Skip links

TMS Tedavisi Öncesinde ve Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?

TMS Tedavisi Öncesinde ve Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?

TMS tedavisi, özellikle depresyon başta olmak üzere bazı psikiyatrik durumlarda kullanılan, beyin bölgelerini kontrollü manyetik uyarılarla etkilemeyi amaçlayan non-invaziv bir tedavi yöntemidir. Cerrahi bir işlem olmaması ve standart rTMS uygulamalarında genel anestezi gerektirmemesi nedeniyle günlük yaşamla birlikte sürdürülebilen tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Ancak TMS tedavisinin yalnızca seans sırasında uygulanan manyetik uyarılardan ibaret olduğunu düşünmek doğru değildir. Tedavi öncesinde doğru psikiyatrik değerlendirme yapılması, kişinin tıbbi özelliklerinin ve kullandığı ilaçların gözden geçirilmesi, uygun TMS protokolünün belirlenmesi ve tedavi sonrasında yanıtın takip edilmesi tedavinin önemli parçalarıdır.

Özellikle “TMS tedavisine başlamadan önce ne yapılmalı?”, “TMS tedavisi sırasında nelere dikkat edilmeli?”, “TMS sonrasında işe gidilebilir mi?”, “TMS bittikten sonra depresyon tekrarlar mı?” gibi sorular tedavi planlayan kişilerin en sık merak ettiği konular arasındadır.

Bu yazıda TMS tedavisi öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenleri, tedavi sürecinde hastaların bilmesi gereken önemli noktaları ve TMS hakkında sık karşılaşılan yanlış beklentileri ayrıntılı olarak ele alacağız.

1. TMS Tedavisi Öncesinde Psikiyatrik Değerlendirme Neden Önemlidir?

TMS tedavisinin uygun olup olmadığına karar vermeden önce kişinin psikiyatrik durumunun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir. Çünkü depresyon tanısının bulunması tek başına TMS uygulanması için yeterli değildir.

Psikiyatrist tarafından öncelikle kişinin mevcut tanısı, belirtilerin şiddeti, hastalığın ne kadar süredir devam ettiği, daha önce uygulanan tedaviler ve bu tedavilere verilen yanıt değerlendirilir.

Özellikle depresyon nedeniyle TMS düşünülüyorsa daha önce kullanılan antidepresanların hangi dozlarda ve ne kadar süreyle kullanıldığı, tedavinin neden değiştirildiği ve ilaçların yeterince tolere edilip edilmediği önem taşıyabilir.

Değerlendirmede hangi konular ele alınır?

  • Mevcut psikiyatrik tanı
  • Depresyon belirtilerinin şiddeti
  • Hastalığın süresi ve seyri
  • Daha önce kullanılan antidepresanlar
  • İlaçlara verilen yanıt
  • İlaçların yan etkileri
  • Daha önce uygulanan psikoterapiler
  • Daha önce uygulanmış TMS veya diğer beyin uyarım tedavileri
  • Eşlik eden psikiyatrik hastalıklar
  • Nörolojik hastalıklar
  • Nöbet veya epilepsi öyküsü
  • Vücutta bulunan metalik veya elektronik implantlar

Bu değerlendirme sonucunda TMS’nin kişinin tedavi planındaki yeri belirlenir.

2. TMS Tedavisine Başlamadan Önce Hangi Tıbbi Bilgiler Paylaşılmalı?

TMS tedavisi öncesinde doktorunuza sağlık geçmişinizle ilgili doğru ve eksiksiz bilgi vermeniz önemlidir. Özellikle manyetik alanla etkileşebilecek implantlar ve nöbet öyküsü gibi konular güvenlik değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Kalp pili, beyin stimülatörü, koklear implant veya baş ve boyun bölgesinde metalik implant bulunan kişilerin bu durumu mutlaka sağlık ekibine bildirmesi gerekir.

Ayrıca daha önce geçirilmiş nöbetler, epilepsi, ciddi nörolojik hastalıklar ve kullanılan tüm ilaçlar değerlendirmeye alınmalıdır.

Doktorunuza mutlaka bildirmeniz gereken durumlar

  • Epilepsi veya daha önce geçirilmiş nöbet
  • Nörolojik hastalıklar
  • Kalp pili
  • Elektronik tıbbi implantlar
  • Beyin stimülatörü
  • Koklear implant
  • Baş bölgesinde metalik implant
  • Beyin içerisinde metalik yabancı cisim
  • Düzenli kullanılan ilaçlar
  • Gebelik veya gebelik planı
  • Daha önce yaşanan TMS tedavileri

3. TMS Tedavisi Öncesinde İlaçlar Bırakılır mı?

TMS tedavisine başlanacak olması, kişinin kullandığı psikiyatrik ilaçların otomatik olarak kesilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Bazı hastalarda mevcut antidepresan tedavisi TMS ile birlikte sürdürülebilir. Bazı hastalarda ise klinik durum nedeniyle ilaç tedavisinin değiştirilmesi veya yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Burada önemli olan, ilaçların TMS nedeniyle kendi kendine bırakılmamasıdır. Özellikle antidepresanların veya başka psikiyatrik ilaçların aniden kesilmesi bazı kişilerde yoksunluk benzeri belirtilere veya psikiyatrik belirtilerin kötüleşmesine neden olabilir.

Bu nedenle ilaç tedavisinde değişiklik yapılması gerekiyorsa süreç psikiyatrist tarafından planlanmalıdır.

4. TMS Tedavisi Öncesinde Kan Tahlili Yapılır mı?

TMS doğrudan kan değerlerini değiştiren bir tedavi değildir. Bu nedenle her hastaya TMS öncesinde standart olarak aynı kan tahlillerinin yapılması gerektiği söylenemez.

Ancak kişinin genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar veya psikiyatrik belirtilerin altında başka bir tıbbi durumdan şüphelenilmesi halinde doktor gerekli gördüğü laboratuvar incelemelerini isteyebilir.

Örneğin depresyon belirtilerinin değerlendirilmesi sırasında tiroid fonksiyonları, kansızlık veya başka metabolik sorunlar klinik olarak gerekli görülürse ayrıca araştırılabilir.

5. TMS Tedavisi Öncesinde Beyin MR’ı Çekilir mi?

TMS tedavisi öncesinde her hastaya rutin olarak beyin MR’ı çekilmesi gerektiği söylenemez.

TMS’de hedef bölgenin belirlenmesi kullanılan cihaz ve protokole göre farklı yöntemlerle yapılabilir. Bazı uygulamalarda kişinin anatomik özellikleri veya mevcut tıbbi durumu nedeniyle ek görüntüleme gerekli olabilir.

Bu nedenle MR gerekip gerekmediği kişinin klinik durumuna ve uygulanacak TMS protokolüne göre belirlenmelidir.

6. TMS Tedavisi Öncesinde Saç veya Kafa Derisiyle İlgili Hazırlık Gerekir mi?

Standart TMS uygulamasında cerrahi bir hazırlık yapılmaz. Saçların kesilmesi veya özel bir işlem uygulanması genellikle gerekli değildir.

Ancak tedavi sırasında bobinin kafa derisine uygun şekilde yerleştirilmesi gerektiğinden kişinin tedavi merkezinin uygulama öncesi talimatlarına uyması önemlidir.

7. TMS Tedavisi Öncesinde Yemek Yenilebilir mi?

TMS standart uygulamada anestezi gerektirmediği için açlık gerektiren cerrahi işlemlerden farklıdır.

Ancak kişinin seans öncesinde kendisini rahat hissedeceği şekilde beslenmesi ve tedavi merkezinin özel önerilerine uyması uygun olur.

Özellikle uzun süre aç kalmak bazı kişilerde halsizlik veya baş dönmesi gibi yakınmalara neden olabilir.

8. TMS Tedavisi Öncesinde Kahve İçilebilir mi?

Kahve ve diğer kafeinli içeceklerin kullanımı kişinin genel sağlık durumu ve özellikle anksiyete ile uyku belirtileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

TMS öncesinde kahve içilmesi konusunda herkese uygulanabilecek tek bir kural bulunmaz. Tedavi merkezinin özel bir önerisi varsa buna uyulmalıdır.

9. TMS Tedavisi Öncesinde Alkol Kullanılabilir mi?

TMS tedavisi planlanan kişinin alkol kullanımının ayrıca değerlendirilmesi önemlidir. Alkol; uyku düzeni, depresyon belirtileri, anksiyete ve kullanılan psikiyatrik ilaçlarla ilişkili olabilir.

Özellikle yoğun veya düzenli alkol kullanımı söz konusuysa bunun psikiyatristle paylaşılması gerekir.

TMS tedavisinin etkinliğini yalnızca seansın kendisi belirlemez. Kişinin genel psikiyatrik durumu ve tedaviye uyumu da önemlidir.

10. TMS Tedavisi Sırasında Hasta Ne Hisseder?

TMS sırasında hasta genellikle uyanıktır. Başın belirli bir bölgesine yerleştirilen manyetik bobin aracılığıyla kontrollü uyarılar uygulanır.

Seans sırasında cihazın çıkardığı tıklama benzeri sesler duyulabilir. Manyetik uyarıların uygulandığı bölgede kafa derisinde hafif vurma, karıncalanma veya basınç hissi oluşabilir.

Bazı kişilerde yüz veya kafa bölgesindeki kaslarda kısa süreli hareketler görülebilir.

Özellikle ilk seanslarda uygulamaya alışana kadar hafif rahatsızlık veya baş ağrısı ortaya çıkabilir.

11. TMS Tedavisi Ağrılı Bir İşlem midir?

TMS cerrahi bir işlem değildir ve genel olarak iyi tolere edilir. Bununla birlikte bazı kişilerde uygulama sırasında kafa derisinde rahatsızlık veya ağrı hissedilebilir.

Rahatsızlığın düzeyi kişiden kişiye değişebilir. Uygulama parametreleri ve kişinin tedaviye alışması da bu deneyimi etkileyebilir.

Şiddetli veya alışılmadık bir ağrı ortaya çıkarsa tedaviyi uygulayan sağlık ekibine bilgi verilmelidir.

12. TMS Tedavisi Sırasında İşitme Koruması Kullanılır mı?

TMS cihazları seans sırasında belirgin tıklama ve vurma benzeri sesler oluşturabilir. Bu nedenle işitmenin korunması amacıyla uygun işitme korumasının kullanılması önerilir.

İşitme koruması kullanımı TMS güvenlik uygulamalarının önemli parçalarından biridir.

13. TMS Tedavisi Kaç Dakika Sürer?

TMS seansının süresi kullanılan protokole göre değişebilir. Bazı protokoller daha uzun sürerken bazı modern protokoller daha kısa sürede uygulanabilir.

Bu nedenle “TMS seansı kesin olarak şu kadar dakika sürer” şeklinde tek bir süre vermek doğru değildir.

İlk seansta hedef bölgenin ve kişisel uyarım parametrelerinin belirlenmesi nedeniyle süreç sonraki seanslardan farklı olabilir.

14. TMS Tedavisi Her Gün Yapılır mı?

TMS tedavisi genellikle tek bir seansla sınırlı değildir ve belirli bir program dahilinde tekrarlanır.

Seans sıklığı kullanılan protokole, tedavi edilen hastalığa ve kişinin klinik durumuna göre değişebilir.

Bu nedenle tedavi programının internet üzerindeki standart bir seans sayısından kopyalanması yerine, kişiye ve kullanılan protokole göre planlanması gerekir.

15. TMS Tedavisi Sırasında Çalışmaya Devam Edilebilir mi?

TMS’nin önemli özelliklerinden biri, standart rTMS uygulamasında genel anestezi gerektirmemesidir. Bu nedenle uygun hastaların önemli bir bölümü tedavi sürecinde günlük yaşamını sürdürebilir.

Seansların düzenli olarak tekrarlanması gerektiğinden kişinin iş veya okul programının tedavi saatlerine göre düzenlenmesi gerekebilir.

İlk seanslardan sonra kişinin kendisini nasıl hissettiğini gözlemlemesi faydalı olabilir.

16. TMS Tedavisi Sonrasında Araç Kullanılabilir mi?

Standart TMS uygulaması genel anestezi altında yapılmadığı için tedavi sonrası araç kullanma konusu anestezi uygulanan işlemlerden farklıdır.

Bununla birlikte kişinin seans sonrasında kendisini nasıl hissettiği önemlidir. Belirgin baş dönmesi, ciddi rahatsızlık veya başka bir yakınma varsa araç kullanılmamalıdır.

Özellikle ilk seanslarda bireysel tolerans gözlemlenmelidir.

17. TMS Tedavisi Sonrasında İşe Gidilebilir mi?

Uygun hastaların çoğunda TMS tedavisi sonrasında günlük yaşam aktivitelerine devam etmek mümkündür.

Ancak tedavi sonrasında baş ağrısı, kafa derisinde hassasiyet veya yorgunluk gibi geçici yakınmalar oluşabilir.

Bu nedenle ilk seanslarda kişinin tedaviye verdiği yanıtı gözlemlemesi ve çalışma programını buna göre düzenlemesi yararlı olabilir.

18. TMS Tedavisi Sonrasında Dinlenmek Gerekir mi?

TMS sonrasında mutlaka uzun süre yatakta dinlenmek gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur.

Ancak kişinin kendisini yorgun veya rahatsız hissetmesi durumunda kısa süreli dinlenmek uygun olabilir.

Tedavi sonrasında ortaya çıkan belirtilerin şiddetli olması veya giderek artması halinde sağlık ekibine bilgi verilmelidir.

19. TMS Tedavisinin En Sık Görülen Yan Etkileri Nelerdir?

TMS genel olarak iyi tolere edilen bir tedavi yöntemidir. Ancak her tıbbi tedavide olduğu gibi olası yan etkileri bulunmaktadır.

Sık karşılaşılabilecek yakınmalar

  • Baş ağrısı
  • Kafa derisinde hassasiyet
  • Uygulama bölgesinde rahatsızlık
  • Yüz veya kafa kaslarında kısa süreli hareketler
  • Seans sırasında rahatsızlık hissi

Bu yakınmalar çoğunlukla hafif ve geçici olabilir.

20. TMS Tedavisinin Nadir Ama Önemli Riski Nedir?

TMS’nin nadir ancak önemli risklerinden biri nöbettir. Risk genel olarak düşük olmakla birlikte tamamen sıfır değildir.

Bu nedenle tedavi öncesinde epilepsi veya nöbet öyküsünün değerlendirilmesi önemlidir. Kullanılan protokol ve uyarım parametreleri de güvenlik açısından önem taşır.

Nöbet öyküsü bulunan kişilerin TMS tedavisi açısından mutlaka bireysel değerlendirmeden geçirilmesi gerekir.

21. TMS Tedavisi Sırasında Nöbet Olursa Ne Yapılır?

TMS uygulamasının uygun güvenlik prosedürlerine sahip sağlık ortamında gerçekleştirilmesi bu nedenle önemlidir.

Nöbet veya nöbet şüphesi gelişmesi durumunda uygulama sonlandırılır ve kişinin tıbbi durumu değerlendirilir. Sonrasında TMS’nin devam edip etmeyeceğine ilişkin karar yeniden değerlendirilir.

Tedavi öncesinde nöbet riskini artırabilecek faktörlerin mümkün olduğunca belirlenmesi güvenlik açısından önemlidir.

22. TMS Tedavisi Kimlere Uygun Olmayabilir?

TMS herkes için uygun değildir. Özellikle baş bölgesinde veya manyetik alana yakın bölgelerde bulunan bazı metalik ya da elektronik implantlar önemli güvenlik sorunları oluşturabilir.

Özel değerlendirme gerektiren durumlar

  • Kalp pili veya elektronik implantlar
  • Beyin stimülatörleri
  • Koklear implantlar
  • Baş bölgesinde belirli metalik implantlar
  • Beyin içerisinde metalik yabancı cisim
  • Epilepsi veya nöbet öyküsü
  • Önemli nörolojik hastalıklar

Kesin uygunluk değerlendirmesi kullanılan TMS sistemi ve kişinin özelliklerine göre yapılmalıdır.

23. TMS Tedavisi Gebelikte Uygulanabilir mi?

Gebelik sırasında psikiyatrik tedavi planlanırken anne ve bebeğin güvenliği birlikte değerlendirilmelidir.

TMS’nin gebelik döneminde uygulanıp uygulanmayacağı kişinin psikiyatrik durumunun şiddeti, alternatif tedaviler, mevcut klinik ihtiyaç ve kullanılacak protokol gibi faktörlere bağlı olarak değerlendirilmelidir.

Gebelik veya gebelik planı bulunan kişilerin bunu TMS tedavisi öncesinde psikiyatristine bildirmesi önemlidir.

24. TMS Tedavisi Bipolar Depresyonda Kullanılır mı?

Bipolar bozuklukta depresif dönemlerin tedavisi, tek kutuplu depresyondan farklı özellikler taşıyabilir.

Bu nedenle bipolar bozukluğu olan bir kişide TMS değerlendirilirken daha önce yaşanan mani veya hipomani dönemleri, mevcut duygudurum, kullanılan ilaçlar ve hastalığın genel seyri dikkate alınmalıdır.

TMS’nin bipolar depresyondaki yeri kişisel psikiyatrik değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.

25. TMS Tedavisi OKB’de Kullanılır mı?

TMS bazı hastalarda obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde de kullanılabilir. Ancak OKB için kullanılan protokoller depresyon tedavisinde kullanılan protokollerle aynı değildir.

Hangi cihazın kullanılacağı, hedeflenen beyin bölgesi ve uygulanan protokol önemlidir.

Bu nedenle “TMS OKB’yi tedavi eder” şeklinde genel bir ifade yerine, belirli cihaz ve protokollerin belirli endikasyonlar açısından değerlendirilmesi gerektiği söylenmelidir.

26. TMS Tedavisinden Sonra Depresyon Hemen Düzelir mi?

TMS’nin etkisi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler tedavinin erken dönemlerinde belirtilerinde değişiklik fark ederken, bazı kişilerde daha belirgin yanıt tedavinin ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilir.

Bu nedenle birkaç seanstan sonra kesin sonuç çıkarmak her zaman doğru değildir.

Tedavi yanıtı seanslar boyunca klinik olarak takip edilmeli ve gerektiğinde standart değerlendirme ölçeklerinden yararlanılmalıdır.

27. TMS Tedavisinden Sonra Depresyon Tekrarlar mı?

TMS’ye iyi yanıt alınmış olması depresyonun yaşam boyunca tekrar etmeyeceği anlamına gelmez.

Depresyon bazı kişilerde tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle TMS sonrasında da psikiyatrik takip önemini korur.

Belirtilerin yeniden ortaya çıkması durumunda kişinin mevcut durumu değerlendirilerek ilaç tedavisi, psikoterapi, yeniden TMS veya diğer tedavi seçenekleri gündeme getirilebilir.

28. TMS Tedavisi Sonrasında İdame Tedavisi Gerekir mi?

İdame tedavisinin gerekip gerekmediği her hasta için aynı değildir.

Kişinin daha önceki depresyon atakları, hastalığın tekrarlama eğilimi, TMS’ye verdiği yanıt ve mevcut tedavi planı birlikte değerlendirilir.

Bazı kişilerde düzenli psikiyatrik takip ve mevcut tedavilerin sürdürülmesi yeterli olabilir. Bazı kişilerde ise belirtilerin yeniden ortaya çıkması halinde ek TMS seansları veya başka tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

29. TMS Tedavisi Tekrar Yapılabilir mi?

Uygun hastalarda daha önce TMS’den fayda görülmüş olması durumunda ilerleyen dönemde yeniden TMS uygulanması değerlendirilebilir.

Ancak daha önce kullanılan protokolün otomatik olarak tekrar uygulanması gerektiği söylenemez. Kişinin yeni klinik durumu ve önceki tedaviye verdiği yanıt yeniden değerlendirilmelidir.

30. TMS Tedavisinin Etkisi Neden Kişiden Kişiye Değişir?

Depresyon tek tip bir hastalık değildir. Belirtilerin özellikleri, hastalığın süresi, eşlik eden psikiyatrik durumlar ve önceki tedavilere yanıt kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Ayrıca kullanılan TMS protokolü, hedef bölge ve seans programı da tedavi yanıtında rol oynayabilir.

Bu nedenle TMS tedavisi hakkında tek bir hastanın deneyimini bütün hastalara genellemek doğru değildir.

31. TMS Tedavisinde Hastanın Tedaviye Uyumu Neden Önemlidir?

TMS tedavisi genellikle belirli bir seans programı içerisinde uygulanır. Bu nedenle randevulara düzenli devam edilmesi ve tedavi planına uyulması önemlidir.

Seansların sık sık aksatılması tedavi sürecinin planlanmasını zorlaştırabilir.

Seanslara devam etmekte zorlanılan bir durum varsa bunun sağlık ekibiyle paylaşılması ve tedavi programının yeniden düzenlenmesi değerlendirilebilir.

32. TMS Tedavisi Sırasında Yeni Bir Belirti Ortaya Çıkarsa Ne Yapılmalı?

Tedavi sırasında daha önce bulunmayan yeni bir belirti ortaya çıkarsa bunun sağlık ekibine bildirilmesi gerekir.

Özellikle şiddetli baş ağrısı, nöbet benzeri bir durum, belirgin bilinç değişikliği, ciddi davranış değişikliği veya yeni nörolojik belirtiler ortaya çıkması halinde tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

33. TMS Sonrasında İntihar Düşünceleri Olursa Ne Yapılmalı?

Depresyon tedavisi gören kişilerde intihar düşüncelerinin ortaya çıkması veya artması önemli bir psikiyatrik durumdur.

TMS tedavisinin intihar riskini anında ortadan kaldıran bir acil müdahale yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerekir.

Kişinin kendisine zarar verme konusunda yakın bir riski varsa TMS seansını beklemek yerine acil psikiyatrik değerlendirme ve gerekli acil sağlık hizmetlerinden yardım alınmalıdır.

34. TMS Tedavisi Sonrasında Psikoterapiye Devam Edilebilir mi?

TMS ile psikoterapi birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Uygun hastalarda iki tedavi aynı genel tedavi planının içerisinde yer alabilir.

TMS depresyonun biyolojik belirtilerinin azaltılmasına yönelik bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilirken psikoterapi kişinin düşünce biçimleri, davranışları, ilişkileri ve stres kaynakları üzerinde çalışmayı sağlayabilir.

Bu nedenle TMS tedavisi sonrasında psikoterapinin sürdürülmesi bazı hastalar için yararlı olabilir.

35. TMS Tedavisi Sonrasında Yaşam Tarzı Düzenlemeleri Önemli mi?

Depresyon tedavisinde yalnızca tek bir tedavi yöntemine odaklanmak yerine kişinin genel yaşam düzeninin de ele alınması önemlidir.

Düzenli uyku, fiziksel aktivite, sosyal ilişkilerin korunması, stres kaynaklarının yönetilmesi ve alkol veya madde kullanımının değerlendirilmesi tedavinin genel çerçevesinde ele alınabilir.

Bu faktörler TMS’nin yerine geçen tedaviler değildir. Ancak psikiyatrik tedavinin sürdürülebilirliği açısından destekleyici olabilir.

36. TMS Tedavisinden Sonra Uyku Düzelir mi?

Depresyon belirtilerinin azalmasıyla birlikte bazı kişilerde uyku düzeninde de iyileşme görülebilir.

Ancak TMS’nin her hastada doğrudan uyku problemi tedavisi sağlayacağı söylenemez.

Uyku sorunu devam ediyorsa depresyonun seyri, anksiyete, kullanılan ilaçlar, uyku alışkanlıkları ve başka tıbbi nedenler değerlendirilmelidir.

37. TMS Tedavisi Kilo Aldırır mı?

TMS’nin doğrudan kilo aldıran bir tedavi olduğu söylenemez.

Ancak depresyon sırasında iştah değişiklikleri yaşanabilir ve kullanılan bazı ilaçlar kilo değişikliklerinde rol oynayabilir.

Tedavi sürecinde belirgin kilo değişikliği ortaya çıkarsa bunun TMS’ye doğrudan bağlanması yerine kişinin genel tedavisi ve kullandığı ilaçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

38. TMS Tedavisi Hafıza Sorunlarına Yol Açar mı?

TMS’nin temel amacı hafıza üzerinde doğrudan etki oluşturmak değildir. TMS belirli beyin bölgelerindeki nöral aktiviteyi etkilemeye yönelik uygulanır.

Depresyonun kendisi dikkat, konsantrasyon ve bilişsel performansta bozulmalara yol açabilir. Depresyon belirtilerinin azalmasıyla birlikte bazı kişilerde bu alanlarda olumlu değişiklikler görülebilir.

Yeni başlayan belirgin bir bilişsel yakınma ortaya çıkarsa doktorla paylaşılması gerekir.

39. TMS Tedavisi Bağımlılık Yapar mı?

TMS’nin bağımlılık yapan bir tedavi olduğuna dair bilinen bir bağımlılık mekanizması bulunmamaktadır.

TMS sırasında bağımlılık yapıcı bir madde verilmez. Tedavi kontrollü manyetik uyarılar aracılığıyla gerçekleştirilir.

TMS sonrasında belirtilerin yeniden ortaya çıkması ise bağımlılık anlamına gelmez. Özellikle depresyon gibi tekrarlayabilen hastalıklarda tedavi yanıtının zaman içerisinde değişmesi mümkündür.

40. TMS Tedavisi Beyne Zarar Verir mi?

Uygun güvenlik prosedürleri içerisinde uygulanan TMS, belirli beyin bölgelerine kontrollü manyetik uyarılar verilmesine dayanır.

Tedavinin güvenliği; kullanılan cihaz, uyarım parametreleri, hedef bölge ve kişinin tıbbi özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

TMS’yi tamamen risksiz olarak tanımlamak doğru olmadığı gibi, kontrollü tıbbi uygulama ile beynin zarar gördüğü şeklinde genelleme yapmak da doğru değildir.

41. TMS Tedavisi Beyni Kalıcı Olarak Değiştirir mi?

TMS, sinir hücrelerinin ve beyin ağlarının aktivitesini etkilemeyi amaçlayan bir tedavidir. Ancak bunu beyinde geri dönüşsüz ve kontrolsüz bir değişiklik oluşturduğu şeklinde yorumlamak doğru değildir.

Tedavinin etkileri kişiden kişiye ve kullanılan protokole göre değişebilir.

42. TMS Tedavisi Başarısız Olursa Ne Yapılır?

TMS tedavisine yeterli yanıt alınmaması tedavi seçeneklerinin sona erdiği anlamına gelmez.

Öncelikle tanı, tedavi protokolü, seanslara uyum ve tedavi sürecinin tamamı yeniden değerlendirilir.

Değerlendirilebilecek konular

  • Tanının doğruluğu
  • Uygulanan TMS protokolü
  • Hedeflenen beyin bölgesi
  • Seanslara devamlılık
  • Önceki ilaç tedavileri
  • Psikoterapi süreci
  • Eşlik eden psikiyatrik hastalıklar
  • Uyku ve yaşam düzeni

Gerekli görüldüğünde ilaç tedavisinde değişiklik yapılabilir, psikoterapi yeniden planlanabilir veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

43. TMS Tedavisi Öncesinde ve Sonrasında Psikiyatrist Takibi

TMS tedavisinin önemli bir parçası yalnızca seansların uygulanması değil, kişinin tedavi sürecinin klinik olarak takip edilmesidir.

Psikiyatrist, tedavi öncesinde TMS’nin uygunluğunu değerlendirir. Tedavi sırasında ortaya çıkan belirtileri takip eder ve tedavi sonrasında elde edilen yanıtın devamlılığını değerlendirir.

Bu nedenle TMS’nin yalnızca bir cihaz uygulaması olarak değil, psikiyatrik tedavi planının bir parçası olarak ele alınması daha doğru bir yaklaşımdır.

44. TMS Tedavisi Hakkında Sık Yapılan Hatalı Beklentiler

“TMS kesin olarak iyileştirir.”

TMS’ye yanıt kişiden kişiye değişebilir. Hiçbir tedavi için bütün hastalarda garanti sonuç vermek doğru değildir.

“TMS tek seansta depresyonu geçirir.”

TMS genellikle tekrarlanan seanslar halinde uygulanır. Tedavi yanıtı da süreç içerisinde değerlendirilir.

“TMS tamamen risksizdir.”

TMS genel olarak iyi tolere edilse de baş ağrısı, uygulama bölgesinde rahatsızlık ve nadiren nöbet gibi riskleri bulunabilir.

“TMS yapılacaksa ilaçlar mutlaka bırakılır.”

Antidepresanların otomatik olarak kesilmesi gerekmez. İlaç tedavisinin devam edip etmeyeceği kişisel klinik değerlendirmeye göre belirlenir.

“TMS bütün psikiyatrik hastalıkları tedavi eder.”

TMS’nin kullanım alanı kullanılan cihaz ve protokole göre değişir. Bütün psikiyatrik hastalıklar için standart bir tedavi olarak görülmemelidir.

45. TMS Tedavisi İçin Merkez Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

TMS tedavisi planlayan kişilerin yalnızca cihazın varlığına değil, tedavinin nasıl planlandığına da dikkat etmesi önemlidir.

Merkez seçerken değerlendirilebilecek noktalar

  • Tedavinin psikiyatrist değerlendirmesi sonrasında planlanması
  • Kullanılan TMS cihazının özellikleri
  • Uygulanacak protokolün açık şekilde anlatılması
  • Güvenlik değerlendirmesinin yapılması
  • Yan etkiler konusunda hastanın bilgilendirilmesi
  • Tedavi yanıtının takip edilmesi
  • Tedavi sonrasında gerekli takip planının oluşturulması

“Garantili sonuç”, “kesin iyileşme” veya herkese aynı sayıda seans gibi ifadelerle pazarlanan tedavilere karşı dikkatli olunmalıdır.

46. TMS Tedavisi Hakkında Doktora Hangi Sorular Sorulabilir?

TMS tedavisi planlayan kişinin tedavi öncesinde doktoruna soru sorması son derece doğaldır.

  • Benim tanımda TMS’nin yeri nedir?
  • Hangi TMS protokolü uygulanacak?
  • Hangi beyin bölgesi hedeflenecek?
  • Kaç seans planlanıyor?
  • Seanslar ne sıklıkta yapılacak?
  • Mevcut ilaçlarım devam edecek mi?
  • Hangi yan etkiler görülebilir?
  • Benim için özel bir güvenlik riski var mı?
  • Tedavi yanıtı nasıl değerlendirilecek?
  • TMS sonrasında takip nasıl yapılacak?

47. TMS Tedavisi Hakkında Sonuç

TMS tedavisi, özellikle depresyon tedavisinde uygun hastalarda değerlendirilebilen modern bir beyin uyarım yöntemidir. Tedavinin cerrahi bir işlem olmaması ve standart rTMS uygulamasında anestezi gerektirmemesi önemli özelliklerindendir.

Ancak TMS tedavisi yalnızca cihazın uygulanmasından ibaret değildir. Tedavi öncesinde kişinin psikiyatrik tanısı, önceki tedavileri, kullandığı ilaçlar, nörolojik öyküsü ve varsa metalik veya elektronik implantları değerlendirilmelidir.

Tedavi sırasında seansların düzenli uygulanması, ortaya çıkan yan etkilerin sağlık ekibine bildirilmesi ve tedavi yanıtının takip edilmesi önemlidir.

TMS sonrasında ise elde edilen düzelmenin devamlılığı açısından psikiyatrik takip sürdürülmelidir. Gerektiğinde ilaç tedavisi, psikoterapi, yeniden TMS veya diğer tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

TMS hakkında en doğru yaklaşım, tedaviyi “mucize”, “garantili çözüm” veya “herkese aynı şekilde uygulanan bir yöntem” olarak görmek yerine, kişinin klinik durumuna göre değerlendirmektir.

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile TMS Tedavisi Değerlendirmesi

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak, İstanbul Kadıköy ve Suadiye’deki kliniğinde psikiyatrik değerlendirme ve uygun hastalarda TMS tedavisi konusunda görüşmeler gerçekleştirmektedir.

TMS değerlendirmesinde kişinin mevcut psikiyatrik durumu, daha önce uygulanan tedaviler, ilaçlara verilen yanıt, eşlik eden psikiyatrik veya nörolojik durumlar ve TMS açısından önemli olabilecek tıbbi özellikler birlikte değerlendirilir.

TMS tedavisinin sizin için uygun olup olmadığını öğrenmek için öncelikle kişisel klinik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir.

İlgili TMS Yazıları

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button