normal test sonuçlarına rağmen rahatlayamamak
  • Sağlıkla ilgili haberlerden yoğun şekilde etkilenmek
  • Yakınlarının hastalıklarından sonra kendisinin de aynı hastalığa yakalanacağını düşünmek
  • Vücudunu sürekli dinlemek ve yeni belirtiler aramak
  • Sağlık nedeniyle günlük yaşamın önemli bölümünü kaygıyla geçirmek

Sağlık Anksiyetesinde Gerçekten Fiziksel Belirtiler Olur mu?

Evet.

Bu durum sağlık anksiyetesi yaşayan kişilerin en çok zorlandığı noktalardan biridir.

Kaygı yalnızca zihinde yaşanan bir süreç değildir.

Yoğun anksiyete sırasında;

  • Çarpıntı,
  • Nefes darlığı,
  • Baş dönmesi,
  • Kas gerginliği,
  • Mide şikâyetleri,
  • Göğüs ağrısı,
  • Uyuşma ve karıncalanma

gibi fiziksel belirtiler gerçekten ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler hissedildikçe kişi daha fazla kaygılanır.

Kaygı arttıkça belirtiler de şiddetlenebilir.

Böylece kendi kendini besleyen bir döngü oluşabilir.


Neden Sürekli En Kötü Senaryoyu Düşünürüz?

Sağlık anksiyetisinde zihnin temel eğilimi, belirsiz bir belirtiyi en kötü ihtimalle açıklamaktır.

Örneğin;

  • Basit bir baş ağrısı → Beyin tümörü
  • Kas ağrısı → ALS
  • Çarpıntı → Kalp krizi
  • Ciltte küçük bir ben → Cilt kanseri

Bu düşünce biçimine psikolojide felaketleştirme adı verilir.

Kişi en olası açıklamayı değil, en korkutucu ihtimali gerçekmiş gibi değerlendirmeye başlayabilir.

İnternette Sürekli Hastalık Araştırmak (Cyberchondria)

Sağlık anksiyetesi yaşayan birçok kişi belirtilerini anlamaya çalışırken internete başvurur.

İlk bakışta bu oldukça mantıklı görünür.

Sonuçta kişi yalnızca bilgi edinmek istemektedir.

Ancak çoğu zaman bu araştırmalar kaygıyı azaltmak yerine daha da artırabilir.

Psikolojide bu durum Cyberchondria (Siberkondri) olarak adlandırılır.

Kişi küçük bir belirtiyi arama motoruna yazdığında karşısına çoğu zaman en ciddi hastalıklar çıkabilir.

Örneğin;

  • “Baş ağrısı”
  • “Kol uyuşması”
  • “Lenf bezi şişliği”
  • “Karın ağrısı”

gibi belirtiler araştırıldığında nadir fakat ciddi hastalıklarla ilgili bilgiler de görülebilir.

Bu durum kaygıyı artırabilir ve kişi daha fazla araştırma yapmaya başlayabilir.

Böylece şu döngü oluşabilir:

Belirti → Google’da araştırma → Kaygının artması → Daha fazla araştırma → Daha fazla kaygı

Bu döngü çoğu zaman saatler sürebilir ve kişinin zihni sürekli sağlıkla ilgili düşüncelerle meşgul olabilir.


Sürekli Vücudu Kontrol Etme Davranışı

Sağlık anksiyetesinde sık görülen davranışlardan biri de bedenin sürekli kontrol edilmesidir.

Kişi farkında olmadan;

  • Nabzını sık sık ölçebilir.
  • Tansiyonunu tekrar tekrar kontrol edebilir.
  • Boynundaki lenf bezlerini yoklayabilir.
  • Cildindeki benleri inceleyebilir.
  • Aynada göz bebeklerini veya dilini kontrol edebilir.
  • Kalp atışlarını sürekli dinleyebilir.

Bu davranışların amacı tehlikeyi erken fark etmektir.

Ancak sürekli kontrol etmek, kişinin normal bedensel duyumlarını daha fazla fark etmesine neden olabilir.

Bu da kaygının artmasına katkıda bulunabilir.


Doktor Doktor Gezme ve Güvence Arama

Sağlık anksiyetesinde kişi çoğu zaman yalnızca belirtilerinden değil, belirsizlikten de rahatsız olur.

Bu nedenle tekrar tekrar doktorlara başvurabilir.

Yapılan muayeneler ve tetkikler normal çıktığında kısa süreli rahatlama yaşanabilir.

Ancak bu rahatlama genellikle kalıcı olmaz.

Birkaç gün sonra yeni bir belirti fark edilir ve süreç yeniden başlar.

Bazı kişiler ise bunun tam tersini yaşayabilir.

Ciddi bir hastalık çıkacağı korkusuyla doktora gitmekten tamamen kaçınabilir.

Her iki durumda da temel sorun belirsizliğe tahammül etmekte zorlanmaktır.


Kanser Olacağım Korkusu Neden Bu Kadar Yaygındır?

Sağlık anksiyetesinde en sık görülen korkulardan biri kanser olma korkusudur.

Bunun birkaç nedeni vardır.

  • Kanser toplumda en çok korkulan hastalıklardan biridir.
  • Belirtileri birçok farklı hastalıkla benzerlik gösterebilir.
  • İnternette çok fazla bilgi bulunur.
  • Yakın çevrede yaşanan kanser öyküleri kaygıyı artırabilir.

Bu nedenle kişi sıradan bedensel belirtileri bile kanser belirtisi olarak yorumlayabilir.

Oysa tek başına bir belirti, çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez.

Sağlıklı değerlendirme için tıbbi muayene gerekir.


Sağlık Anksiyetesi ile Panik Atak Arasındaki Fark

Bu iki durum birbirine benzeyebilir ancak aynı değildir.

Panik atakta kişi aniden başlayan yoğun fiziksel belirtiler yaşar.

Çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve baş dönmesi sırasında kalp krizi geçirdiğini düşünebilir.

Sağlık anksiyetesinde ise temel sorun yalnızca panik anı değildir.

Kişi günün büyük bölümünde ciddi bir hastalığı olduğuna dair düşüncelerle meşgul olabilir.

Panik bozuklukta korku daha çok panik atağın kendisidir.

Sağlık anksiyetesinde ise korku ciddi bir hastalığa sahip olmaktır.


Sağlık Anksiyetesi ile OKB Arasındaki Fark

Sağlık anksiyetesi ile OKB arasında önemli benzerlikler vardır.

Her iki durumda da kişi yoğun kaygı yaşayabilir ve güvence arama davranışları geliştirebilir.

Ancak bazı farklılıklar bulunur.

Sağlık anksiyetesinde kişi gerçekten hasta olduğuna inanma eğilimindedir.

OKB’de ise kişi çoğu zaman düşüncelerinin mantıksız olabileceğinin farkındadır ancak yine de kaygısını durduramaz.

Örneğin;

  • Sağlık anksiyetesinde “Kanser olmuş olabilirim.”
  • OKB’de ise “Ya kansersem?” düşüncesi baskın olabilir.

Bu iki durum bazen birlikte de görülebilir ve ayırıcı değerlendirme için psikiyatrik değerlendirme gerekebilir.


Sağlık Anksiyetesi Nasıl Tedavi Edilir?

Sağlık anksiyetesi tedavi edilebilen bir durumdur.

Tedavinin amacı, kişinin sağlığıyla hiç ilgilenmemesi değildir.

Asıl hedef; bedensel belirtileri daha gerçekçi değerlendirebilmek, belirsizliğe tahammülü artırmak ve sağlıkla ilgili kaygıların yaşamı yönetmesini önlemektir.

Tedavi planı kişinin belirtilerinin şiddetine, eşlik eden ruhsal sorunlara ve günlük yaşam üzerindeki etkilerine göre değişebilir.


Psikoterapi Sağlık Anksiyetesinde Nasıl Yardımcı Olur?

Sağlık anksiyetesinde en etkili yaklaşımlardan biri psikoterapidir.

Psikoterapide amaç yalnızca kişiye “Hasta değilsiniz.” demek değildir.

Çünkü sağlık anksiyetisinde sorun bilgi eksikliği değil, zihnin belirsizliği tehdit olarak yorumlama eğilimidir.

Terapi sürecinde;

  • Felaketleştirme eğilimi fark edilir.
  • Belirsizliğe tahammül geliştirilir.
  • Sürekli beden kontrolü davranışları azaltılır.
  • Google’da hastalık araştırma döngüsü ele alınır.
  • Güvence arama davranışları üzerinde çalışılır.
  • Sağlıkla ilgili düşüncelerle daha esnek ilişki kurulması hedeflenir.

Bilimsel çalışmalar özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) yaklaşımlarının sağlık anksiyetesinde etkili olabileceğini göstermektedir.


İlaç Tedavisi Gerekli midir?

Her sağlık anksiyetesi yaşayan kişinin ilaç kullanması gerekmez.

Ancak belirtiler çok yoğunsa, günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa veya depresyon, panik bozukluk ya da yaygın anksiyete bozukluğu gibi başka ruhsal sorunlar da eşlik ediyorsa psikiyatrist tarafından ilaç tedavisi değerlendirilebilir.

İlaç tedavisi mutlaka psikiyatri uzmanının değerlendirmesi ve önerisi doğrultusunda planlanmalıdır.


Sağlık Anksiyetesi Olan Kişilerin Yapmaması Gereken Hatalar

İyi niyetle yapılan bazı davranışlar farkında olmadan sağlık kaygısını sürdürebilir.

Örneğin;

  • Belirtileri sürekli Google’da araştırmak,
  • Vücudu tekrar tekrar kontrol etmek,
  • Sürekli doktor değiştirmek,
  • Yakınlardan devamlı güvence istemek,
  • Sağlık haberlerini saatlerce takip etmek,
  • En kötü senaryoya odaklanmak.

Bu davranışlar kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygı döngüsünün devam etmesine neden olabilir.


Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalıdır?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir psikiyatrist veya psikologdan değerlendirme almak faydalı olabilir:

  • Sağlıkla ilgili düşünceler günün önemli bölümünü kaplıyorsa,
  • Normal tıbbi sonuçlara rağmen rahatlayamıyorsanız,
  • İnternette belirtileri araştırmaya saatler harcıyorsanız,
  • Sık sık doktor değiştiriyor veya sürekli tetkik yaptırma ihtiyacı hissediyorsanız,
  • Kaygılarınız iş, aile veya sosyal yaşamınızı etkilemeye başladıysa.

Erken dönemde alınan profesyonel destek, sağlık anksiyetesinin kronikleşmesini önlemeye yardımcı olabilir.


Sonuç

Sağlık anksiyetesi, kişinin gerçekten hasta olmasından çok, hasta olma ihtimaliyle ilgili yoğun kaygılar yaşadığı bir durumdur.

Bu kaygılar tamamen hayal ürünü değildir; kişi çoğu zaman gerçek bedensel belirtiler hisseder.

Ancak zihnin bu belirtileri sürekli en kötü senaryoyla yorumlaması, kaygının sürmesine neden olabilir.

Tekrar tekrar araştırmak, güvence aramak veya vücudu kontrol etmek kısa süreli rahatlama sağlayabilir.

Fakat uzun vadede bu davranışlar sağlık kaygısını besleyebilir.

Psikolojik iyileşme; tüm hastalık ihtimallerinden kesin olarak emin olmak değil, belirsizlikle yaşayabilmeyi öğrenmektir.

Gerçek güvence, her belirtiyi kontrol etmekten değil; belirsizliğe rağmen yaşamaya devam edebileceğinize güvenebilmekten gelir.


İlgili Yazılar

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button