Skip links
istanbul psikiyatrist 1 1

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? “Kimse Beni Gerçekten Anlamıyor”

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? “Kimse Beni Gerçekten Anlamıyor”

“İnsanlar hayatımda var ama yine de kendimi yalnız hissediyorum.”

Bazen kişinin hayatında ailesi, arkadaşları veya bir partneri olabilir. Yalnız değildir, hatta çevresindeki insanlar ona değer veriyor da olabilir. Buna rağmen içinde tarif etmekte zorlandığı bir eksiklik hissedebilir.

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”

“İçimden geçenleri kimse fark etmiyor.”

“Birinin beni gerçekten merak etmesini istiyorum.”

“Yanımda biri var ama kendimi yine de yalnız hissediyorum.”

Bu cümleler size tanıdık geliyorsa, yaşadığınız durum bazen duygusal yoksunluk şeması ile ilişkili olabilir.

Duygusal yoksunluk şeması, kişinin temel duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığına dair derin ve kalıcı bir beklentiyi ifade eder.

Bu şemaya sahip kişi çoğu zaman başkalarının kendisini sevmediğini açıkça düşünmeyebilir. Daha farklı bir his vardır:

“Beni gerçekten anlayan, gören ve duygusal olarak yanımda olan biri yok.”

Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir?

Şema Terapi yaklaşımında duygusal yoksunluk, kişinin temel duygusal ihtiyaçlarının başkaları tarafından yeterince karşılanmayacağına ilişkin derin bir inanç ve beklenti olarak ele alınır.

Kişi sevgi, ilgi, anlayış, korunma veya duygusal destek ihtiyaçlarının karşılanmayacağını düşünebilir.

Bu nedenle ilişkilerde fiziksel olarak yakın olsa bile duygusal açıdan yalnız hissedebilir.

Duygusal yoksunluğun temelinde genellikle üç önemli ihtiyaç alanı bulunur:

  • Şefkat ve ilgi yoksunluğu: Kişi yeterince sevilmediğini, önemsenmediğini veya sıcaklık görmediğini hissedebilir.
  • Empati yoksunluğu: Kişi duygularının ve yaşantılarının başkaları tarafından gerçekten anlaşılmadığını düşünebilir.
  • Korunma ve yönlendirme yoksunluğu: Kişi zorlandığında yanında güven veren, destekleyen veya yol gösteren birinin olmadığını hissedebilir.

Bu üç alan her kişide aynı yoğunlukta bulunmak zorunda değildir.

“Kimse Beni Gerçekten Anlamıyor” Duygusu

Duygusal yoksunluk şemasının en belirgin taraflarından biri, kişinin anlaşılmadığını hissetmesidir.

Bir sorun yaşadığında çevresindeki insanlar ona tavsiye verebilir.

Ancak kişi:

“Ben tavsiye istemiyorum. Önce beni anlamasını istiyorum.”

diye düşünebilir.

Çünkü ihtiyaç yalnızca çözüm değildir.

Önce duygunun görülmesi, anlaşılması ve kişinin yaşadığı şeyin önemsenmesi gerekir.

Bu nedenle duygusal yoksunluk yaşayan biri için:

“Seni anlıyorum, bunun senin için zor olduğunu görebiliyorum.”

cümlesi bazen uzun bir tavsiye listesinden çok daha anlamlı olabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Nasıl Oluşur?

Şemaların oluşumunda genellikle erken dönem deneyimleri önemli bir rol oynar.

Çocuğun yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının değil, duygusal ihtiyaçlarının da karşılanmaya ihtiyacı vardır.

Çocuk:

  • duygularının görülmesini,
  • üzüldüğünde teselli edilmeyi,
  • korktuğunda sakinleştirilmeyi,
  • başarılarıyla veya çabalarıyla ilgilenilmesini,
  • zorlandığında desteklenmeyi,
  • kendisinin önemli olduğunu hissetmeyi

ister.

Bu ihtiyaçlar uzun süre yeterince karşılanmadığında çocuk zamanla şu sonucu çıkarabilir:

“Benim duygusal ihtiyaçlarımı kimse karşılamaz.”

Bu düşünce çocuklukta bilinçli bir cümle olarak bulunmayabilir. Ancak zaman içinde kişinin ilişkileri algılama biçiminin bir parçası hâline gelebilir.

Duygusal Olarak Ulaşılmaz Ebeveynler

Duygusal yoksunluk şeması bazen fiziksel olarak çocuğun yanında olan ancak duygusal olarak yeterince ulaşılabilir olmayan ebeveynlerle ilişkilendirilebilir.

Örneğin ebeveyn çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılıyor olabilir ancak:

  • duyguları hakkında konuşmuyor olabilir,
  • çocuğun üzüntüsünü küçümseyebilir,
  • çocuğun korkularını anlamakta zorlanabilir,
  • sarılma ve fiziksel şefkat konusunda mesafeli olabilir,
  • başarıya ve performansa duygusal yakınlıktan daha fazla önem verebilir,
  • çocuğun yaşadığı sorunları dinlemek yerine hemen çözmeye çalışabilir.

Çocuk böyle bir ortamda fiziksel olarak ihmal edilmiyor olabilir.

Ancak iç dünyasında:

“Beni gerçekten gören biri yok.”

duygusu gelişebilir.

Duygusal İhtiyaçları Söylenmeyen Çocuk

Bazı çocuklar zamanla ihtiyaçlarını ifade etmenin işe yaramadığını öğrenebilir.

Üzgün olduğunda:

“Ağlama.”

Korktuğunda:

“Bunda korkacak ne var?”

Bir sorun anlattığında:

“Bunu da büyütme.”

gibi tepkilerle karşılaşabilir.

Çocuk zamanla kendi duygularını paylaşmaktan vazgeçebilir.

Ve yetişkin olduğunda da:

“Zaten kimse anlamaz.”

diye düşünerek ihtiyaçlarını içinde tutabilir.

Duygusal Yoksunluk Şemasının Belirtileri Nelerdir?

Duygusal yoksunluk şeması kişiden kişiye farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Yaygın olarak şu deneyimler görülebilir:

  • Kendini ilişkiler içinde yalnız hissetmek
  • “Kimse beni gerçekten anlamıyor” düşüncesi
  • Duygusal ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanmak
  • İhtiyaç duyduğunda başkalarından destek istememek
  • Yakın ilişkilerde bile duygusal mesafe hissetmek
  • Başkalarının ilgisini yeterli bulmamak
  • Partnerinin kendisini yeterince önemsemediğini düşünmek
  • Duyguların paylaşılmadığı ilişkilerde uzun süre kalmak
  • Kırıldığında bunu açıkça söylemek yerine içine kapanmak
  • İnsanların kendi duygusal ihtiyaçlarını kendiliğinden anlamasını beklemek
  • Yakınlık istediği hâlde yakınlaşmakta zorlanmak

Bu belirtilerin bulunması tek başına duygusal yoksunluk şeması olduğu anlamına gelmez. Kişinin yaşam öyküsü, ilişkileri ve diğer psikolojik örüntüleri birlikte değerlendirilmelidir.

“İhtiyacım Var Ama İstemiyorum” Çelişkisi

Duygusal yoksunluk şemasında ilginç bir çelişki ortaya çıkabilir.

Kişi aslında yakınlık ister.

İlgi ister.

Anlaşılmak ister.

Sevilmek ve önemsenmek ister.

Ancak bunları istemekten çekinebilir.

Çünkü geçmiş deneyimleri ona:

“İhtiyaçlarını söylersen yine karşılanmayacak.”

duygusunu öğretmiş olabilir.

Bu nedenle kişi partnerinden veya yakınlarından beklediği ilgiyi açıkça istemek yerine, onların bunu kendiliğinden fark etmesini bekleyebilir.

Fark edilmediğinde ise:

“Gördün mü, kimse beni anlamıyor.”

duygusu güçlenebilir.

“Ben Söylemeden Anlamalı” Beklentisi

Duygusal yoksunluk şemasında bazen kişinin ihtiyaçlarının kendisi söylemeden anlaşılmasını beklemesi görülebilir.

Örneğin kişi kötü bir gün geçirir ve partnerinin bunu fark edip kendisine özel ilgi göstermesini bekler.

Partner bunu fark etmediğinde kişi:

“Demek ki beni gerçekten önemsemiyor.”

diye düşünebilir.

Oysa partner onun ne yaşadığını bilmiyor olabilir.

Burada önemli olan kişinin ihtiyacının yanlış olması değil, ihtiyacını ifade etmeden karşı tarafın bunu kendiliğinden anlamasını beklemesidir.

Sağlıklı ilişkilerde insanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını zaman içinde daha iyi tanıyabilir. Ancak hiç kimsenin diğer kişinin zihnini okuyabilmesi mümkün değildir.

Duygusal Yoksunluk Şeması İlişkileri Nasıl Etkiler?

Duygusal yoksunluk şeması ilişkilerde farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.

Kişi partnerinden daha fazla ilgi bekleyebilir.

Partneri ilgi gösterdiğinde bile bunun yeterli olmadığı hissine kapılabilir.

Bazen de ihtiyaçlarını hiç ifade etmeyerek duygusal olarak uzaklaşabilir.

Sonuçta ilişkide şöyle bir döngü oluşabilir:

İhtiyaç → söylememe → karşılanmama → hayal kırıklığı → uzaklaşma → daha fazla yalnızlık

Bu döngü kişinin başlangıçtaki inancını daha da güçlendirebilir:

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”

Duygusal Yoksunluk Şeması Neden Bazı İnsanlarda Fark Edilmez?

Duygusal yoksunluk şeması her zaman dışarıdan kolayca fark edilmez. Çünkü kişi hayatını sürdürüyor, çalışıyor, sosyal ilişkiler kuruyor ve hatta oldukça güçlü görünüyor olabilir.

Ancak iç dünyasında uzun zamandır devam eden bir eksiklik hissi bulunabilir.

Bu kişiler bazen:

  • “Ben zaten kendi kendime yeterim.”
  • “Kimseye ihtiyacım yok.”
  • “Duygularımı kendim hallederim.”
  • “İnsanlara fazla güvenmem.”

gibi cümleler kullanabilir.

Bu ifadeler gerçekten güçlü ve bağımsız olmayı gösterebileceği gibi, bazı kişilerde duygusal ihtiyaçlardan uzak durmanın bir yolu da olabilir.

“Kimseye İhtiyacım Yok” Gerçekten Güçlü Olmak mı?

Bağımsız olmak ile duygusal ihtiyaçları inkâr etmek birbirinden farklıdır.

Sağlıklı yetişkinlikte kişi gerektiğinde kendi başına hareket edebilir ve aynı zamanda bir başkasından destek isteyebilir.

Ancak duygusal yoksunluk yaşayan kişi için yardım istemek bazen zayıflık gibi algılanabilir.

Çünkü geçmişte ihtiyaçlarını ifade ettiğinde yeterince karşılık alamadıysa, zamanla ihtiyaç duymamayı öğrenmiş olabilir.

Bu durumda:

“Kimseye ihtiyacım yok.”

cümlesinin altında bazen:

“İhtiyaç duyarsam hayal kırıklığına uğrarım.”

inancı bulunabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Aşırı Bağımsızlık

Bazı kişiler duygusal ihtiyaçlarının karşılanmayacağını düşündüklerinde kendilerini başkalarından mümkün olduğunca bağımsız hâle getirebilir.

Her şeyi kendileri yapmaya çalışabilirler.

Yardım istemekten kaçınabilirler.

Zorlandıklarında bile:

“Ben hallederim.”

diyebilirler.

İlişkide bir sorun olduğunda konuşmak yerine kendi içlerinde çözmeye çalışabilirler.

Bu durum dışarıdan oldukça güçlü görünür.

Ancak kişi zaman içinde duygusal olarak yalnızlaşabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Partner Seçimi

Şemaların ilginç özelliklerinden biri, kişinin bazen kendisine tanıdık gelen ilişki biçimlerini seçmesidir.

Duygusal yoksunluk şeması olan bir kişi farkında olmadan duygusal olarak mesafeli, ihtiyaçlarını paylaşmakta zorlanan veya yeterince ilgi göstermeyen kişilere çekilebilir.

Bu durumda ilişkinin başında:

“Bu kişi bana çok tanıdık geliyor.”

gibi bir his oluşabilir.

Ancak tanıdık gelen her ilişki biçimi sağlıklı değildir.

Kişi tekrar tekrar benzer bir ilişki içerisinde kalırsa temel inancı güçlenebilir:

“İşte yine kimse beni gerçekten önemsemiyor.”

Neden Duygusal Olarak Ulaşılmaz İnsanlara Çekilebilirim?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.

Ancak bazı kişiler için duygusal olarak mesafeli bir ilişki, çocuklukta öğrendikleri ilişki biçimine tanıdık gelebilir.

Sevginin kolayca ifade edilmediği bir ortamda büyüyen kişi, yetişkinlikte de yoğun duygusal yakınlık gösteren bir partner karşısında başlangıçta alışılmadık bir his yaşayabilir.

Buna karşılık mesafeli partner daha tanıdık gelebilir.

Bu, kişinin bilinçli olarak mutsuz bir ilişkiyi seçtiği anlamına gelmez.

Çoğu zaman burada çalışan mekanizma bilinçli bir seçimden çok öğrenilmiş ilişki örüntüleridir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Aşk

Duygusal yoksunluk yaşayan kişi sevgi ile duygusal ihtiyaçların karşılanmasını birbirinden ayırmakta zorlanabilir.

Partneri onu seviyor olabilir.

Ancak kişi yeterince dinlenmediğini veya anlaşılmadığını hissedebilir.

Bu durumda:

“Beni seviyor ama bana duygusal olarak ulaşamıyor.”

şeklinde bir deneyim yaşayabilir.

Bu nedenle bir ilişkinin yalnızca sevgi içerip içermediğine değil, tarafların birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebildiğine de bakmak önemlidir.

Partnerim Beni Seviyor Ama Neden Yine de Yalnız Hissediyorum?

Bu soru duygusal yoksunluk şemasında oldukça önemlidir.

Çünkü sevgi ile duygusal karşılanma aynı şey değildir.

Bir partner sizi gerçekten seviyor olabilir ancak duyguları konuşmakta zorlanabilir.

Siz üzüldüğünüzde nasıl yaklaşacağını bilemeyebilir.

İlgi göstermenin sizin için ne anlama geldiğini anlamamış olabilir.

Bu nedenle:

“Beni sevmiyor.”

sonucuna varmadan önce:

“Benim duygusal olarak hangi ihtiyacım karşılanmıyor?”

sorusunu sormak daha açıklayıcı olabilir.

Duygusal İhtiyaçlar Nelerdir?

Duygusal ihtiyaçlar kişiden kişiye değişebilse de yakın ilişkilerde bazı temel ihtiyaçlar öne çıkar.

  • Sevilmek ve önemsenmek
  • Dinlenmek
  • Anlaşılmak
  • Duyguların kabul edilmesi
  • Şefkat görmek
  • Zor zamanlarda desteklenmek
  • Güvende hissetmek
  • Yakınlık ve sıcaklık yaşayabilmek
  • İhtiyaçların küçümsenmemesi

Duygusal yoksunluk şemasında kişi bu ihtiyaçların karşılanmayacağına dair güçlü bir beklenti taşıyabilir.

Duygusal İhtiyaçları Söylemek Neden Zor Olabilir?

Çocuklukta duygularını ifade ettiğinde karşılık bulamamış bir kişi yetişkin olduğunda ihtiyaçlarını açıkça ifade etmekten çekinebilir.

“Sarılmaya ihtiyacım var.”

“Bugün biraz ilgine ihtiyacım var.”

“Beni dinlemeni istiyorum.”

“Şu anda çözüm değil, sadece anlaşılmak istiyorum.”

gibi cümleler bazı insanlar için düşündüğünden çok daha zor olabilir.

Kişi bunları söylediğinde karşılığında reddedilmekten, küçümsenmekten veya yük olmaktan korkabilir.

“İhtiyaçlarımı Söylersem Yük Olurum”

Duygusal yoksunluk şemasına eşlik edebilen düşüncelerden biri de kişinin kendi ihtiyaçlarını başkalarına yük olarak görmesidir.

Örneğin:

“Onu bunaltmak istemiyorum.”

“Zaten onun da kendi sorunları var.”

“Benden uzaklaşabilir.”

“Fazla ilgi istersem beni zayıf bulabilir.”

Bu nedenle kişi ihtiyacını söylemek yerine içine atabilir.

Ancak söylenmeyen ihtiyaçların karşı taraf tarafından her zaman anlaşılması mümkün değildir.

Duygusal Yoksunluk ve Kırgınlık Birikmesi

İhtiyaçlarını uzun süre ifade etmeyen kişi zamanla kırgınlık biriktirebilir.

Partneri:

“Neden bu kadar kırgın olduğunu anlamıyorum.”

diyebilir.

Kişi ise:

“Bunu zaten anlaman gerekiyordu.”

diye düşünebilir.

Böylece iki taraf da kendisini anlaşılmamış hissedebilir.

Bu durum ilişki içinde görünmez bir mesafe oluşturabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ile Terk Edilme Şeması Arasındaki Fark

Bu iki şema birbiriyle karıştırılabilir ancak temel temaları farklıdır.

Terk edilme şemasında temel korku daha çok:

“Sevdiğim insan beni bırakacak.”

şeklindedir.

Duygusal yoksunluk şemasında ise temel his daha çok:

“İnsanlar yanımda olsa bile benim duygusal ihtiyaçlarımı gerçekten karşılamayacak.”

şeklindedir.

Bir kişide her iki şema da aynı anda bulunabilir.

Örneğin kişi hem:

“Beni terk edecek.”

hem de:

“Kalsa bile beni gerçekten anlamayacak.”

diye düşünebilir.

Bu durumda ilişkide hem kaybetme korkusu hem de duygusal olarak karşılanmama hissi yaşanabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Kişi İlişkide Nasıl Davranabilir?

Duygusal yoksunluk şeması her insanda aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı kişiler daha fazla yakınlık ararken, bazıları tam tersine ilişkilerden duygusal olarak uzaklaşabilir.

Örneğin kişi partnerinin kendisini yeterince dinlemediğini düşündüğünde bunu açıkça söylemek yerine içine kapanabilir.

Bir süre sonra iletişimi azaltabilir, daha az paylaşım yapabilir ve ilişkinin içinde duygusal olarak geri çekilebilir.

Partneri ise:

“Neden benimle konuşmuyorsun?”

diye sorabilir.

Kişinin içinden geçen ise:

“Zaten anlatsam da anlamayacaksın.”

olabilir.

Böylece kişi aslında istediği yakınlığı kendisi de azaltmaya başlayabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve İçe Kapanma

İçe kapanmak bazen bir korunma yöntemi olabilir.

Kişi geçmişte duygularını ifade ettiğinde karşılığını alamadıysa, gelecekte aynı hayal kırıklığını yaşamamak için duygularını paylaşmamayı tercih edebilir.

Bu durumda kişinin zihninde şöyle bir mantık gelişebilir:

“Nasıl olsa anlamayacaklar. O yüzden anlatmanın bir anlamı yok.”

Kısa vadede bu yaklaşım kişiyi hayal kırıklığından koruyabilir.

Ancak uzun vadede duygusal yalnızlığı artırabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Sürekli İlgi İhtiyacı

Bazı kişilerde ise bunun tam tersi görülebilir.

Kişi ilişkide yoğun ilgi, yakınlık ve duygusal paylaşım isteyebilir.

Partnerinin yeterince ilgili olmadığını düşündüğünde sık sık konuşmak, yakınlık kurmak veya partnerinden duygusal tepki almak isteyebilir.

Partner geri çekildiğinde ise yoksunluk hissi daha da artabilir.

Bu durumda bir döngü ortaya çıkabilir:

Yakınlık ihtiyacı → daha fazla ilgi arama → partnerin bunalmış hissetmesi → geri çekilme → daha yoğun yoksunluk → daha fazla ilgi arama

Bu döngü ilişkinin her iki tarafını da yorabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Öfke

Duygusal ihtiyaçların uzun süre karşılanmaması bazen yalnızca üzüntü yaratmaz.

Öfke de ortaya çıkabilir.

Kişi:

“Benimle neden hiç ilgilenmiyorsun?”

“Neden beni dinlemiyorsun?”

“Senin için hiçbir şey ifade etmiyor muyum?”

gibi tepkiler verebilir.

Burada görünen öfkenin altında bazen karşılanmamış bir yakınlık veya anlaşılma ihtiyacı bulunabilir.

Bu nedenle yalnızca öfkeye odaklanmak yerine:

“Bu öfkenin altında hangi ihtiyaç karşılanmadı?”

sorusunu sormak daha açıklayıcı olabilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ve Hayal Kırıklığı

Bu şemaya sahip kişiler bazen ilişkilerde yüksek beklentiler geliştirebilir.

Ancak burada söz konusu olan her zaman gerçekçi olmayan beklentiler değildir.

Bazen kişi çok temel bir ihtiyacın karşılanmasını beklemektedir.

Örneğin:

“Kötü bir gün geçirdiğimde partnerimin bunu merak etmesini istiyorum.”

Bu son derece anlaşılabilir bir ihtiyaçtır.

Ancak kişi bu ihtiyacı açıkça ifade etmez ve karşılanmadığında bunu doğrudan:

“Demek ki beni sevmiyor.”

şeklinde yorumlarsa ilişki içinde gereksiz bir kırılma oluşabilir.

Duygusal Yoksunluk Şemasında Sağlıklı İhtiyaç İfadesi

Şemanın değiştirilmesinde önemli adımlardan biri kişinin ihtiyaçlarını açık ve doğrudan ifade etmeyi öğrenmesidir.

Örneğin:

“Bugün kendimi kötü hissediyorum. Bana biraz zaman ayırıp beni dinlemeni istiyorum.”

demek:

“Sen zaten beni hiç anlamıyorsun.”

demekten çok farklıdır.

İlk cümlede kişinin ihtiyacı görünür hâle gelir.

İkinci cümlede ise karşı taraf suçlanabilir ve savunmaya geçebilir.

İhtiyaç Söylemek Talep Etmekle Aynı Şey Değildir

Bir ihtiyacı ifade etmek, karşı tarafı zorlamak anlamına gelmez.

Örneğin:

“Seninle daha fazla vakit geçirmek istiyorum.”

bir ihtiyaç ifadesidir.

“Her gün benimle üç saat geçirmek zorundasın.”

ise karşı tarafa yönelik bir zorunluluk hâline gelebilir.

Sağlıklı ilişkilerde her iki kişinin de ihtiyaçları konuşulabilir ve birlikte değerlendirilebilir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Değiştirilebilir mi?

Evet. Duygusal yoksunluk şeması kişinin değişmez bir özelliği değildir.

Kişi yıllardır:

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”

diye düşünüyor olabilir.

Ancak bu düşüncenin geçmişte yaşanan deneyimlerden öğrenilmiş bir beklenti olması mümkündür.

Şema Terapi sürecinde kişinin:

  • duygusal ihtiyaçlarını fark etmesi,
  • bu ihtiyaçları ifade etmeyi öğrenmesi,
  • geçmiş ile bugünü birbirinden ayırması,
  • otomatik düşüncelerini fark etmesi,
  • duygusal olarak ulaşılabilir ilişkileri tanıması,
  • sağlıklı sınırlar geliştirmesi

üzerinde çalışılabilir.

Şema Değiştiğinde Ne Değişir?

Şemanın iyileşmesi, kişinin bir daha asla yalnız hissetmemesi anlamına gelmez.

Daha çok kişinin yalnızlık ve duygusal ihtiyaçlarla kurduğu ilişkinin değişmesi anlamına gelir.

Örneğin kişi eskiden:

“Kimse beni anlamıyor.”

derken zamanla:

“Bazen anlaşılmadığımı hissediyorum. Ama ihtiyacımı daha açık anlatabilir ve bana gerçekten ulaşabilen insanlarla daha yakın ilişkiler kurabilirim.”

diyebilir.

Bu küçük gibi görünen değişim aslında ilişkiler açısından oldukça önemlidir.

Duygusal Yoksunluk Şemasıyla Çalışırken İlk Adım

İlk adım çoğu zaman kişinin kendisine şu soruyu sormasıdır:

“Şu anda gerçekten neye ihtiyacım var?”

İlgi mi?

Dinlenmek mi?

Şefkat mi?

Güvende hissetmek mi?

Yakınlık mı?

Birinin sadece yanında olması mı?

Yoksa yaşadığın duygunun anlaşılması mı?

Kişi ihtiyacını tanımlayabildiğinde bunu uygun şekilde ifade etmesi de kolaylaşabilir.

Çünkü bazen problem kişinin çok fazla şey istemesi değildir.

Ne istediğini kendisinin bile tam olarak bilmiyor olmasıdır.

Duygusal Yoksunluk Şeması Nasıl İyileştirilir?

Duygusal yoksunluk şemasının değişmesi genellikle yalnızca “daha pozitif düşünmeye çalışmakla” gerçekleşmez.

Çünkü şema, kişinin ilişkileri değerlendirme biçiminin derinlerine yerleşmiş olabilir.

Bu nedenle öncelikle kişinin:

  • duygusal ihtiyaçlarını fark etmesi,
  • bu ihtiyaçların geçmişte neden karşılanmadığını anlaması,
  • bugünkü ilişkilerinde aynı örüntünün nasıl tekrar ettiğini görmesi,
  • ihtiyaçlarını açıkça ifade etmeyi öğrenmesi,
  • duygusal olarak ulaşılabilir insanları ayırt edebilmesi

önemlidir.

Psikoterapide amaç kişinin hiçbir zaman duygusal olarak zorlanmamasını sağlamak değildir. Amaç, kişinin ihtiyaçlarını daha sağlıklı biçimde fark edip ifade edebilmesi ve karşılanmadığında bununla baş edebilme kapasitesini geliştirmesidir.

Şema Terapi Duygusal Yoksunluk Şemasına Nasıl Yaklaşır?

Şema Terapi, erken dönem deneyimlerin yetişkinlikteki düşünce, duygu ve ilişki örüntülerini nasıl etkileyebildiği üzerinde duran bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Duygusal yoksunluk şeması üzerinde çalışılırken kişinin geçmişindeki duygusal ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların nasıl karşılandığı ele alınabilir.

Örneğin terapide şu sorular üzerinde durulabilir:

  • Çocukken üzüldüğünüzde size nasıl davranılırdı?
  • Korktuğunuzda sizi kim sakinleştirirdi?
  • Başınıza bir şey geldiğinde bunu kiminle paylaşırdınız?
  • Evde duygular hakkında konuşulur muydu?
  • İhtiyaçlarınızı söylediğinizde nasıl karşılanırdı?
  • Bir yetişkin sizi gerçekten dinler miydi?
  • Sevgi ve ilgi daha çok hangi koşullarda gösterilirdi?

Bu sorular kişinin bugün yaşadığı duygusal yalnızlıkla geçmiş deneyimleri arasındaki bağlantıyı fark etmesine yardımcı olabilir.

Geçmişte Karşılanmayan İhtiyaçlar Bugün de Karşılanmayacak mı?

Duygusal yoksunluk şemasının en önemli özelliklerinden biri geçmişteki deneyimlerin geleceğe ilişkin beklentiye dönüşebilmesidir.

Çocuklukta duyguları yeterince görülmeyen bir kişi yetişkinlikte de insanların kendisini anlamayacağına inanabilir.

Ancak geçmişte karşılanmamış bir ihtiyacın bugün de karşılanmayacağı anlamına gelmez.

Burada önemli bir ayrım vardır:

Geçmişte yaşadığınız şey, gelecekte yaşayacağınız şeyin garantisi değildir.

Yetişkinlikte kişi farklı insanlarla farklı ilişkiler kurabilir, sınırlarını değiştirebilir, ihtiyaçlarını ifade etmeyi öğrenebilir ve duygusal olarak daha ulaşılabilir ilişkileri seçebilir.

Duygusal Olarak Ulaşılabilir Bir Partner Nasıl Olur?

Duygusal olarak ulaşılabilir bir partner her zaman sizin ne hissettiğinizi doğru tahmin eden veya bütün ihtiyaçlarınızı eksiksiz karşılayan kişi değildir.

Daha önemli olan, duygularınızı konuşmaya açık olması ve ilişkinin sorunlarını birlikte ele alabilmesidir.

Örneğin:

  • Sizi dinlemeye çalışır.
  • Duygularınızı küçümsemez.
  • Farklı düşündüğünde bile sizi anlamaya çalışır.
  • İhtiyaçlarınızı konuşmanıza izin verir.
  • Hata yaptığında bunu değerlendirebilir.
  • Yakınlık konusunda tamamen kapalı değildir.
  • İlişkide duygusal iletişime alan açar.

Elbette bunların hiçbir insan tarafından her zaman kusursuz şekilde yapılması beklenmez.

Önemli olan ilişkinin genel örüntüsüdür.

Duygusal Yoksunluk Şeması Olan Kişi Ne Tür İlişkiler Kurmalı?

Burada amaç kişinin “mükemmel” partner bulması değildir.

Asıl önemli olan, kişinin duygusal olarak karşılıklı bir ilişki kurabileceği insanları fark edebilmesidir.

Örneğin yalnızca fiziksel çekime veya yoğun başlangıç heyecanına değil, şu özelliklere de dikkat edilebilir:

  • Karşılıklı ilgi
  • Açık iletişim
  • Duyguları konuşabilme
  • Güvenilirlik
  • Tutarlılık
  • Karşılıklı emek
  • Sınırların karşılıklı olarak gözetilmesi

Bu özellikler ilişkinin duygusal olarak daha besleyici olmasına yardımcı olabilir.

Duygusal Yoksunluk Şemasında “Doğru Kişiyi Bulunca Düzelirim” Yanılgısı

Bazen kişi bütün problemin yanlış partner seçmek olduğunu düşünebilir.

“Beni gerçekten anlayan birini bulursam bu his tamamen geçecek.”

Sağlıklı bir ilişki elbette kişinin duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olabilir.

Ancak kişinin kendi şemasını anlaması da önemlidir.

Çünkü aynı şema yeni bir ilişkide de ortaya çıkabilir.

Partner oldukça ilgili olsa bile kişi:

“Yine de yeterince ilgilenmiyor.”

diye düşünebilir.

Bu nedenle hem ilişkinin gerçek özelliklerini hem de kişinin kendi şemalarının ilişkiyi nasıl yorumladığını birlikte değerlendirmek gerekir.

Duygusal Yoksunluk Şeması ile Kendi Kendine Çalışılabilir mi?

Kişi kendi duygusal ihtiyaçlarını fark etmek ve ifade etmeye çalışmak konusunda günlük yaşamda bazı adımlar atabilir.

Örneğin gün içinde kendisine şu soruyu sorabilir:

“Şu anda ne hissediyorum ve aslında neye ihtiyacım var?”

Ardından ihtiyacını mümkün olduğunca açık şekilde ifade etmeyi deneyebilir.

Örneğin:

“Şu anda tavsiyeye değil, beni dinlemene ihtiyacım var.”

veya:

“Bugün biraz yalnız hissediyorum. Birlikte vakit geçirmek bana iyi gelebilir.”

gibi ifadeler kullanılabilir.

Ancak kişi yoğun ilişki sorunları, geçmiş travmatik deneyimler veya belirgin psikolojik belirtiler yaşıyorsa profesyonel destek daha uygun olabilir.

Duygusal Yoksunluk Şemasının En Önemli Değişimi

Duygusal yoksunluk şemasının altında bazen şu temel düşünce bulunur:

“Benim duygusal ihtiyaçlarım karşılanmayacak.”

İyileşme sürecinde bu inancın yerine gerçekçi ve daha sağlıklı bir yaklaşım gelişebilir:

“Duygusal ihtiyaçlarım önemli. Onları fark edebilir, uygun şekilde ifade edebilir ve bunları karşılayabilecek ilişkileri seçebilirim.”

Bu değişim kişinin ilişkilerinde daha açık, daha seçici ve daha dengeli olmasını sağlayabilir.

Sonuç: “Kimse Beni Anlamıyor” Hissinin Altında Ne Var?

Duygusal yoksunluk şeması yalnızca kişinin yeterince ilgi görmediğini düşünmesi değildir.

Daha derinde, kişinin duygusal ihtiyaçlarının başkaları tarafından gerçekten karşılanmayacağına ilişkin yerleşmiş bir beklenti bulunabilir.

Bu nedenle kişi sevildiği hâlde yalnız hissedebilir.

İnsanların yanında olduğu hâlde anlaşılmadığını düşünebilir.

İhtiyaçlarını söylemek yerine karşı tarafın kendiliğinden anlamasını bekleyebilir.

Ya da tam tersine, ihtiyaçlarını tamamen bastırıp:

“Kimseye ihtiyacım yok.”

diyebilir.

Ancak duygusal ihtiyaçlara sahip olmak bir zayıflık değildir.

Yakınlık istemek, anlaşılmak istemek, destek görmek veya zor zamanlarda birinin yanında olmasını istemek insan olmanın doğal parçalarıdır.

Önemli olan bu ihtiyaçları tanımak, onları sağlıklı şekilde ifade etmek ve karşılıklı olarak duygusal yakınlık kurulabilen ilişkiler geliştirebilmektir.

Belki de değişimin en önemli noktası şudur:

“Kimse beni anlamıyor.”

yerine

“Anlaşılmaya ihtiyacım var ve bu ihtiyacımı artık kendimden bile saklamak zorunda değilim.”

Duygusal Yoksunluk Şeması İçin Ne Zaman Destek Alınmalı?

Duygusal yoksunluk hissi zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Bir ilişkide anlaşılmamak, yalnız kalmak veya yeterince ilgi görmemek geçici olarak bu duyguyu ortaya çıkarabilir.

Ancak bu his uzun süredir devam ediyor ve farklı ilişkilerde tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa, yalnızca mevcut ilişkiye ait bir problem olmayabilir.

Özellikle şu durumlarda profesyonel destek düşünülebilir:

  • İnsanların yanında olmasına rağmen sürekli yalnız hissediyorsanız,
  • “Kimse beni gerçekten anlamıyor” düşüncesi sık sık aklınıza geliyorsa,
  • Duygusal ihtiyaçlarınızı ifade etmekte zorlanıyorsanız,
  • İhtiyaçlarınızı söylediğinizde reddedileceğinizden veya yük olacağınızdan korkuyorsanız,
  • İlişkilerinizde sürekli aynı duygusal yalnızlık döngüsünü yaşıyorsanız,
  • Duygusal olarak ulaşılmaz kişilere tekrar tekrar bağlanıyorsanız,
  • Yakınlık istediğiniz halde insanlara güvenmekte veya yaklaşmakta zorlanıyorsanız,
  • İlişkilerinizde yoğun kırgınlık, öfke veya hayal kırıklığı birikiyorsa,
  • Duygusal yalnızlık depresyon veya yoğun kaygı gibi başka belirtilerle birlikte görülüyorsa.

Bu durumda amaç kişiye “Sende bir sorun var” demek değildir. Aksine, yıllardır tekrar eden ilişki örüntüsünün nereden geldiğini anlamak ve kişinin duygusal ihtiyaçlarını daha sağlıklı şekilde karşılayabilmesini desteklemektir.

Duygusal Yoksunluk Şeması Bir Kader Değildir

Çocuklukta yeterince anlaşılmamış olmak, yetişkinlikte de hiç kimse tarafından anlaşılmayacağınız anlamına gelmez.

Geçmişte duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmamış olması, bugün aynı ilişki biçimini sürdürmek zorunda olduğunuz anlamına da gelmez.

Kişi zaman içinde:

  • kendi duygularını tanımayı,
  • ihtiyaçlarını fark etmeyi,
  • ihtiyaçlarını açıkça ifade etmeyi,
  • duygusal olarak ulaşılabilir insanları ayırt etmeyi,
  • sağlıklı sınırlar koymayı,
  • yakınlık kurarken kendisini kaybetmemeyi

öğrenebilir.

Bu nedenle yıllardır devam eden:

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”

hissi değiştirilemez bir gerçeklik olarak görülmemelidir.

Bazen kişinin ihtiyacı daha fazla insan değil, duygusal olarak daha güvenli ve karşılıklı ilişkiler kurabilme becerisidir.

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile Değerlendirme

Duygusal yoksunluk şeması; kişinin geçmiş deneyimleri, ilişki biçimi, temel inançları ve günümüzde yaşadığı psikolojik belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir.

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak tarafından yapılan psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi süreçlerinde, kişinin yaşadığı duygusal yalnızlık ve ilişki sorunlarının altında bulunan düşünce, duygu ve davranış örüntüleri ayrıntılı olarak ele alınabilir.

Özellikle kişinin geçmiş deneyimleri ile bugünkü ilişkileri arasındaki bağlantının anlaşılması, duygusal ihtiyaçların fark edilmesi ve daha sağlıklı ilişki biçimlerinin geliştirilmesi üzerinde çalışılabilir.

Duygusal yoksunluk şeması, ilişkileriniz veya tekrarlayan duygusal yalnızlık hissiniz hakkında profesyonel değerlendirme almak için
randevu sayfasından
iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Yazılar

Önemli: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İnternette yer alan bilgiler kişiye özel tanı veya tedavi yerine geçmez. Sürekli veya günlük yaşamınızı etkileyen psikolojik belirtileriniz varsa bir psikiyatri veya ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almanız önerilir.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button